88 metrede yatan ihmaller zinciri

Şile açıklarında batan MV Bilal Bal adlı kosterin güvenlikle ilgili yeterlilikleri yerine getirmediği için 6 yıl önce yetki belgesinin iptal edildiği ortaya çıktı.

0
11

Ulusal sınıflandırma kuruluşumuz Türk Loydu’nun 30 Eylül 2011 tarihinde geminin makine dairesinde ve karinasında(omurga) büyük sorunlar görerek yetki belgesini iptal ettiği öğrenildi. Kosterin, kabotaj kanununun öngördüğü şekilde Liman Başkanlığı’ndan aldığı denize elverişlilik belgesiyle yol aldığı ve eski gemilere tanınan bu ayrıcalığın Ocak 2018’de sona ereceği öğrenildi.

Yetki belgesi olmadan denizde yol almış

1 Kasım da demir tozu yüküyle batan 79 metre boyunda ki MV Bilal Bal kosterin Türk denizciliğinde oldukça yaygın olarak uygulanan pek çok ihmali barındırdığı ortaya çıktı. Geminin 2011 yılına kadar ulusal klaslandırma kuruluşu Türk Loydu tarafından yetkilendirildiği ama son büyük kontrolünde denize çıkması sakıncalı bulunduğu için belgesinin iptal edildiği otaya çıktı. Türk Loydu uzmanları tarafından incelenen geminin makine dairesinde, karinasında ve güvertesinde ciddi eksikler ve hatalar görüldüğü, 30 Eylül 2011 tarihinde yetkisinin iptal edilmesi acı gerçeği ortaya çıkardı. Türk Loydu klasından atılan MV Bilal Bal’ın, kabotaj (Türk kıyıları ve limanları) hattında çalışması için herhangi bir klas kuruluşunun yetkisine ihtiyaç duymaması ihmali büyüttü. Kontrolsüz ve klassız şekilde dolaşan geminin bu yüzden sıkı denetim yapılan yurt dışındaki limanlara gidemediği belirlendi.

Eski koster ‘kolay klas’ ile çalışıyor

Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Salih Çakır ise, “ Gemi kolay klas yani iç sularda limandan aldığı izinle çalışıyor. Klas denetimine sahip olması gerekiyordu. 5 yıl önce hurdaya ayrılması gereken bir gemi. Yabancı limana gidemiyorlar ama Türk kabotaj hattında yapılabilen bir uygulama. Türk Loydu’nun şartları çok ağır ve yerinde. Sac kalınlığı nedeniyle zaten hiçbir klas kuruluşu belgesini vermezdi. Tüm kusurlarıyla sadece dahili hatta çalışabilecek bir gemi var karşımızda. Denizin affetmez kuralı en yüksek emniyet tedbirlerini almayı gerektirir. Gemilerin yenilenmesi denizcilerimizin bu kadar kolayca ölmesine engel olacak” dedi.

İkinci büyük ihmal: Listedeki kaptan gemide değil

Mürettebat listesi ve hayatını kaybedenlerin sayısı bile tam olarak belirlenemeyen gemi, Türk denizciliğinin denetimsizliğini ortaya koydu. Kabotaj yani Türk kıyıları ve limanlarında yetki belgesi ya da kaptanlık ehliyetinin kiralanmasına çok sık rastlandığı belirlendi. Yetkililerin göz yumduğu ihmal ile süvari(kaptan) hatta başçarkçının bile (makine dairesi sorumlusu) gemiden inerek başka denizcilerin seyre devam ettiği öğrenildi. 44 yaşında yetki belgesiz, eski ve bakımsız geminin mürettebat listesinde ki kaptan Refik Telci’nin gemide olmadığı yerine Nihat Küçük’ün kaptan olarak sefere çıktığı ortaya çıktı. Aynı zamanda geminin sahibi ve usta gemici Nihat Küçük’ün kaptanlığında ilerleyen gemi Kartal sahilindeyken kağıt üzerindeki kaptanı Refik küçük ile 2 denizcinin indiği bakanlık tarafından açıklandı. Mürettebat listesindeki süvari ünvanındaki kaptanın belgesini kiralayarak ya da ödünç vererek gemiden indiği düşünülüyor.

“Uluslar arası limanda imkansız olan bir ihmal”

Dünyanın farklı limanlarına giden uzak yol kaptanı Semih Dinçel; “ Gemiden inen kişilerin görev yerini tek etmesi kabul edilemez. Uluslar arası bir limanda yapılamayan Türkiye’de kolayca yapılıyor. Listedeki kaptanın gemiyi idare edecek başka birine dümeni devrederek ayrılması suçunu hafifletmez. Çakçıbaşı olsaydı belki su aldığını görecek ve gemiyi yönlendirecekti. Ehliyetlerin iptali yeterli olmaz adli olarak hapis cezası verilmeli. Türk kabotaj hattında kimsenin bu işleri yapmayacak tedbirler alınmalı” dedi. İç sularda ve limanlarda çalışan bir kaptan ise, “ İçimizde ehliyetini yada belgesini çok ucuza kiralayanlar var. 2 bin TL’ye ehliyetler gemilerde dolaşıyor. Yabancı limanda olması mümkün değil. Bunun nedeni yükün az olması ve rekabetin ortadan kalkması.” dedi.

CEVAP VER