Afrin’deki denizciler

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terörist gruplara yönelik sınır ötesinde gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatı’nda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan SAT, SAS ve Amfibi birliklerinin etkin görev aldığı öğrenildi.

0
12

Afrin çevresindeki terör unsurlarını yok etmek için yürütülen operasyonlarda amfibi(deniz piyade) birliklerinin ileri karakol görevi yaptığı, SAS’ların şehir içine ve boş araziye döşeli tuzaklı patlayıcıları imha ettiği, SAT’ların şehir içinde yüksek risk içeren çatışma alanlarına diğer komandolarla birlikte girdiği öğrenildi.

Türkiye’ye sadece 6 km uzaklıktaki Suriye’nin Halep şehrine bağlı Afrin’de örgütlenen DAEŞ/PKK/YPG/PYD/KCK gibi terör gruplarına yönelik Zeytindalı Operasyonu 20 Ocak’ta başlamıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yürüttüğü operasyon 17 Mart’ta tamamlanırken 83 günde 4 binden fazla terörist etkisiz hale getirilmişti. 235 köy, 23 dağ ya da tepe, 1 baraj, 1 havaalanı, 1 üs ve 44 stratejik nokta ile toplam 274 bölge Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolüne geçti. Fırat Kalkanı Harekatının ardından TSK’nin başarıyla sonuçlandırdığı Zeytin Dalı Harekatına pek çok askeri birimden olduğu gibi Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan da özel birliklerin katıldığı belirlendi.

Ara sokaklarda en riskli görevlerde onlar vardı: SAT

Türk Deniz Kuvvetleri’nin seçkin birliği SAT(Sualtı Saldırı) komandoları ilerleyiş sırasında en riskli bölgelere girdi. Meskun mahal olarak adlandırılan birbirine yapışık duvarlı evlerin bulunduğu şehir merkezlerinde diğer özel birliklerle hareket eden SAT’ların pek çok çatışmaya girdiği öğrenildi. Terör örgütlerinin kuracağı tuzaklara karşı özel eğitimli SAT’ların, çatışma ortamında sivilleri başarıyla ayırt ederek ilerledikleri öğrenildi. Bedensel güçlerinin yanı sıra psikolojik dayanıklılık ve hızlı karar alma yetenekleriyle ön plana çıkan SAT birliği, kadın ve çocukların yaşadığı sivil alanlarda etkin görev aldı. TSK’nin ilerleyişine uzman keskin nişancılar ile destek veren SAT’lar için zoru başarmak normal sayılırken imkansız görevi tamamlamak zaman alıyor.

 

Sıcak çatışmada ve patlayıcı imhasında uzman birlik: SAS

SAS(Sualtı Savunma) komandoları ise terör örgütlerinin boş arazilere ve sivil yerleşim yerlerine kurduğu bombalı tuzakları başarıyla imha etti. Özel eğitimli SAS’lar, teröristlerin pusularını tahmin ederek ilerlerken belirledikleri el yapımı patlayıcıları, bubi tuzaklarını imha etti. 102 mayın ve 739 el yapımı patlayıcının yaklaşık 1/3’ünün imha edilmesinde büyük rol oynayan SAS timleri JÖH(jandarma Özel Harekat), PÖH(Polis Özel harekat) ve diğer kara birlikleri ile şehrin içine giren SAS’lar, TSK’nin ilerleyişinde etkin rol oynadı.

Timsahlar harekatın vazgeçilmezi oldu

Fırat Kalkanı Harekâtı’ndaki hızlı hareketleri ve zamanında müdahaleleri ile hatırlanan amfibi (denizden karaya gidebilen) amfibi birliği ise kara unsurlarının vazgeçilmezi oldu. Çıkarma gemileriyle günlerce gidebilecek dayanıklılığa sahip amfibi birliği ‘Timsahlar’, zırhlı ve mekanize birliklerin yanında sıcak çatışmalara girdi. Deniz kuvvetlerinin karadaki vurucu gücü deniz piyadeleri; dağlık, ormanlık ve güç coğrafi koşullarda teröristlerle mücadele ederken, ileri karakol görevi yaparak arkadan gelen birliklerin güvenle ilerlemesini de sağladılar.

 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın seçkin birliklerinin 1974’te ki Kıbrıs Barış Harekatı ve 1996’da ki Kardak operasyonu gibi görevlerin dışında, iç güvenlik ve terör operasyonlarında etkili olması dikkat çekiyor. Sadece denizlerde değil tüm zorlu operasyonlarda göreve hazır olan birlikler daha önce El-Bab ve Cerablus’ta bulunmuştu.

CEVAP VER