Balıkçının umudu palamutta

0
4

137 gün süren balık av yasağı 1 Eylül’de sona erecek. Geçtiğimiz yıl denizlerimizden bekledikleri verimi alamayan balıkçılar yeni sezon için umutlu. En büyük balıkçı kooperatifi Rumeli Feneri’nde ki balıkçılar ağlarını yenilerken, teknelerinin bakımını da tamamlayarak Vira Bismillah demeye hazır. Balıkçılar bu sezon en çok palamudun ağlarına şenlendireceğini düşünüyor.

Doğal dengenin korunması, balıkların rahat göç edebilmesi, yumurtlaması ve en az bir kez yavru vermesi için uygulanan av yasağı 1 Eylül gecesi bitiyor. Yasağın başladığı 15 Nisan’dan itibaren 137 gün boyunca dinlenen ve yeni sezona hazırlananbalıkçılar, ağlarını denize salmak için hazır. 228 gün boyunca denizin tuzlu sularında bekleyen ağlar tamir edilirken, teknelerin bakımı yapıldı. Sahipleri Rizeli olan gırgır ve trollerin Ordulu tayfaları ise memleketlerinden gelerek işbaşı yaptı. Yaklaşık 20 bin balıkçı teknesi önümüzdeki günlerde denize açılmayı beklerken, Türkiye’nin en büyük balıkçı köyü Rumeli Feneri’nde ki deniz emekçileri de hazırlıklarını tamamladı. 10 metreden 47 metreye kadar çeşitli boylarda 350’den fazla balıkçı teknesinin bağlı olduğu Rumeli Feneri Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Şekip Yalçın, geçtiğimiz yıldan daha bereketli bir av sezonu geçireceklerini belirtti.

Balıkçı Reisi Yalçın: “Palamut bizi güldürecek”

4 kuşaktır balıkçılık yapan bir aileden gelen balıkçı reisi Yalçın, “ Palamut şimdiden kendini gösterdi. Hem olta avcısı arkadaşlarımızdan hem de Beykoz dalyancısı Mustafa Kılınç’tan aldığımız bilgiler palamudun bizi mutlu edeceğini gösteriyor. Liman çevresinde bile çinakop gördük. İnşaallah, çinakopta olacak ama palamut av sezonunun ilk dönemlerinde ağlarımıza dolacak umudundayız. Yaz çok sıcak geçtiği izin hamsi büyüyemedi, küçük kaldı. Ayrıca palamut hamsi ile beslenir. Bu yüzden hamsinin çok olacağını düşünmüyoruz. İstavritin de az olacağını tahmin ediyoruz. Geçen sezon kötüydü, bu sezon çok umutlu ve hazırlıklıyız. Tayfa sayımızı bile bu sezon arttırdık.” diye konuştu.

En büyük sorunlarının balık kotasının uygulanmaması olduğunu belirten Yalçın, “ Denizi en çok balıkçı korur, çünkü tek geçim kaynağımız deniz. Ama deniz kirliliği bizi hem üzüyor hem ürkütüyor. Ağlarımıza plastik atıklar doluyor, balığın az olmasının en büyük nedeni deniz kirliliği. Herkes balıkçı kadar denizi temiz tutarsa avımızın bereketi artar.” dedi.

Belediye başkanından ziyaret

Öte yandan Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Türkiye’nin en büyük balıkçı köyü Rumeli Feneri’ni ziyaret ederek, balıkçıların hazırlıklarını gözlemledi. Rumeli Feneri’nin yüzyıllardır deniz kültürü ve geleneksel balıkçılıkla anıldığını belirten Genç, “ İlçemizin bu kültürel zenginliğinin değerini biliyoruz. Ağlarını ve teknelerini onaran balıkçılar 1 Eylül’de denize açılırken bizde onların bereketle dönmelerini isteyeceğiz. Balıkçıların sorunlarından birisi de kendi avladıkları balığı kendilerinin satamaması. Tüketiciye direk ulaşamadıkları için çok emek sarf etmelerine rağmen hak ettikleri parayı kazanamıyorlar.” dedi.

Ağdan tabağa gelene kadar denetim olmalı

Türkiye Denizcilik Vakfı (TÜDAV) Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Öztürk ise, “Verimli balıkçılık için denizlerimizin temiz kalması şart. Balıkta kalite, denizin kalitesiyle ilgilidir.Denizlerin korunmasında ortak bilinç oluşturmak ve çaba göstermek herkesin görevi. Marmara Denizi’nde yasak olmasına rağmen yapılan trol avcılığının önlenmesi gerekli. Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Deniz Polisi’ne büyük görev düşüyor. Yani tüm av yasaklarına uyulması gerekli. Balık haline gelen küçük balığın satılmaması için sıkı denetim yapılmalı. Balığın ağdan tabağımıza gelene kadar izlenmesi şart. Son yıllarda balık ithalatının artması balıkçılık yönetiminde yanlış yolda olduğumuzu gösteriyor. Bu yıl palamut avcılığında artış olacağına dair bir elimizde bilimsel bir veri bulunmuyor. Hızla Akdeniz’e benzeyen Karadeniz’in korunması balıkçılığımızın korunması demektir.” dedi.

CEVAP VER