Cumhuriyet donanmasının ‘Örnek’ komutanıydı

Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Emekli Oramiral Özden Örnek dün nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 2007 yılında yayımlanan ‘Darbe Günlükleri’ nedeniyle soruşturma geçiren, Balyoz Planı davasından 41 ay cezaevinde kalan Özden Örnek, deniz kuvvetlerinin milli gemi projesinin(MİLGEM)hayata geçirilmesinde büyük rol oynamıştı.

0
8

2003-2005 yılları arasında Türk Deniz Kuvvetleri’nin 20. Komutanı olarak görev yapan Özden Örnek, 15 gündür Koç Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi görüyordu. 75 yaşındaki Örnek’in birkaç gün önce kaldırıldığı yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybettiği öğrenildi. Komodorluk, daire başkanlığı, donanma ve deniz kuvvetleri komutanlığı görevlerinde bulunan Örnek emrindeki askeri personel tarafından çok sevilirken, gerçekleştirdiği projelerle adından bahsettirmişti. Atatürk’ün 1924’te vasiyet ettiği ‘Milli Gemi’ projesinin hayata geçirilmesinde büyük rol oynayan Örnek, ‘MİLGEM’in Öyküsü’ adlı kitapla yaşadıklarını anlatmıştı. MİLGEM’in temellerinin

Eylül 1963’te TCG Koçhisar’la atıldığını belirten Örnek, ilk kaynağından denize indirildiği güne kadar milli gemi inşasının her aşamasında bulunmuştu.

Oğlunu kaybetmişti

Kanser tedavisi gören film yapımcısı oğlu Burak Örnek’i 20 Ocak’ta kaybeden Özden Örnek, sağlığı el verdikçe denizcilikle ilgili etkinliklere katılıyordu. Deneyimlerini Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu’nda paylaşan Örnek’in gerçek bir komutan ve lider olduğunu söyleyen emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Cumhuriyet donanmasının en önemli isimlerinden birini kaybettiğimizi belirtti. Gürdeniz, “Liderliği, denizciliği, kapsamlı arkeoloji, tarih, strateji, felsefe bilgisi ve her konuya analitik yaklaşım sağlayan bilimsel derinliği ona haklı şöhret kazandırmıştı. TCG Adatepe muhribinin Amerikan ambargosu nedeniyle kullanılamayan denizaltı savunma roket sistemi (ASROC) arızasını, milli malzemeler ile onarmıştı. Cumhuriyet Donanmasına ismi, en büyük evladı ve eseri MİLGEM ile kazınmıştır. Özden Örnek, Cumhuriyet Donanmasını 21’inci yüzyıla hazırlayan liderdir. Bugünün modern bahriyesinde nereye baksanız karşınıza Özden Örnek çıkar.” dedi.

Gürdeniz, “ İptal edilmesi konuşulan MİLGEM Projesi’ni, komutanlığında bambaşka bir ruhla dirilterek sonuçlandırmıştı. 2 yıllık kuvvet komutanlığı döneminde 50’nin üstünde gemi ve sistemin milli imkanlarla yapılmasını, Ege ve Karadeniz ülkelerinin komutanlarıyla yarattığı güven ortamıyla da barış ve istikrara büyük katkı sağladı. Soğuk savaş sonrasında Yunan Deniz Kuvvetleri’ne ziyarette bulunan ilk kuvvet komutanıydı. Karadeniz Uyumu Harekatı ve BLACKSEAFOR (Karadeniz Deniz İşbirliği Görev Grubu), Akdeniz Kalkanı Harekatı ile önemli uluslar arası başarılara imza attı.” dedi.

Örnek’in cenazesinin bugün Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nda düzenlenecek askeri törenin ardından Levent Camii’nde kılınacak ikindi namazıyla toprağa verileceği öğrenildi.

1943 yılında İzmit’te doğan Örnek, 1964 yılında Deniz Harp Okulu’nun ardından donanmaya katılmıştı. 2001-2003 yılları arasında Donanma Komutanı, 2003-2005 yıllarında Deniz Kuvvetleri Komutanı olan Örnek; 26 Ağustos 2005 tarihinde emekli olmuştu. Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası, Türk Silahlı Kuvvetleri Şeref Madalyası, ABD Liyakat Madalyası, Brezilya Deniz Kuvvetleri Liyakat Nişanı ve Pakistan Nişanı İmtiyaz Madalyası sahibi Örnek, 2007 yılında Nokta dergisinde yayımlanan Darbe Günlükleri nedeniyle soruşturma geçirmişti. Örnek, 22 Şubat 2010’de Balyoz soruşturması kapsamında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan’ cezalandırılmıştı. 20 yıl hapis cezası alan Örnek, 41 ay cezaevinde kalırken yeniden yargılama kararı ile Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakılmıştı.

Özden Örnek’in yazdığı MİLGEM’in Öyküsü kitabından notlar

Türkiye’de inşa edilen ilk savaş gemisi TCG Koçhisar

Eylül 1963’te, Türkiye’de inşa edilen ilk muharip gemi olan TCG Koçhisar blokları kızağa konur. Hisar sınıfı refakat gemilerinden olan gemi, tüm malzemesi ve inşa resimleri ithal edilerek yapılmıştır. İşte atılan bu adım, birkaç yıl sonra inşa edilecek olan Berk ve Peyk’in inşası için cesaret ve güven verir. Deniz kuvvetleri, gemi inşa projelerinin en önemlisi olan Berk ve Peyk’in inşasına 1967’de başlar.

Milli gemi yolunda atılan adımlar

MİLGEM Projesi’yle ilgili ilk karargah çalışmaları Mayıs 1993’te başlamıştır. Ancak henüz adı MİLGEM değildir. 14 Eylül 1998 tarihinde MİLGEM Projesi yurtdışı kaynak ihtiyacının karşılanması için Hazine Müsteşarlığı’ndan ön ithal izni alındı. Bazen gerçekleşme olasılığı az olan işler, kişilerin özel yeteneği ile gerçekleşir. 28 Ağustos 2003’te kuvvet komutanı olarak göreve başladım. MİLGEM 4 yıl önce bıraktığım yerde duruyordu. 11 Aralık 2003’te Amiraller Kurulu’nda önemli bir karar aldık. MİLGEM adı altında inşa edilecek korvetin azami derecede yerli imkanlarla yapımı ve performans sorumluluğunun Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yüklenilmesini karara bağladık.

Devrim arabalarının kitabını okudum

Bu düşüncelerle yoğun olduğum sırada yeni yılın başında, MPO Başkanı Alb. Mehmet Ali Baykal’ın tavsiyesiyle, 1961’de milli olanaklarla üretilmiş “Devrim Otomobili”nin serüvenini konu alan “Tünelin Ucundaki Işık” isimli bir kitapçık okudum. Milli Birlik Komitesi Başkanı Org. Cemal Gürsel’in verdiği emirle Haziran 1961 ayında başlayan serüvende, 23 Türk mühendisi tarafından Eskişehir cer atölyelerinde, 129 gün gibi kısa bir sürede tamamen milli imkânlarla yapılmış üç adet araba üretilir. Arabaların her bir parçası bu mühendislerin tasarımı ve tamamen ulusal olanaklarla yapılır. Eskişehir’den yola çıkarken herkes siyah arabada benzin olmadığını bilmektedir. Yolda polisin aldığı sıkı tedbirler nedeniyle benzin ikmali yapılamaz ve işgüzar bürokratlar da bir an önce arabayı Meclis önüne götürmek için acele ederler. 29 Ekim sabahı Org. Cemal Gürsel denemeye gelir ve siyah arabaya binmek ister. Araba normal çalışır ve benzin yokluğundan 200 metre gittikten sonra durur. Ertesi gün bütün gazetelerde Devrim’in aleyhinde alaycı yazılar çıkar. Aynı sıkıntıları MİLGEM Projesi’nde yaşıyordum. Bürokratlar önümüze dizilmiş, adeta “Size bu projeyi yaptırmayacağız,” diyorlardı. Gerçekten Devrim, tünelin ucundaki ışıktı. İşine gelmeyenler tarafından söndürüldü.

CEVAP VER