Denizlerimiz onlarla güzel

Akdeniz’de yaşam alanı bulan pek çok deniz canlısının uğrak yeri olan Türkiye kıyılarında iki dev deniz canlısı görüldü. Marmaris açıklarında mako cinsi köpekbalığı, Fethiye kıyılarında ise kaşalot balinası görülmesi uzmanları sevindirdi. Uzmanlara göre tüm olumsuzluklara rağmen balina ve köpekbalığının görülmesi, denizlerimizin halen önemli koridor görevini sürdürdüğünün kanıtı.

0
12

Afrika, Avrupa ve Asya kıtasının batısındaki Orta Doğu’yu bağlayan Akdeniz; dünya okyanusunun yalnızca yüzde 1’ini oluşturmasına rağmen yüz binlerce farklı canlıya ev sahipliği yapıyor. Atlas Okyanusu’ndan Cebelitarık Boğazı’nı kullanarak ya da Hint Okyanusu’ndan Süveyş Kanalı’nı kullanarak giren deniz canlıları kadar pek çok tür de yerleşik olarak yaşamını sürdürüyor.

Su püskürterek dibe dalan kaşalot balinası

Karaların ortasındaki deniz anlamına gelen Akdeniz, yüz yıllardır pek çok uygarlığın gelişmesine olanak verirken, zengin deniz canlılığının da oluşması için uygun şartları sağlıyor. Fakat son yıllarda Akdeniz’de yaşam alanları hızla daralan, aşırı avlanan ve besin bulmakta güçlük çeken deniz canlılarının soyu tükenme tehlikesi yaşıyor. Yaz mevsimiyle birlikte tekne turlarına çıkanlar bugünlerde ilginç sürprizlerle karşılaşabiliyor. Fethiye yakınlarındaki Kadırga Burnu açıklarında gezen bir yelkenlideki deniz severler, suyun üzerinde hareket eden büyük bir canlıyı fark etti. Tekneyle yaklaştıkları canlının bir kaşalot balinası olduğunu gören vatandaşlar büyük şaşkınlık yaşadı. Vatandaşlar, su püskürten balinaya zarar vermemek için yanından geçti. Kaşalot balinası da bir süre sonra dibe dalarak gözden kayboldu. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkan Yardımcısı ve İstanbul Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arda Tonay, “ Kaşalot balinası ispermeçet olarak bilinen deniz memelileri arasında en derine dalabilen, en fazla nefesini tutabilen rekortmenlerden biri. 2 bin metreye indikleri biliniyor. Her yıl bu bölgede rastlanır. Rodos’un güneyinde Akdeniz’in en derin noktasını ziyaret ederek kalamarlarla beslenirler. Kaşalotlar, özellikle kafadanbacaklılarla beslenir. Üzücü biçimde Akdeniz’de nesli tehlike altında olan kaşalotun tüm kıyılarımızda yaşama şansı buluyor olması sevindirici. Ölüdeniz açıkları, Çeşme ve Gökçeada açıklarında gözlemlendi. Tüm Akdeniz’de 2 bin 500 erişkin kaldığı tahmin edilen balinanın halen gelmesi büyük bir zenginlik” dedi.

Denizin dişleri mako köpekbalığı

Marmaris’te de günübirlik gezi teknesi ile denize açılan vatandaşlar yaban hayatının ilginç bir örneğini yaşadı. Marmaris’in 7 kilometre açığındaki Karga Taşı Adası civarında ilerleyen teknedekiler, deniz yüzeyinde bir köpek balığının sırt yüzgecini fark ettiler. Teknedekiler hızla yaklaşan köpekbalığını bir süre izledi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi ve Balıkçılık Temel Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halit Filiz, köpekbalığı türünün kısa yüzgeçli mako olduğu söyledi. Prof. Dr. Filiz, “ Uzun ve sivri burun yapısı, büyük boyu ve uzun göğüs yüzgeçleri ile ‘Dikburun Canavar’ ya da Akdeniz Kısayüzgeçli Mako olduğunu tahmin ediyoruz. Eskiden İzmir Körfezi’nde yaşadığını biliyoruz. Ekonomik değeri yok zaten avlanması tamamen yasaklandı ve koruma altına alındı. Ne yazık ki Akdeniz’deki pek çok türdeşi gibi korunmaya muhtaç. İnsan etkileri, aşırı av yöntemleri, ağa yakalanmaları, habitat bozulmaları ve deniz kirliliği gibi etkenlerden dolayı Akdeniz genelinde ‘Kritik Tehlikede’, Türkiye denizlerinde ise ‘Tehlike Altında Göçmen Tür’ sınıfında. Bern, Bonn ve Barcelona Sözleşmesi ile koruma altındalar.” dedi.

Biz yokken onlar vardı

Bilim Adamları 12 Ay Kum Köpek Balıklarını İzledi

Prof. Dr. Filiz; “ 400 milyon yıldır denizler köpekbalıklarının yaşam alanı. Ama son yüzyılda biz onların yaşam alanlarını işgal ediyoruz. Belki uzun zamandır orada yaşayan bu dikburun ilk defa insan tarafından görüntülendi. Koruma altında ve yaşam mücadelesi veren bir dikburunun sağlıklı olarak yaşadığını görmek beni mutlu etti. Üst avcı olan köpekbalıkları yaşadıkları ekosistemin sağlıklı olduğunun bir göstergesi ve aynı zamanda ekosistemden zayıf ve güçsüz bireyleri çekerek bir yandan sağlıklı bir çevrenin teminatıdır. Denizlerde köpekbalığı varsa insanların yiyeceği balık ta vardır. Yaşam yerlerinin korunması ve onlara zarar verilmemesi için çabalarsak geleceğimizi korumuş oluruz.” diye konuştu.

CEVAP VER