İçinden deniz geçen 17 enfes kitap

Deniz ve deniz üzerinde yaşanan maceralar her zaman edebiyatın ilgi alanına girdi. İşte kendine konu olarak denizin derinliklerini, sonsuzluğunu ya da zorluklarını seçen 17 nadide eser;

0
7
Uğur Ugan
Aganta Burina Burinata

Moby Dick – Herman Melville

Moby Dick;Herman Melville Amerikalı yazar Herman Melville’in dünyaca ünlü romanıdır.

“Bana İsmail deyin” cümlesi ile başlayan roman, anlatıcı İsmail’in ağzından Kaptan Ahab adlı roman kişisinin Moby Dick adlı balinanın peşinde yaşadığı macerayı anlatır.

İlk kez Ekim 1851’de Londra’da Richard Bentley tarafından ve Kasım 1851’de New York Harper&Brothers Yayınevi tarafından basılmıştır. Sonradan klasikleşen roman ilk yayımlandığı dönemde ilgi görmemiş, sadece 3000 adet satılmıştı. Yirminci yüzyılda ün kazandı, üzerine incelemeler yazıldı ve defalarca sinemaya uyarlandı.

Simgesel okumalara açık bir kitap olan Moby Dick ile ilgili olarak; Ahab ve Moby Dick arasındaki çatışmanın birey ile doğa, Ahab ve gemi mürettebatı arasındaki çatışmanın birey ile toplum arasındaki gerilimi yansıttğı; Ahab karakterinin 20. yüzyılın diktatörlerinin habercisi olduğu; geminin Amerikan toplumunu, acımasız Ahab’ın ise acımasız kapitalizmi ifade ettiği şeklinde okumalar yapılmıştı.

Denizler Altında Yirmi Bin Fersah – Jules Verne

Denizler Altında Yirmi Bin Fersah;Jules Verne’in ilk kez 1870 yılında yayınlanan bir bilim kurgu romanıdır. Roman, 1868’de Nautilus adlı denizaltısı ile seyahat eden Kaptan Nemo ve denizaltıya misafir olan bilim adamı Pierre Aronnax’ın Kızıldeniz, Akdeniz, kayıp Atlantis kıtası, Güney Kutbu’nu içeren seyahatleri ve yaşadıkları maceralar üzerinedir.

Romanın ilk baskısı illüstratör Alphonse de Neuville ve Edouard Riou tarafından yapılmış pek çok görsel içerir.

Karanlığın Yüreği – Joseph Conrad

Karanlığın Yüreği; Joseph Conrad Modern edebiyat için muazzam bir dönemeci temsil eden Karanlığın Yüreği, “medeniyet”i bir arada tutan ipliğin aslında ne kadar ince olduğunu gözler önüne seriyor. Joseph Conrad’ın 19. yüzyılın son yılında yazdığı Karanlığın Yüreği, tarihin en kanlı asırlarından bir tanesine damgasını vuran savaşlar, gelişen teknolojinin açtığı uçurumlar, modernliğin allak bullak ettiği toplumlar gibi konulara bir uvertür niteliği taşıyor. Gizemli Kurtz’u bulmak için görevli oldukları ticaret şirketinin Belçika Kongosu’ndaki şubelerine yolculuk eden Marlow, karanlığın çöktüğü bu coğrafyada ummadığı dehşetlerle karşılaşır. Marlow, Kurtz’a doğru ilerlerken, medeniyete ve kendisine olan güveninin parçalandığını da fark eder. Conrad’ın başyapıtı kabul edilen ve William Golding, George Orwell gibi yazarları etkilemiş bu roman hem dönemin değer yargılarını, hem de emperyalizmin meydana getirdiği tahribatı resmediyor.

Denizin Çağrısı – Jack London

Denizin Çağrısı – Jack London San Francisco’da yaşayan Joe, kendini bir türlü derslerine veremeyen, arkadaşlarıyla sokak sokak gezmeyi sınavlara çalışmaya yeğleyen bir gençtir. Yaşamı sıradan, sıkıcı bulur, hep daha fazlasını bekler. Dolu dolu yaşamak ister ve günlerini çeşitli maceralara atılarak geçirenlere özenir. Kız kardeşinin okulda kendisinden daha başarılı olmasını, babasının hayal kırıklığını dile getirmesini kaldıramayan Joe, evden kaçarak denizci olmaya karar verir fakat kendini korsanların arasında bulur. Denizin Çağrısı, nefes aldığı her ânın tadını çıkarmak isteyen memnuniyetsiz bir gencin hayata ve yaşama dair farkındalık kazanma sürecini anlatıyor. Jack London’ın diğer birçok eserinde olduğu gibi, denize, denizciliğe dair ustaca gözlemler içeren roman, okurlara deli dolu bir gençlik hikâyesi sunuyor.

İhtiyar Balıkçı ve Deniz – Ernest Hemingway

İhtiyar Balıkçı ve Deniz Ernest Hemingway’in eseri. Eser aynı zamanda birçok ödül de kazanmıştır. Hemingway bu hikâyeyi Küba’da yazmıştır ve hikâyenin başkahramanı Kübalı bir balıkçı olan Santiago’dur. Hikâye yaşlı Santiago’nun Gulf Stream’in açıklarında büyük bir yelken balığı (bazı çevirilerde yanlışlıkla kılıç balığı olarak geçer) ile karşılaşması ve onunla 5 gün süren mücadelesini anlatır.

Hikâyedeki olay ve kahramanlar semboliktir. Son derece koyu bir katolik olan Hemingway kitabında İncilden öğeleri işlemiştir.[kaynak belirtilmeli] Örneğin hikâyenin son kısmında balıkçının sereni toplayıp sırtına vuruşu İsa’nın gerilmeden önce sırtında çarmıhı taşıyışını, sonra yüzükoyun kolları uzatıp avuç içleri yukarı şekilde derin bir uykuya dalışı da çarmıhtan indirilişten sonraki tabloyu anlatır. Hikâyenin baş kahramanının adı Santiago İspanyolca’da Aziz Yakup’a verilen isimdir ve çile çekişin sembolüdür

Aganta Burina Burinata – Halikarnas Balıkçısı

Halikarnas Balıkçısı adıyla tanınan deniz ve Bodrum tutkunu Cevat Şakir; yapıtına bir denizci teriminin (“serenlerin üstündeki üst ve alt yelkenleri tut”) adını vermiştir.

Bodrum’lu bir denizci olan Mahmut’un ağzından deniz ve deniz insanının anlatımının konu edildiği kitap, denize ve deniz insanlarına beslenen sevgiyi şiirsel bir dille ve coşkulu bir şekilde ele almaktadır.

Romanın altı kahramanı vardır: Mahmut, Süleyman Kaptan (Mahmut’un babası), “Kirpi” Halil, Fatma (Mahmut’un çocukluk arkadaşı), Hakkı Reis ve Ayşe (Mahmut’un karısı). Yapıt, Mahmut’un anıları şeklinde aktarılmış olup, Düş Sokağı Sakinleri müzik topluluğu tarafından bestelenmiştir.

Robinson Cruose – Daniel Defoe

Daniel Defoe’nun 1719 yılında ilk basımı yapılan ve bazılarınca ilk İngilizce roman olarak nitelendirilen kitabıdır. Kitap İngiltere’de yaşayan Alman asıllı orta halli bir ailenin en küçük oğlu olan Robinson Crusoe’nun babasının tüm itirazlarına rağmen, dünyayı gezme hayalleri ile çıktığı yolculukları ve bu sırada karşılaştığı olayları anlatır. Bu yolculuklar içinde ıssız bir adada 28 senesini son üç yılı hariç yalnız geçirir.

Kitabın orijinal adı bir başlığa göre oldukça uzun sayılabilecek şekilde basılmıştır: York’lu Bir Denizcinin, Kendi Kaleminden, Deniz Kazası ile Düştüğü Amerika Sahillerindeki Oroonoque Nehri Ağzındaki Issız Bir Adada 28 Yılını Geçirirken Yaşadığı Serüvenler ve Korsanlar Tarafından Kurtarılması.

15 Yaşında Bir Kaptan – Jules Verne

Roman, bir ticaret gemisi olan Pilgrim’in içindeki acemi tayfa olan annesi ve babası olmayan Dick Sand’in geminin kaptanı ve diğer tayfaları ölünce kaptan olup, geminin sahibi olan Bay Weldon’a eşi, çocuğu ve arkadaşlarını getirmesi için yaşadığı çaba ve tuhaflık ile esrarengiz olayları kurtardıkları özgür zenciler ile yaşayışlarını anlatır.

Define Adası – Robert Louis Stevenson

İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson’un ünlü macera romanıdır.

Tüm romanların belki de en çok işlenenidir. Tropikal adalar, x işaretli hazine haritaları ile tek gözü kör ve bantlı, bir eli kancalı, omuzunda papağanı ile belleğimizde canlandırdığımız korsan kavramları üzerinde Define Adası’nın büyük etkisi olmuştur.

Kitapta, İngiltere’de bir hancının oğlu olan Jim Hawkins’in eline geçen bir define haritası üzerine çıktığı define avı konu edinilir.

Yazar, eseri 30 yaşında iken yazmaya başlamış ve romancı olarak ilk başarısını bu kitapla elde etmiştir. İlk on beş bölüm 1881’de, yazarın eşi ve üvey oğlu ile birlikte yaşadığı İskoçya yaylalarında bulunan Braemar’da yazıldı. Kitabı yazara üvey oğlu sipariş etmişti.

Ayrı bir kitap olarak 1883 senesinde çıkan bu yapıt, daha önce 1881-1882 yıllarında bir çocuk dergisinde diziler halinde yayınlanmıştır

Deniz Kurdu – Jack London

Jack London’ın bütün eserlerine bir simgeci natüralizm örneği olan Deniz Kurdu ile devam ediyoruz. Varlıklı bir aileden gelen Humphrey Van Weyden, geçirdiği deniz kazasının ardından Hayalet adlı uskunanın kaptanı Wolf Larsen tarafından kurtarılır. Barışçıl bir “beyefendi” olarak, iradesi dışında Larsen’in hizmetine girmesiyle kendini şiddet dolu “gerçek dünya”da bulacak; bu deneyim onu elitist bir entelektüelden, cesur bir eylem adamına dönüştürecektir.

Van Weyden’la Larsen arasındaki çatışma, yalnızca zayıf olanın ezildiği bir dövüş değil, bir fikir savaşıdır aynı zamanda. Hayatı “kutsal” olarak gören Van Weyden’ın idealizmiyle, var olmak dışında bir kaygı taşımayan Wolf Larsen’in materyalizmi arasındaki karşıtlık roman boyunca yinelenirken, Deniz Kurdu’nu farklı düzeylerde okunabilecek bir yapıt haline getirir. Ancak, London’ın en büyük başarısı hiç kuşkusuz ustalıkla geliştirip ete kemiğe büründürdüğü unutulmaz Wolf Larsen karakteridir. Nietzsche’nin “üstinsan” kavramını anıştıran Wolf Larsen, Ambrose Bierce’in de dikkat çektiği gibi, bir yazarın yaratabileceği en muazzam karakterlerden biridir…

Amat – İhsan Oktay Anar

İhsan Oktay Anar 17. yüzyılda İstanbul’dan kalkan Amat isimli gemide yaşanan olayları anlatan roman, yazarın diğer romanlarınının aksine daha çok denizde geçtiğinden yazar kitabında birçok “eski” denizcilik terimi kullanmıştır.

José Mauro De Vasconcelos – Kardeşim Rüzgâr Kardeşim Deniz

“Şeker Portakalı” romanıyla tanınan Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos’tan sıcak fakat deniz kokulu bir roman. Çingene yetim Chicao’nun, rüzgâr ve denizle kardeşliğinin hikâyesi. Sevgi, özlem ve doğanın en yalın hâliyle ve sevgiyle anlatıldığı bir roman. Geceleri güvertede uyurken gemi direğini ıstakaya, yıldızları bilardo topuna benzeten denizci Chicao’nun kadınlarla, karayla ve denizle ilişkisi size farklı hayatların olduğunu hatırlatacak.

Marguerite Duras – Cebelitarık Denizcisi

Sevmediği bir işte, neden birlikte olduğunu anlamadığı bir kadınla yaşayan genç bir adamın yaşamı tanıma hikâyesi. Sevgilisiyle çıktığı İtalya seyahatinde tura katılmak yerine bir kafede oturup düşünmeyi tercih eden adamın, bir kamyon sürücüsüyle tanıştıktan sonra hayatı değişir. Sevgilisini bırakıp gider, gittiği yerde başka, hayatının dönüm noktasını yaşatan bir kadınla tanışır: Anna. Denizlerde, sevip kaybettiği Cebelitarık Denizcisi’ni arayan Anna’ya eşlik eden genç adam, Anna’ya bağlılık içinde yaşar. Monoton ve tutkunun olmadığı hayatından vazgeçip, kendini bir anda pek çok farklı tutkuya ve arayışa atan bir adamın bir deniz yolculuğunda, limanlarda, farklı sahillerde yaşanan hikâyesi. Aranandan çok arayışın tutku hâline gelmesini anlatan kitap, hayata farklı bir açıdan bakıp yaşamı hissetmek için harekete geçmenizi sağlayacak.

Deniz Küstü – Yaşar Kemal

Deniz Küstü Yaşar Kemal’in İstanbul’u anlatan romanıdır. Bu romanda yazar insanları, ağaçları, suları, balıkları, otomobilleri, minareleri, kuşları, camileri ile bütün bir şehrin dokusunu ve bu dokunun çürüyüşünü anlatmaktadır.
Romanın konusu çeşitli kahramanların yer yer kesişen zaman zaman ayrı yollar izleyen hayatları üzerine dağıtılmış halde okuyucuya sunulmaktadır. Başlıca öne çıkan kahramanlar Selim balıkçı ve Zeynel Çelik’tir. Kahramanların yaşadıkları etrafında ise bütün bir İstanbul ayrı bir kahraman olarak karşımıza çıkar.
Yaşar Kemal bu eserinde de diğer eserlerinde olduğu gibi kahramanların ruhsal tasvirlerinin yanında yaşadıkları şehir ve bu şehrin birbirinden ayrı yüzlerini, renklerini de anlatmaktadır.

Gabriel Garcia Marquez – Bir Kayıp Denizci

Marquez, Luis Alejandro Velasco adlı bir denizcinin başından geçenleri anlatıyor. Antiller denizinde fırtınaya yakalanan Kolombiya Deniz Kuvvetleri’ne bağlı Caldas adlı bir muhripten, denize düşüp kaybolan sekiz kişiden birinin hayatta kalma hikâyesi. Fırtına, batan gemi, karanlık bir atmosfer… Yine de bir denizcinin kurtuluş umudu, çare arayışı, günlerce bir salın üzerinde verilen hayat mücadelesi ve umut.

Panait Istrati – Akdeniz

Panait Istrati’den, Adrien’ın, Osmanlı sınırları içindeki İskenderiye, Kahire, Beyrut gibi kentlerde geçen maceralarını anlatan bir kitap. Adrien, insanların ömrünü tek bir ülkede geçirmenin hapisten farklı olmadığına inanır, bu nedenle yirmi iki yaşındayken memleketinden ayrılıp İskenderiye’ye gitmek üzere vapur yolculuğuna çıkar. Hem vapurda karşılaştıkları hem de Musa’ya tanışmasının ardından farklı dil, din, ırk ve yaşlardan insanlarla tanışıp, hayatı ve insanlığı sorgular.

Richard Bach – Martı

Martı Jonathan Livingston’ı bilmeyen yoktur artık. Çıkmaza girdiğimiz her an elimizin altında olan, başucu kitaplarımızdan biridir “Martı”. Diğer martıların aksine uçmak ve yeni şeyler öğrenmenin peşinden giden Martı Jonathan Livingston üzerinden, sınırlarımızı aşabileceğimizi, yeni şeyler öğrenmemizi ve bunun için de pes etmeden çalışmamız gerektiğini öğütleyen bir kitap. Denizin, martının, mücadelenin ve başarının kitabı.

Sinağrit Baba – Sait Faik Abasıyanık

Sinağrit Baba – Sait Faik AbasıyanıkSait Faik Abasıyanık’ın insanın ekmek kavgasını anlatan en güzel öykülerinden biri. Sait Faik’in bir balığın ağzından kaleme aldığı metin, öykücüğümüzün en nadide örneklerinden..

 

 

CEVAP VER