İkinci iç savaşına doğru ABD, ‘Hükmet ya da öl” zihniyetinden kurtulmalı

Amerikan Lisesi’nden akabinde tam anlamı ile Amerikan olmasa da Amerikalıların kurduğu bir üniversiteden mezun oldum ve hayatımın son 27 yılını ABD’de geçirmekteyim. Ama ABD’yi ikinci bir iç savaşın eşiğinde göreceğimi hiç mi hiç düşünmezdim.

0
9
Aret Taşcıyan
Genel Avarya

“Sen ne diyorsun” demeyin, Amerikan toplumu henüz orada olmasa da tehlikeli bölgeye doğru hızla ilerlemekte. Senator Jeff Flake, geçenlerde yaptığı bir konuşmada tarikatçı zihniyet ülkemizi mahvedecek demekle yaklaşan tehlikeyi çok iyi görmüştü bence.

ABD toplumu cok karışık dönemlerden geçti. Zencilerin medeni haklari icin  verdikleri mücadeleleri, Martin Luter King ve J.F. Kennedy suikastleri, Vietnam Savaşı sırasındaki fikir ayrılıkları ve halk hareketleri gibi birçok karmaşık dönemden geçti ama her zaman aklı selim bir gençlik ve yine aklı selim ve dejenere olmamış  iki siyasi ana kuruluşa sahipti: Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Parti.

Amerikan Rüyası Amerikan Kabusu’na dönüştü

Bugun, toplum ve sonucunda bu siyasi partiler aklı selimlerini kaybettikleri gibi halk ile siyasi kuruluşlar arasındaki uçurum da gittikce derinleşmekte. Tüm ABD bu gunlerde siyasi bir orta oyununa dönüşmüş olan Hakim Brett Kavanaugh’yu konusmakta, partizan ve siyasi komplolardan olusan saldırılarda kendini nasıl savunmaya çalıştığını izlemekte. Bence ABD’nin bugun içinde bulunduğu durum eski gunlerdeki medeni haklar ve Vietnam konusundaki fikir ayrılıklarından daha tehlikeli ve ürkütücü. Çünkü, o günlerde halkın birbirine bağlılığını sağlayan yüksek gelirli bir Orta Sınıf (Middle Class), bir soğuk savaş tehdidi ve aklı başında dejenere olmamış siyasi partiler vardi. 2000’lere gelindiginde Orta Sınıf ve Orta Sınıfı yaratan işler tükendi. Siyasiler çığrından çıktı, siyasi ve kişisel çıkarları ugruna akıl ve mantıklarını kaybetme düzeyine geldiler.  9 Eylul 2001 akabinde kısa süren bir donem dışında Sovyet ve dış güçlerin tehditleri de ortadan kalkınca halkın dayanışması kendiliginden gevşedi. American Dream denilen Amerikan Ruyası yerini American Night-Mare dediğim Amerikan Kabusuna donustu. Kasabalarda ve küçük şehirlerde yaşayan milliyetçi ve eğitimi olmayan  Amerikalılar ile büyük şehirlerde yaşayan, küreselci beyaz yakalılar arasındaki sosyal ve kültürel mesafeler gittikce açıldı. Anlasmazlıklar yabancılaşmaya yol actı. Cumhuriyetci / Demokrat, Şehirli / Kasabalı, Beyaz Yakalı / Mavi Yakalı, Kadin / Erkek ilişkileri gittikçe yozlastı ve fikir ayrılıkları yerini düsmanca hislere bıraktı.

Eyaletlerin bölünmesiyle başlayabilir…

 Sonuç olarak partizanlik yerini zorbalığa yani aşiretçiliğe bıraktı. Anayasal haklara dayalı örnek bir ülke olarak bilinen ABD, nasıl bu gunlere geldi?  ABD nasıl bu ayrımcılıklara sahne oluyor ve hoşgörünün ortadan kalktığı ‘HÜKMET veya ÖL” zihniyeti kontrolü nasıl ele geçiriyor? Anlaşılacak gibi degil. Bu toplum aklını başına toplayıp aklı selim sahibi siyasiler seçmediği sürece durum daha da kötüye gidecek ve belki de bir gün eyaletlerin birbirinden ayrıldığına şahit olacağız. İşin biraz derinine inecek olursanız Hakim Brett Kavanaugh olayının arkasındaki gizli güclerin ‘Federalist ve Anti-Federalistler’ olduğunu da kolayca görebiliriz. Yani olay bir lise macerasından öte bir Federalist ve Anti Federalist mücadelesi.

CEVAP VER