İstanbul’un ikinci coğrafi işareti: Boğaz Lüferi

Boğaziçi’nin en lezzetli balığı lüfer, İstanbul’un ikinci coğrafi işaretli ürünü olarak tescilleniyor.

0
42
MILIST GOKHAN KARAKAS LUFERIN AZALDIGI KANITLANIRKEN HAZIRAN AYINDA BILIMSEL OLARAK ELE ALINACAK.

2009 yılında nesli tükenme tehlikesi geçirdiği Milliyet tarafından duyurulan lüferin Şile bezinin ardından listeye gireceği, sıradaki 17 ürün ya da hayvanında listeye girmeyi beklediği öğrenildi. TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Öztürk, “Göç ederken boğazı kullanan bu özel balık coğrafi işaretle daha çok fark edilecek” dedi.

Şile bezinin ardından ikinci işaret olacak

Ünü İstanbul’un dışına taşan, lezzetiyle Türk deniz kültürünün simgeleri arasındaki lüfer balığının soyu aşırı avcılık nedeniyle tükeniyor. 2009 yılında Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’nın dile getirdiği soyu tükenme tehlikesi Milliyet tarafından kamuoyuna duyurulurken, 10 yılda somut adım atılamadığı için lüferin kilosu 150 TL’ye kadar yükseldi. Korunması için çabalarını aralıksız sürdüren Türk Deniz Araştırmaları Vakfı, İstanbul’un sembol balığının coğrafi işaret kapsamına alınması için önemli adımlar attı. TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün çabalarıyla hazırlanan rapor, Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Ahmet Yavuz Karaca tarafından bakanlığa gönderildi.

“Evliya Çelebi’nin balıklarındandır”

Lüferin coğrafi işaretle anılacağı müjdesi 2. İstanbul Coğrafi İşaret Zirvesi’nde verildi. Metro Türkiye’nin ev sahipliğinde; Türk Patent ve Marka Kurumu, TOBB, İstanbul Ticaret Odası, Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı desteğiyle gerçekleşen zirvede konuşan TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, balığın ‘Boğaz Lüferi’ olarak tescilleneceğini bildirdi. Prof. Dr. Öztürk, “ Lüfer, Ahmet Rasim’in edebi eserlerinde karşımıza çıkar. Lüfer, Evliya Çelebi’nin balıklarındandır, boğazın iki yakasında da bolca avlandığını yazmıştır. Sultan Abdülhamit için hazırlanan yemeklerinde başında gelirdi lüfer. Yani İstanbul deniz kültürünün ve mutfak anlayışının vazgeçilmezidir bu balık. Mayıs’ta Karadeniz’e çıkarken de, Eylül’de Marmara’ya dönerken de İstanbul Boğazı’nı kullanır. Vahşi, zeki ve kurnazdır. Lüfer her yönüyle özel ilgiyi hak eden bir balık olarak gelecek kuşaklara aktarılmalı ve korunmalıdır” dedi.

Prof. Dr. Öztürk, “ Lüferin korunması herkesin sorumluluğundadır. Küçük balık almayan bilinçli tüketici ile satmayan salıkçının çabasıyla korunacaktır. Aşırı ve bilinçsiz avcılıkla nesli tükenme tehlikesi geçiren bu balığın coğrafi işaret olması, korunması ve farkındalığı için faydalı olacak. Lüferin coğrafi işaret alması, kaçak avcılıkla mücadele için denetimleri artıracak, tezgahlarda denetimi çoğaltacak, balıkçıların eğitilmesini ve kirliliğin azaltılmasını sağlayacak, geleneksel balıkçılığı destekleyecek” dedi.

“Sırada 17 değer daha var”

Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Ahmet Yavuz Karaca ise, “Boğaz lüferinin coğrafi işaretle anılması için gerekli dosyayı Türk Patent ve Marka Kurumu’na gönderdik. Şile Bezi’nin ardından lüfer İstanbul adına listeye giren ikinci ürün olacak. Belirlediğimiz 17 değer daha var. Hepsini zamanla listeye dahil ederek İstanbul’un kültürel zenginliğini hatırlatacağız” dedi. İstanbul Ticaret Odası üyesi Ahmet Özer ise lüferle artacak coğrafi işaret ivmesinin İstanbul’un marka değerini arttıracağını söyledi.

AB’nin desteklediği ve tüketicilerin ürünün karakteristik özelliklerini öğrenmesini sağlayan coğrafi işaret kavramı son yıllarda gündemde.  Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai, “Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısı 460, potansiyel ise 2 bin 500. Yani tüm Avrupa’nın toplam ürün potansiyeliyle aynı. Coğrafi işaretler, AB’de yıllık 75 milyar dolar, dünyada ise 200 milyar dolarlık katma değer oluşturuyor. Türkiye’nin bu potansiyelini hak ettiği noktaya getirmemiz ekonomimize milyarlarca dolar katma değer anlamına geliyor. İstanbul’un Ormanlı pirincinden, Çengelköy salatalığına, Kalfaköy kömüründen, çakıl domatesine tüm coğrafi işaretli ürünlerini yarınlara taşımak için çalışıyoruz” dedi. İstanbul Mandası’nın da coğrafi işaret olarak kabul edileceği öğrenildi.

CEVAP VER