Kelaynakların 70 yıllık kaderi değişti

Nesli tükenme tehlikesi nedeniyle koruma altına alınan Anadolu’nun kadim kuşlarından kelaynaklar için çalışan doğa korumacılar başarıya ulaştı. Avlanması yasaklanan ve özel çiftliklerde üretilen kelaynaklar artık ‘Yok Olmak Üzere’ kategorisinden ‘Tehlike Altında’ seviyesine indirildi.

0
1
bk-2

Güneydoğu Anadolu’da halen 250 civarında kelaynak yaşam alanı bulabiliyor.

Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN), kelaynak kuşları için müjdeli bir haber verdi. 145 ülkede doğa koruma çalışmaları yürüten uluslar arası kuruluş, 2018 Kırmızı Liste’sinde yer alan kelaynakların neslinin tükenme risk ve tehlikesini düşürdü. Anadolu’da ki nesli tükenen canlıların sembolü olan kelaynaklar Kırmızı Listede ki yerini korurken, “Yok Olmak Üzere” kategorisinden “Tehlike Altında” kategorisine taşındı. Bu tarihi değişimin nedeni özellikle son yirmi yıl içinde yürütülen koruma çalışmalarının olumlu sonuçlar vermesi.

Urfa Birecik’te yaygın bir göçmen kuş türüyken, geçtiğimiz yüzyılda yoğun bir şekilde kullanılan kimyasal ilaçlar ve kaçak avcılık nedeniyle nesilleri yok olma tehlikesi geçiren kelaynaklar, devlet yetkilileri ve doğa korumacıları tarafından etkin bir biçimde korundu. 150 yıl içinde nüfuslarında büyük düşüş yaşanan dev kuşların Birecik’teki yarı yabani kolonisinde kuş sayısı arttı. Milli Parklar Genel müdürlüğü tarafından 1977 yılında Birecik’te Fırat Nehri kıyısına kurulan Kelaynak Üreme İstasyonu sayesinde yarı yabanil kuşların sayısı 250’ye kadar yükseldi.

“Doğa korumacılığı açısından çok önemli bir başarı”

Doğa Derneği Genel Koordinatörü Dicle Kılıç, “Bu başarı, hala yüzleşmekte olduğumuz büyük tehditlere rağmen uzun soluklu koruma programlarının türleri yok olmaktan kurtarabileceğini gösteriyor. Doğa Derneği kelaynakların sayısının artması için Urfa Birecik’teki üye ve gönüllüleriyle birlikte 2003’ten beri çalışıyor. Milli Parklar teşkilatının Birecik’te elli yıla yakın süredir devam eden projeleri, şüphesiz bu noktaya ulaşmamızdaki en temel neden. Ama kelaynakların nesli halen dünya ölçeğinde tehlikede ve Türkiye’de yapılması gerekenlerin yalnızca birinci aşaması tamamlandı. Amacımız, Türkiye’de eskisi gibi üreyen, nüfusunun devamlılığını sağlayan ve göç eden bir kelaynak nüfusunun oluşması. Sadece kelaynaklar değil birçok tür yok olma tehdidiyle karşı karşıya. Bu tehditler ile etkin bir şekilde mücadele etmek ve kelaynaklarda olduğu gibi olumlu sonuçlar almak, konuyla ilgili kuruluşların ve yerel toplulukların iş birliğini gerektiriyor” dedi.

Kelaynakların Türkiye’deki ilk kaydı 1879 yılında gerçekleşti. 1954 yılında Türkiye’nin güneyinde görülen 600 ila 800 çiftten oluşan nüfusları, 1986 yılına gelindiğinde 5 çifte kadar düştü. 1990 yılında ise kelaynakların göç eden nüfusu tümüyle tükenmişti. Sadece üretme çiftliğinde 40 birey bulunurken, koruma ve kurtarma çalışmaları sonunda şimdilerde bu rakam 250’ye kadar çıktı.

CEVAP VER