Türkiye denizleri için rapor hazırlandı

Marmara Denizi’ni Türkiye’nin yatak odası olarak değerlendiren TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, “Marmara barındırdığı canlılar için kuluçka merkezi, çevresindeki denizler için biyolojik koridordur. Hızla tüketiyoruz, koruması için gerekli önlemler alınmalı” dedi.

0
11

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), kuruluşunun 20. yılında ülkemizi çevreleyen denizler için hazırladıkları raporu açıkladı. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün yanısıra, İskenderun Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cemal Turan, İTÜ Avrasya ve Yer Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Emin Özsoy, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Öztürk ve Prof. Dr. Kasım Güven ile Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nesrin Algan’ın hazırladığı raporu tanıtan TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, Türkiye’nin kıyısı olan Marmara, Ege, Karadeniz ve Akdeniz’in korunması tavsiyelerde bulundu. 8 bin 337 km deniz kıyımız için hazırlanan detaylı raporda Marmara’nın önemine değinen Prof. Dr. Öztürk, “ Tek iç denizimiz adeta ülkemizin yatak odasıdır, su canlıları için bir kuluçkalık, çevresindeki denizler için ise bir biyolojik koridor görevi yapar. Marmara Denizi, hem Akdeniz için hem de Karadeniz için bir anlamda genetik materyal havuzudur. Marmara Denizi için acil eylem planı gerekmektedir. Sanayi tesisleriyle birlikte arıtma tesislerinin de anrtması, denetimlerin daha etkili ve sıklıkla yapılması gerekli. Marmara’yı hızla kaybediyoruz. Marmara’yı kaybedersek diğer denizlere de olumsuz etkisini görmek mümkün. Marmara için önlem alınmalı ve harekete geçilmeli” Dedi.

Karadeniz Akdenizleşiyor

Denizler soluduğumuz oksijenin yarısını ürettiğini ve küresel iklimin düzenlenmesinde büyük rol oynadığını belirten Öztürk, Karadeniz’in de en berekteli deniz olduğunu önemli bir aş kapısı olduğunun altını çizdi. Öztürk, “Karadeniz ne yazık ki hızla Akdenizleşmekte. Yani son zamanlarda iklim değişikliğine bağlı olarak daha fazla Akdeniz kökenli türlerin Karadeniz’e girdiği tespit edildi. Gözlenmekte olan bu olgu Karadeniz’in Akdeniz’leşmesi olarak değerlendirilmekte olup bu süreç gelecekte ekosistemi olumsuz etkileyebilecek bir gelişmedir.” Dedi.

Raporda, Türkiye denizleri gibi dünya deniz ve okyanuslarının kirlenme, iklim değişikliği, yabancı türler, aşırı ve yasadışı balıkçılık konularında zorlu bir sınavla karşı karşıya kaldığına da dikkat çekiliyor. Prof. Dr. Öztürk, “Dünya  denizlerinde avlanan balık miktarı düşüyor. 2007’den 2015’e yaşanan düşüş ise yüzde  32. Geçen yüz yılda deniz seviyesinin küresel ölçekte 10-20 cm yükseldi. Bu yüzyılda ise 40-60 cm yükseleceği bekleniyor. Ayrıca deniz suyu sıcaklığındaki artış Pasifik ve Hint Okyanusu’ndaki mercanların beyazlaşmasıyla toplu ölümlere yol açmakta. Hem dünya hem Türkiye denizleri için plastik atıkları tehlikeli olmamalı.  Plastik tüketimi azaltmalıyız. “dedi. Öztürk, dünyada sadece barışın hüküm sürdüğü tek kıtanın Antarktika olduğunu ve Türk bilim insanlarının buzul kıtada çalışmalarının gurur verici olduğunu söyledi.

CEVAP VER