ŞENAY KAYA “Türkiye’nin iki kutupta da hakkı var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2020 yılında dünyanın iki kutbuna dikkat çekileceğinin söylemesinin ardından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Hukuk Müşaviri Şenay Kaya kutup bölgelerindeki ekonomik zenginlikleri ve yatırım fırsatlarını hazırladığı kitapla anlattı.

0
37
Gentoo penguin colony on Cuveville Island in Errera channel, Antarctic Peninsula. Greenpeace is conducting scientific research and documenting the Antarctic’s unique wildlife, to strengthen the proposal to create the largest protected area on the planet, an Antarctic Ocean Sanctuary.

Türk girişimcilere hidrokarbon ve madencilik başta balıkçılık, su kaynağı, turizm ve lojistik gibi konularda bilgilendirmek isteyen Kaya, “Kutuplardaki yatırım fırsatları Türkiye’nin ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. 2048 yılında değişecek küresel dengelere hazırlanmalıyız” dedi.

TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kutuplarda ülkemizin bayrağını dalgalandıran Türkiye Antarktika Bilimsel Araştırma Kampı kuruldu. Kamp bünyesindeki meteoroloji istasyonu faaliyete geçti ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın deniz tabanı haritalaması da gerçekleştirildi” demişti. Antarktika’da deniz tabanının haritalanması gibi zor bir işi gerçekleştiren Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın Deniz Hukuk Müşaviri Şenay Kaya, 3 yıldır üzerinde çalıştığı kutuplar kitabını tamamladı. Kozmostar Yayınevi’nden çıkan ‘Kutup Bölgelerinde Egemenlik Mücadelesi ve Ekonomik Yatırım Fırsatları’ isimli kitap, ABD, Çin ve Rusya gibi ülkelerin ilgi gösterdiği kutup bölgelerindeki zenginlikleri Türk kamuoyuna anlatmayı amaçlıyor. Kitapta; devletlerin, uluslararası örgütlerin, akademik ve bilim çevrelerinin kutup bölgelerine ciddi yatırımlar yaptığı vurgulanıyor.

Kutuplarda jeopolitik güç gösterisi

Dünya siyasetinin ve jeopolitik güç gösterisinin Doğu Akdeniz, Pasifik Okyanusu ve iki kutupta şekillendiğini belirten Kaya, kitapta tecrübelerini paylaştı. Kaya, “Küresel iklim değişikliğiyle kutuplarda eriyen buzullar, potansiyel enerji kaynaklarının yanında turizm, su, tarım ve ulaşım olanaklarını ortaya çıkarıyor. En önemlisi ise 2048 yılından sonra Antarktika’da yaşanacak enerji paylaşım mücadelesinde ‘Danışman’ ülkeler söz sahibi olacak. Antarktika’da gözlemci statüsünden danışman ülkeye geçmemiz çok önemli” dedi.

Turizm, lojistik ve değerli maden merkezi: Kuzey Kutbu-Arktik 

Kaya, Kuzey Kutbu’ndaki keşfedilmemiş su, petrol ve doğal gaz rezervleri değerinin 1 Trilyon Dolar’ı geçebileceğini belirtti. Kaya, “Arktik, uzay teknolojileri ve savunma sanayi için gerekli çinko, nikel, bakır, altın, demir, pırlanta ve paladyum kaynakları barındırıyor. Hızla bir turizm bölgesi oluyor. Yeni açılan Kuzey Deniz Rotası 4 bin 500 deniz mili tasarruf sağlıyor. Arktik bölgenin geleceğinde söz sahibi olabilmek için kutup ipek yolunda ve ekonomik yatırım potansiyelinde yer almalıyız. Arktik Konsey’e gözlemci üye olmak için 2015 yılında başvurduk. Rusya, Nisan 2019’da 5. Uluslararası Arktik Forumu’nu yaptı. Forumda 1 milyar dolardan fazla değerde 40 anlaşma imzalandı. Türkiye’nin bu forumda her sektörden katılımcı ile yer alması ve ekonomik fırsatları yakalaması Arktik bölgenin geleceğinde rol alması gerekmekte” dedi.

Mineral, su ve enerji kaynağı: Güney Kutbu-Antarktika

Madrid Protokolünün 25. Maddesi gereğince 2048 yılına kadar Antarktika’da mineral ve enerji kaynak kullanımının yasaklandığını belirten Kaya, “28 yıl sonra bu yarış bambaşka boyut kazanacak” dedi. Kaya, “Modern dünyaya en yakın kıyıları ilk kez 1513 de Piri Reis tarafından çizilen Antarktika, 14 milyon km2 yüzölçümüyle ekolojik denge açısından çok önemli. Barındırdığı deniz kaynakları ve su potansiyeli, dünyanın geleceği için güvence. En’lerin kıtası Antarktika’ya 1960 yılında giden Atok Karaali’den beri varız, 1961’de imzalanan Antarktika Antlaşması’na 1998’den beri tarafız. 2048 yılından sonra kıtadaki enerji paylaşım mücadelesi ile birlikte kıtanın deniz yetki alanları gündeme gelecek. Enerji kaynağı paylaşımı farklı boyut kazanacak Antarktika’da yerimizi şimdiden almalıyız” dedi.

Tümamiral Cihat Yaycı ile çalışıyor

Pek çok uluslararası antlaşmanın imzalanmasında Türkiye’yi başarıyla temsil eden Kaya; İngiltere, Mısır, Belçika, Danimarka, Yunanistan, İspanya gibi ülkelerde deniz hak ve menfaatlerimizin korunması için çabaladı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Hukuk Müşaviri Kaya, Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair mutabakat muhtırasının mimarı Kurmay Başkanı Dr. Tümamiral Cihat Yaycı ile çalışıyor. Kaya, “Uğruna kan dökülmemiş tek kıta Antarktika’da ve insanlığın ortak mirası Arktik’te Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları vardır. Bu nedenle Arktik’te ve Antarktika’da mutlaka olmalıyız” dedi.

EN’lerin kıtasına kuşbakışı

En’lerin kıtası Antarktika’yı görsel olarak ilk kullanan Piri Reis(1513) olmuştu. Dünyanın en soğuk, en kuru, en rüzgarlı, en yüksek, en ıssız kıtası Antarktika, 14 milyon km2 yüzölçümüyle, Avustralya ve Avrupa kıtalarından büyük. Modern dünyaya(Güney Amerika) 600 deniz mili( 1100 km) uzaklıktaki kıtanın sadece yüzde 2,5’u buzsuz. Korunmuş doğasıyla dünyanın ekolojik dengesi için çok önemli olan Antarktika, su potansiyeliyle yerkürenin gelecekteki su ve gıda güvencesini barındırıyor. Kıtada Arjantin, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda, Norveç ve Şili resmi egemenlik iddiasında bulunuyor. 1961 yılında yürürlüğe giren Antarktika Antlaşması’na Türkiye’nin de aralarında olduğu 53 ülke taraf. Sadece barışçıl amaçlarla kullanılmasına izin verilen kıtada maden ve mineral kullanımı 1998 yılında imzalanan Madrid Protokolü’yle sınırlandırıldı. 50 yıllık sürenin dolacağı 2048 yılında çokuluslu mücadelenin başlayacağı tahmin ediliyor. Antlaşmada 29 ülke danışman statüsünde, Türkiye’nin de aralarında olduğu 24 ülke ise gözlemci. Türkiye kıtaya 1960’lardan itibaren ilgi gösterirken ilk giden bilim insanları Prof. Dr. Atok Karaali ve Prof. Dr. Ümran İnan oldu. 2006’da İTÜ’den Doç. Dr. Burcu Özsoy’un ardından 2012’de Uzaklar II yelkenlisiyle Osman Atasoy ve Sibel Karasu kıtaya giden Türkler oldu. 2014’te ise İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bayram Öztürk kıtada ve Güney Okyanusu’nda araştırmalar yaptı. Çeşitli bilim dallarından bilim insanlarının katılımıyla Prof. Dr. Öztürk’ün başlattığı sefer, Doç. Dr. Özsoy ile İTÜ Kutup Araştırmaları Merkezi’ne dönüşerek 2 bilim seferiyle sonuçlandı. 2016 yılında Antarktika’da yeni giden ilk Türk kafilesinin bulduğu liken türünün ismi Prof. Dr. Öztürk’e ithafen  ‘Sagediopsis Bayozturkii’ olarak kayıtlara geçti.

 

CEVAP VER