Ukraynalı Gazetecinin Gözüyle Osmanlı Kadınları

Ukraynalı sanat tarihi doktoru ve gazeteci Oleksandra Şutko, Osmanlı tarihinde önemli kadın sultanlar üzerine yeni bir kitap yazdı.

0
24

Kadın Saltanat: İktidar ve Sevgi adlı kitabında Hürrem, Mihrimah, Nurbanu, Safiye, Kösem ve Hatice Sultan’ı anlatan Şutko, “ 5 ülkede arşivleri tarayarak, 16 ve 17. yüzyılda Osmanlı yönetiminde etkin olan kadınların aşk ve diplomasi mektuplarını yayınladım” dedi.

Ukrayna’da doğan ve cariye olması için getirildiği Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentinde döneminin en güçlü kadın karakterine dönüşen Hürrem Sultan(Roxelana) için yazdığı aynı isimli kitabı 2017 yılında çıkan Oleksandra Şutko, bu kez 6 kadın sultanı anlattı. Hürrem’le başlayan ve yaklaşık 200 yıl süren kadın saltanatını yazan Oleksandra Şutko, Milliyet’e konuştu.

Türklerin İmparatoriçesi Hürrem

Şutko, “ Hürrem, Mihrimah, Nurbanu, Safiye, Kösem ve Hatice Sultan’ı anlatmak istedim. Çünkü bu kadınlar Osmanlı yönetiminde 16 ve 17. Yüzyılda çok etkindi. Kanuni’nin nikahli eşi Ukraynalı cariye Hürrem Sultan Osmanlı tarihinde devlet işleriyle ilgilenen ilk kadındı ve diplomatik ilişkileri etkilemişti. Doğu Macaristan Kralı I. János’un eşi Izabela Jagiellonka ile mektuplaşmıştı. Türklerin İmparatoriçesi sıfatıyla ise, Lehistan Kralı 2. Zygmunt August ile mektuplaştı. 1555’te Safevi hükümdarı Şah Tahmasp’ın kızkardeşi Sultanım Beygüm’e 2 kez barışın sürmesi dileğiyle yazdı. Belkıs Kudret, Meryem iffet şanlarıyla anıldı ve Kadınlar Saltanatı’nı başlattı. Kitabımda Hürrem’in Kanuni’ye yazdığı 8 mektupta var. Hürrem’in kızı Mihrimah’ın kocası Sadrazam Rüstem Paşa’yla entrikalarındanda bahsettim” dedi.

Kadınlar Saltanatı

Şutko, “  Bu tanım Osmanlı tarihçisi Ahmet Refik Altınay’a ait. Türkiye, Polonya, Ukrayna, Rusya ve Venedik arşivlerini kullandım. Türk, Polonyalı, Rus, İtalyan ve Amerikalı yazarların bilimsel literatürü okudum. Bu sultanların hepsi çok güzel, zeki, cesur ve merhametliydi. Nurbanu ve Safiye dönemlerinde güç Haseki Sultan’dan Valide Sultan’a yani padişahın annesine geçmiş. Valide Nurbanu Fransız kraliçesi Catherine de Medici ve Venedik Dukası ile mektuplaşmıştı. IV. Murat ve I. İbrahim’in annesi Kösem, torunu IV. Mehmet’in hükümdarlığında dahi gücünü korumuş hatta devleti bizzat yönetmiş. Kösem ile zirvedeki saltanat O’nun öldürülmesiyle sona ermiş. Hatta sadrazamı, askerlere ücret vermek için Kösem Sultan’dan yardım istemiş” dedi.

Beni en çok Hatice Turan etkiledi

Çocukluğumdan beri Osmanlı tarihiyle ilgilendiği için Türkçe öğrendiğini belirten Şutko, “ Beni en çok Ukraynalı kökenli Hatice Turhan Sultan etkiledi. 17. yüzyılın fırtınalı yıllarında yeniçeri isyanlarının olduğu dönemleri görmüş. Sultan İbrahim Paşa’nın karısı ve Sultan IV. Mehmet’in annesi olarak sabır dolu yıllar geçirmiş. 1648’de kocasının tahttan indirilip 7 yaşındaki oğlu Mehmed’in tahta çıkmasıyla valide sultan olmuş. Oğlunun yaşının küçüklüğü sebebiyle devletin her işiyle ilgilenmiş. İdarecilere hesap sormuş. Özgür Ukrayna için, Bogdan Hmelnitskiy ve Petro Doroşenko’nun mücadelesine destek vermiş, Kırım Tatarları ve yeniçeriler tarafından sevilmiş. Oğlunun küçüklüğü sebebiyle bir çeşit ‘Padişah Naipliği’ yapan Turhan Hatice Turhan, devlet görevlilerinin kararlarını onaylamış, hatta yeni politikalar başlatmış. Hatice Turhan Kadın Saltanat döneminin son temsilci. 1656 da Köprülü Mehmet Paşa’nın sadrazam olmasını destekleyerek yönetimi devlet adamlarına bırakmış.

Valide Safiye ise, Venedik Cumhuriyeti’nin desteklenmişti ve İngiltere Kraliçesi Elizabeth ile mektuplaşmıştı. Safiye, Elizabeth’e mektupla birlikte Osmanlı giysileri, yakut ve incili tac göndermişti. Hediyeleri Elizabeth alamadığı için uluslararası skandal ortaya çıkmıştı.

Hürrem kitapta özel

Şutko, “Ukraynalı cariyesi Hürrem Sultan, Osmanlı Devleti’nin en parlak zamanında Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi olarak imparatorluğun en nüfuzlu kadınıydı. Ukrayna’da esir edilen, ailesini kaybetmiş bir kadındı kısa sürede inanılmaz güç sahibi oldu. Hürrem Sultan’ın kökenleri Polonya kaynaklarında yer alıyor. Aşağı sınıftan bir Ukraynalı papazın kızı olduğu biliniyor. Hürrem, İstanbul’da camiler, hamamlar ve imarethaneler yaptırmış. Ondan önce hiçbir kadın, bunu yapmaya cüret edememiştir. Hürrem, Mevlana Celaleddin Rumi’nin Konya’daki türbesinin yanına iki minareli bir cami, imaret ve zaviye; Edirne’de cami, kervansaray ve çeşmeler yaptırmış; Ankara, Şam, Mekke ve Medine’de Müslümanlar için çok sayıda hayır işinde bulunmuş; Kudüs’teki Haseki Sultan İmarethanesi’ni inşa ettirmiştir. Feodosiya ve İznik’teki büyük kiliseler Hürrem Sultan sayesinde camiye çevrilmiş. Ukrayna için yararlı olmamıştır ama Ukrayna halkı onu çok sever. 1999’da Rogatyn Şehri’nde, Roksolana Meydanı’na onun heykeli dikildi. Ukrayna’da Hürrem’in resmini taşıyan posta pulları ve hatıra parası da çıkarıldı. Lviv’de, Truskavets’te, Volodımır-Volınskiy’de,  Kovel’de birçok caddeye onun adı verildi. Roksolana adı batı Ukraynalı kadınlar arasında çok yaygındır” dedi.

CEVAP VER