Yaşayan müze kent İstanbul

Binlerce yıllık tarihe ve pek çok medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul’da; Metro, Avrasya Tüneli, MARMARAY ve banliyö tren hattında sürdürülen kazılarda bulunan tarihi eserler arkeoloji dünyasının ilgisini çekiyor.

0
10

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan, son iki yılda elde edilenleri  anlattı. Kızıltan, “İstanbul, dünyada eşi az, yaşayan bir müze kent. 2016’da 321, 2017 de ise 252 kazı çalışması yapılarak kent arkeolojisine katkı sağlandı. ”dedi.

 

İki kıtanın kesişme noktasında ki İstanbul, çağlar boyunca farklı kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yaparken; Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının da başkenti oldu. Kentin her yerinden adeta tarih fışkırırken, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü son iki yılda yapılan çalışmaları anlattı. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan, “ Dünyada eşi benzeri zor bulunan yaşayan bir müze kenttir İstanbul. Artan nüfusuyla birlikte, birçok sorunla karşı karşıya kalan kentin bu sorunlarını çözmek için ilgili kurumlar tarafından çeşitli projeler geliştirildi. Arkeolojik SİT alanlarında geliştirilen projelerde pek çok tarihi eser bulunuyor. İnşaatların tüm temel kazıları, yerel yönetimlerin alt yapı çalışmaları, kentsel dönüşüm projelerinde arkeolojik ve kentsel sit alanlarında yapılan çalışmalar, müze müdürlüğümüz uzmanlarından oluşturulan ekiplerce denetleniyor. Kazılarda kent arkeolojisine önemli katkılar sağlanıyor. Yenikapı, Üsküdar ve Beşiktaş’ta sürdürülen Metro ve MARMARAY kazıları kentin uzak geçmişine ait çok önemli bilgileri günümüze taşıdı. Kartal, Pendik, İdealtepe ve Küçükçekmece’de ki demiryolu hattındaki ıslah çalışmalarında da önemli eserler çıktı.” dedi.

Şehrin banliyösündeki tarih

Kızıltan, “Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izinleri ve Bölge Koruma Kurulu kararları doğrultusunda 2016 yılında 321 arkeolojik kazı gerçekleştirildi. Marmaray için demir yollarının ıslahı kapsamındaki çalışmalara 2017’de devam edildi. Banliyo çalışmaları sırasında İdealtepe, Kartal ve Küçükçekmece gibi İstanbul’un birbirinden uzak semtlerinde yapılan çalışmalarda erken ve geç Bizans dönemine ait taşınır ve taşınmaz birçok kültür varlığı t

espit edildi. Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği Boğaz Karayolu Tüp Geçişi(Avrasya Tüneli) sırasında Yenikapı ve Çatladıkapı kazılarında Osmanlı Dönemi’nde su içinde yapılan mimari duvar kalıntılarının güzel örnekleri bulundu. Ayrıca, Zeyrek Camii, Pantokrator Kilisesi ve Çinili Hamam restorasyon ve kazıları müzemiz denetiminde sürüyor.” Dedi.

Aydos Kalesi’nde Manastır Kilisesi

 

Anadolu Yakası’nda sürdürülen Aydos Kalesi kazıları hakkında bilgi veren Kızıltan, “Kale, stratejik açıdan önemli Aydos Dağı üzerinde ana kaya düzeltilerek inşa edilmiş. Sultanbeyli Belediyesi’nce ziyarete açılmak istenen kalede kazı ve restorasyon projeleri sürüyor. 11. Yüzyılda yapılan kalenin en yoğun kullanım dönemi 13 ve 14. Yüzyılda. 14. Yüzyılın başında (1327-1328) Osmanlılar tarafından ele geçirilen kale, Türklere İstanbul’un kapılarını açtı. Kalede surların restorasyonu 2015 de tamamlandı. 2016 ve 2017 de kale içinde arkeolojik çalışmalar sürdürüldü ve üç Nefli bir manastır kilisesi açığa çıkartıldı.

 

Beşiktaş’ın tarihi antik çağlara kadar indi

Arkeolojik açıdan tarihi yarımada dışındaki önemli semtlerden birinin Beşiktaş olduğunu belirten Kızıltan, “Osmanlı döneminin Kaptan-ı Derya (Donanma Komutanı) semti Beşiktaş, Barbaros Hayrettin Paşa sayesinde denizcilik açısından büyük önem kazanır. Beşiktaş’ın Osmanlı Dönemi’nden itibaren kendine özgü kimlik kazandığı bilinir. Kabataş-Mahmutbey Metro hattında Beşiktaş Köyiçi SİT alanında kalan istasyon bölgesinde sürdürülen kazılarda Beşiktaş’ın uzak tarihini etkileyen sonuçlara ulaşıldı. Metro kazıları Beşiktaş’ın tarihini önemli ölçüde etkiledi. Müzemiz başkanlığında arkeolojik kurtarma kazılarına devam ediliyor. Beşiktaş Bulvarı ile Çırağan Caddesi’nin kesiştiği köşede yer alan kazılar, deniz düzleminin dokuz metre üstünde başladı. Yakın zaman kullanım izlerinin ardından karşılaşılan Arnavut kaldırımı geçmişin kapısını aralayan ilk izler oldu. Semtin altyapı sistemleri ile (kanalizasyon, elektrik, su hattı) 1910 da yapılan ve Barbaros Bulvarı’nın 1955 yılında yapılmasıyla hizmet dışı kalan ve sonrada yıkılan tramvay deposuna ait demir raylar açığa çıktı. Rayların hemen altında açığa çıkan mezarlık ise Beşiktaş tarihini etkileyen bir keşif oldu. Semtin tarihini 4 bin yıl öncesine çeken kurgan tipi mezarlıkta çalışmalar devam ediyor.” Dedi.

 

2016 ve 2017 kazıları

İstanbul’un ulaşım ve altyapı sorununu çözmek için yürütülen altyapı ve temel kazılarında bulunan eserler, kentin arkeolojik zenginliğini kanıtlıyor. 2016 da, Bölge Koruma Kurulu ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izin belgesiyle, 49 temel araştırma kazısı, 37 zemin etüt sondaj çalışması, 20 alt yapı çalışması, 23 restorasyon temel kazısı, 183 rekonstürüksiyon ve yeni temel kazısı, 9 kamu yatırımıolmak üzere 321 proje yürütüldü.  2017 yılında ise 220 temel kazısı, 25 alt yapı çalışması ve 7 proje kazısı olmak üzere 252 arkeolojik proje yürütüldü. Proje kazılarında açığa çıkan taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları, kentin uzak ve yakın tarihinin yeniden değerlendirilmesini gündeme taşırken, kent belleğine yeni bilgiler kattı.

CEVAP VER