İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Zekeriya Türkmen
Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalarken İstanbul’u işgal etmeyeceklerini söyleyen İtilaf Devletleri, 13 Kasım 1918 günü 61 gemiden oluşan filoyla şehri işgale başlamıştı. Resmi işgal 16 Mart 1920 tarihinde gerçekleşirken, Lozan Barış Antlaşması’ndaki diplomatik başarı 5 yıllık işgalin 2 Ekim 1923 günü son bulmasını sağlamıştı. 6 Ekim 1923 günü, 3. Kolordu Komutanı Mirliva Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk askerinin İstanbul’a girmesiyle son bulan 5 yıllık işgalin detaylarını, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Zekeriya Türkmen anlattı.
Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalarken İstanbul’u işgal etmeyeceklerini söyleyen İtilaf Devletleri, 13 Kasım 1918 günü 61 gemiden oluşan filoyla şehri işgale başlamıştı. Resmi işgal 16 Mart 1920 tarihinde gerçekleşirken Lozan’daki diplomatik başarı, işgalin 2 Ekim 1923 günü General Harrington’un ayrılmasıyla son bulmasını sağlamıştı. 6 Ekim 1923 Cumartesi günü, 3. Kolordu Komutanı Mirliva Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk askeri İstanbul’a girerken, tüm okullar tatil edilmiş, öğrenciler caddelere dizilmişti. Sirkeci’de Türk ordusunu karşılayan heyette şehrin ileri gelenleri bulunmuştu. Gülhane Parkı’na girecek askerlerin tüfeklerine konulmak üzere Kızılay çiçek buketleri dağıtmıştı. İstanbul Belediyesi şeker dağıtırken, İstanbullular adına Vali Haydar Bey askerleri karşılamıştı. Zafer taklarına defne dalları ve mersin yaprakları dizildi. Gayrimüslim ve yabancı vatandaşlar da kutlamalara katılmıştı. Camilerde mevlütler ve hatimler okunmuştu. Kutlamalarda izdiham olmaması için tramvay seferleri iptal edildi, bandolar marş çalarak ilerlemişti. Mirliva Şükrü Naili Paşa’nın Pendik vapuruyla Sirkeci’ye gelmesiyle İstanbul müftüsü dua okumuştu. Tıp fakültesi öğrencileri de Sirkeci’deki yerlerini almıştı. Kurbanlar kesilirken, Müdafayi Hukuk Cemiyeti Türk askerine kavurmalı pilav dağıtmıştı. İstanbul Türk bayraklarıyla kırmızı beyaz renge bürünmüştü. Mirliva Şükrü Naili Paşa, Babiali Caddesi’nde izdiham nedeniyle otomobiliyle güçlükle ilerlemişti.
İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Zekeriya Türkmen, 5 yıllık işgal boyunca 50 bin işgalci askerin İstanbul halkını baskıyla korkuttuğunu belirtti. Türkmen, “İşgalci askerlerin onur kırıcı davranışları, kanun tanımaz tavırları Müslüman halkı bezdirdi. İngiliz Generali Maksvel, Beykoz’da verdiği davette Beylerbeyi Sarayı’ndan Sultan Abdülaziz’in tahtını getirtmişti. İngilizler, fethin sembolü Ayasofya’nın Yunanlılara verileceğini söylüyordu. Türk tarihi eserleri, mezar taşları gemilerle Avrupa’ya kaçırıldı. Fatih’in şahi topları Londra’ya götürüldü. Türkleri sevmeyen İngiliz General Charles Harrington, işgal Orduları başkomutanıydı. Ama işgal ordusunda otorite kuramadı. İstanbul’da asayişsizlik, hastalık, yangınlar yaşandı. Anadolu’da başarıları artan Mustafa Kemal Paşa ile görüşmek istedi ama başaramadı.” dedi.
Topkapılı Cambaz Mehmet isimli kuvayi milliyecinin İstanbul’un işgalinde yaptıklarına dikkat çeken Türkmen, ” Topkapılı Mehmet, Anadolu’ya silah ve insan kaçırarak direnişe yardım eden Karakol Cemiyeti’nin üyesiydi. Mustafa Kemal Paşa’yla haberleşirdi. Atatürk, Bandırma vapuruna binerken bile O’na güvenmişti. Demir takma adıyla Karakol ve Mim Mim (Müsellah Müdafaa-i Milliye) gurubunda çalışmıştı. İngiliz İstihbarat Yüzbaşısı Bennet’e suikast düzenledi. Hatta General Harrington’un çok sevdiği arabasını kaçırdı ve parçalayıp Anadolu’ya gönderdi. Kahramanlıklarından dolayı İstiklal madalyası aldı, maaşını Kızılay’a bağışladı.” dedi.
Türkmen, işgal boyunca yaklaşık 50 bin işgalci askerin İstanbul halkını baskıyla korkuttuğunu belirtti. Türkmen, “16 Mart 1920 tarihinde İstanbul’un tamamen işgal edildi. İngilizler önce Şehzadebaşı’ndaki askeri karakolu ardından Harbiye Nezaretini işgal ettiler. Şehzadebaşı Karakolu’nda uyuyan bando erlerinden 6’ı şehit edildi. İşgalci askerlerin onur kırıcı davranışları, kanun tanımaz tavırları Müslüman halkı bezdirdi. Düzenlenen maçlar, balolar ve diğer davetlere mandacı kesim rahatlıkla katılıyordu. Onurlu İstanbulullar sessiz kalıyordu. General Harrington Kupası’nı Fenerbahçe’nin kazanması Türklerin gururunu ve özgüvenini artırmıştı. İngiliz Generali Maksvel, Beykoz’da verdiği davette Beylerbeyi Sarayı’ndan Sultan Abdülaziz’in tahtını getirtmişti. İngilizler, Türkler için fethin sembolü sayılan Ayasofya’nın Yunanlılara verileceğini söylüyordu. Türk tarihi eserleri, mezar taşları İngiliz veya Fransız gemilerine yüklenerek Avrupa’ya kaçırıldı. Fatih’in şahi topları Londra’ya götürüldü. İngiliz General Charles Harrington, İşgal Orduları başkomutanıydı ve Türkleri sevmeyen bir kişiydi. Ama işgal ordusunda tam otorite kuramadı. İstanbul’da asayişsizlik, hastalık, yangınlar yaşandı. Anadolu’da başarıları artan Mustafa Kemal Paşa ile görüşmek istedi ama başaramadı. Sultan Vahdeddin, General Harington’a kaçmak istediğini söyledi ve Malaya zırhlısı ile o dönemde İngiliz sömürgesi olan Malta’ya gönderildi.” dedi.
Türkmen, “İngilizlerin, İzmir’in 9 Eylül 1922’de kurtarılmasından sonra şahlanan Türk ordusunu durdurmaları mümkün değildi. Hint Müslümanlarında İngilizlere tepki artıyordu. Britanya başbakanı Lloyd George, iktidardan düşmüş, Yunanistan’da darbe olmuştu. Türk İstiklal Harbi, dünyaya tam bağımsızlık ruhunu yaymıştı. İşgalciler, 2 Ekim 1923’te Dolmabahçe’de Selahatattin Adil Paşa’nın da bulunduğu Türk komuta heyetinin yanındaki Türk bayrağını selamlayarak ve Mustafa Kemal Paşa’nın ‘Geldikleri Gibi Giderler’ öngörüsüyle gittiler. Gençlerin bunu hafızalarına yerleştirmesi gerekir. İstanbul Türk tarihinin özetidir.” şeklinde konuştu.
Türkmen, “İngilizlerin, İzmir’in 9 Eylül 1922’de kurtarılmasından sonra şahlanan Türk ordusunu durdurmaları mümkün değildi. Görüşmek için Refet Paşa’yı kabul ettiler. Hint Müslümanlarında İngilizlere tepki artıyordu. Britanya başbakanı Lloyd George, iktidardan düşmüş, Yunanistan’da darbe olmuştu. Zaten, ‘Fransız ve İtalyanlar İstanbul’da ne işimiz var’ diyorlardı. Türk İstiklal Harbi, dünyaya tam bağımsızlık ruhunu yaymıştı. İşgalciler, 2 Ekim 1923’te Dolmabahçe’de Selahatattin Adil Paşa’nın da bulunduğu Türk komuta heyetinin yanındaki Türk bayrağını selamlayarak ve Mustafa Kemal Paşa’nın ‘Geldikleri Gibi Giderler’ öngörüsüyle gittiler. Gençlerin bunu hatırlaması ve bilinç olarak hafızalarına yerleştirmesi gerekir. İstanbul Türk tarihinin özetidir.” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…
İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…
Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…