Genel

ÇANAKKALE’YE HOŞGELDİN KARTAL İSTİMBOT… MÜMİN ALBAY İSTİMBOTA DOKUNDU VE YAZDI

TARİHSEL TANIKLAR: AGEMEMNON VE ENTERPRİCE (KARTAL)

Bu arada Suriye Cephesinde bulunan Yıldırım Ordularının lağvedilmesi nedeniyle bahse konu cephedeki görevi sona eren genç bir general (Mirliva) de Adana’dan başlayan ve İstanbul da sona eren tren yolculuğunu tamamlayarak İstanbul Haydarpaşa garına gelmişti. Bir manga asker ve yakın dostu Doktor Rasim Ferid (Talay) tarafından karşılanan bu genç generalin ismi Mustafa Kemal’di. Niyeti denizden intikalle önce Galata’ya oradan da Beyoğlu’ndaki Pera Palas oteline gitmekti.

Mustafa Kemal’e bu kısa deniz yolculuğu için aslında Fransız işgal güçlerine ait ENTERPRİSE isimli bir istimbot tahsis edilmişti. Edilmişti edilmesine ama, tamda bu saatlerde birleşik işgalci filonun gemileri demir yerlerine intikal etmek ve demirlemek üzere manevra yapmak maksadıyla hareket halinde olduklarından boğaz trafiği durdurulmuştu. Acı dolu bu geçişler ve manevraları izlemek zorunda kalan Mustafa Kemal ve beraberindekiler bir süre bekledikleri Haydarpaşa iskelesinden saat 15.00 sularında ayrılarak, Galata’ya gitmek üzere işgal gemilerinin arasından süzülerek geçerler. O sırada Mirliva Mustafa Kemal’in yanında olan yaveri Cevad ABBAS son derece hüzünlü ve ağlamaklıdır.

“ÜZÜLME ÇOCUK. GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER”

Oysa, bütün bu kasvet ortamına rağmen komutanı Mustafa Kemal’in düşünceleri çok farklıdır: Yaverine döner ve şöyle der: “ÜZÜLME ÇOCUK. GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER”. Cevad ABBAS yıllar sonra kitabında o anı şöyle anlatacaktır: “Atatürk ile askerî ulaşımın köhne bir motoru ile deniz ortasında yaslanan bir çelik ormanının içinden geçiyorduk. Atatürk’ün zarif dudaklarından ‘Geldikleri gibi giderler!’ Cümlesini işittiğim zaman, mütarekenin doğurduğu derin ve elemli ümitsizliği derhal unutmuştum.”

Tarihin zaman tüneli Agamemnon ile Kartal’ı buluşturdu

24 metrelik bir istimbotun içinde yaşanan bu gerçek olay, umudun ve inancın diri tutulmasına ve bağımsızlık ateşiyle yanan yüreklerin çelik yığınlarına yenilmesinin mümkün olmadığına dair somut bir örnek olmakla birlikte o an için inanılması zor ancak muhteşem bir öngörüdür. İşte Agememnon zırhlısı nasıl bir tarihi ana tanıklık etmişse, daha sonra KARTAL adını alacak Enterprise istim botu da böylesine muhteşem ve tarihi bir ana tanıklık etmiş, Agemenon da yaşananlar sonucunda İstanbul’u (ve de Anadolu’yu) işgal edenler, Kartal istimbotunda yaşananların bir sonucu olarak, geldikleri gibi gitmişlerdir.

ENTERPRİCE (KARTAL)’IN DOĞUMU VE TARİHSEL KİMLİĞİ:

1911 yılında Hollanda’da Rotterdam yakınlarındaki Wed.C. Boyle & Zonen Tersanesi’nde Fransız bir firma için Enterprise ismi ile inşa edilen Kartal istimbotunun boyu 24 metre olup 84 tonluk bir ağırlığa sahipti.1917 yılının Nisan ayında askerî maksatlarla kullanılmak üzere Fransız Deniz Kuvvetleri tarafından gemiye el koyulmuştur. Ege ve Doğu Akdeniz bölgesinde fiilen kullanılan tekne, tarihî kimliğini işte bu olayla kazanmıştır.

 

Enterprise, 1920’de Française de Remorquage, de Pilotage & de Sauvetage S.A, isimli firmaya iade edilmiş olmakla birlikte, Millî Mücadele’nin Türk Ulusu ve Ordusu tarafından kazanılmasından sonra 1923’te Seyr-i Sefain idaresince satın alınmış ve KARTAL adıyla hizmet vermeye başlamıştır.

1933’te İstanbul Liman İşletmesi’ne, 1939’da Devlet Demiryollarına, 1952’de Denizcilik Bankası İstanbul Liman İşletmesi’ne devredilmiş ve 14 Temmuz 1942’de Çanakkale’de batan Atılay denizaltısının aranmasında kullanılmıştır.

1974 yılında sahipliği özel sektöre geçen gemi; Kartal II adını alarak, 2015 yılına kadar gemi kurtarma ve yedekleme işlerinde kullanıldıktan sonra metalürjik ömrünü tamamladığı için Tuzla’da çürümeye terk edildi.

KARTAL’I TERK ETMEYENLER:

Evet, hepimiz adına bir öz eleştiri yapmak gerekirse; bilinçsizlikten mi dersiniz, vefasızlıktan mı dersiniz, ya da başka başka nedenlerden mi dersiniz bilemem ama çoğu zaman yapıldığı/yaptığımız gibi açıkçası bu tarihi gemi en nihayetinde çürümeye ve sulara gömülmeye terk edilmişti. Ta ki bir grup denizdaş ve yurtseverin onun peşine düşmesine kadar.

Bildiğim ve süreci takip edebildiğim kadarıyla; bu büyük bir vefa ve gönüllülük örneği olan davranış, denizcilik sektörünün samimi, sevilen ve kadirşinas ismi Sayın Arif ERTİK Bey’in Kartal’ın peşine düşüp onun akıbetini araştırmaktan vazgeçmemesiyle başlar. İki yıl Kartal’ın izini süren bu güzel insan 2016 yılında Tuzla da kaderine terk edilmiş tekneyi bulur ancak henüz yeterli bilgi ve belgelerle teknenin kimliği teyit edilememiştir. Arif ERTİK bey derhal diğer bir deniz dostu ve dalgıç olan gazeteci Gökhan KARAKAŞ’ı arar ve haber verir. Daha sonra emekli Amiral Cem GÜRDENİZ durumdan haberdar edilir ve müthiş bir reaksiyon gösterilir. Kaptan Levent AKSON ve Adil TUĞCU gibi isimlerle birlikte birçok vefalı ismin bir araya gelmesiyle, Kasım 2017’de Emekli amiral Cem Gürdeniz başkanlığında kurulan Kartal İstimbotunu Kurtarma ve Yaşatma Platformu kurulur.

Veciz sözün izinden giden denizciler

Karar verilmiştir: Kartal kaderine terkedilmeyecektir. Kartal istimbotu, denizden çıkartıldığında içinden 30 ton su ile 20 ton kaya boşaltılır. Bu arada Deniz Ticaret Odasının da destek verdiği belgelendirme ve araştırmalara yönelik faaliyetler yedi ay kadar sürer. Zira Hollanda’daki tersane 2’nci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından bombalandığından belgelere ulaşmak mümkün değildir. Ancak bu vefakâr ekip, fotokopiler ve çoğaltma belgelerle ilerleyerek, Sinan Meydan, Orhan Çekiç gibi çok kıymetli araştırmacı ve tarihçilerin de desteğiyle ilerleyerek delillendirilir ve sonuca ulaşılır. Bu gemi Mustafa Kemal’in Haydarpaşa İskelesinden Galata’ya intikal ettiği ve “geldikleri gibi giderler” veciz sözünü söylediği gemidir. Bu arada adeta bir STK’ ya dönüşen platform, Kartal İstimbotu’nun statik bir gemiye dönüştürülüp sergilenmesi için harekete geçer. İlgili makamlara müracaat ederek, Çiçek Tersanesi’nde restore edilen Kartal İstimbotu, büyük ve gönüllü gayretler ve uzun çalışmalar ve bir yıllık restorasyon sürecinin ardından sergilenmek üzere Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilir. Bence Kartal İstimbotunu Kurtarma ve Yaşatma Platformu mucizevi bir başarıya imza atmış ve gerçekten Kartal’ı yaşatmayı başarmıştır.

 

KARTAL ARTIK VATAN KALBİNİN ATTIĞI YERDE: ÇANAKKALE

Benim şahsi düşüncem ve yüreğimden geçeni sorarsanız, aslında ben Kartal istimbotunun olayın yaşandığı yer olan İstanbul’da Deniz Müzesi veya uygun görülecek mahalde sergilenmesini arzu ederdim. Ancak, konuyla ilgili makamların, benim bilemediğim mülahazalarla durumu en küçük detaylarına kadar değerlendirdiklerinden de eminim. En nihayetinde artık tarihsel bir kimlik ve anlam kazanmış olan Kartal istimbotunun Çanakkale de sergilenmesi uygun bulunmuş ve Kartal, Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı TCG Ç-144 ile Çanakkale Deniz Müzesine getirilerek, müzede onun için hazırlanan özel platformunda konuşlandırılarak halkın gösterimine açılmıştır.

Ben de bir eski asker, eskimeyen bir denizci ve kendi halinde bir yurttaş olarak ve bir çocuk sevinci ve büyük bir heyecanla Kartal istimbotunu ziyarete gittim. İlk gözüme çarpan Kartal’ın baş üstünde duran Mustafa Kemal’di. Muhteşemdi. Ayrıca tüm Çanakkale’nin bağrında şehitlerimizle birlikte Kartal’a da kucak açmış olması ve Çanakkale Deniz Müzesi Personelinin Kartal’ı içtenlikle kucaklamış olduğunu görmek te benim için hem çok anlamlı hem de son derece sevindiriciydi.

BİR KİTABEDE KARTAL İSTİMBOTUN SÜRECİ ANLATILSA

Bu vesileyle kaderine terk edilmiş olduğu kayalıklardan kurtarılıp, Çanakkale Deniz Müzesi Müdürlüğündeki özel platformuna yerleştirilene kadar bu tarihi gemiye emeği geçen herkese en içten ve kalpten şükranlarımı sunuyor ve bu büyük vefa örneği karşısında saygıyla eğiliyorum.

Naçizane fikrim ve önerim ise, kaderine terk edilen ve yarı batık halde suyun altında bulunan bu istimbotun gönüllüler tarafından adeta yoktan var edildiğinin de anlatılmasıdır. Hurdaya ayrılmak üzereyken bir grup gönüllünün verdiği mücadeleyi anlatan bir kitabenin eksikliği hissediliyor. Deniz müzesi yetkililerine ve deniz kuvvetleri komutanlığına denizci imecesiyle yeniden hayat bulan istimbotun hikayesinin anlatıldığı bir kitabe yapılmasını öneririm.

Emekli Deniz Albay Mümin Kır

Köprüüstü Müsaade-Mümin Kır

En Yeniler

MAVİ VATAN’IN MİMARI ORAMİRAL ÖZDEN ÖRNEK UNUTULMADI

Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…

% gün önce

KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NA MÜDAHALE

İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…

% gün önce

TÜRK LOYDU’NDA PROF. DR. ORAL ERDOĞAN GÜVEN TAZELEDİ

Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…

% gün önce

İSRAİL YUNAN KARASULARINDA SUMUD FİLOSU’NA SALDIRDI

Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…

% gün önce

NASA BAŞKANI: ‘PLÜTON’U YENİDEN GEZEGEN YAPALIM’

Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…

% gün önce

GREENPEACE TÜRKİYE KÜRESEL SUMUD(DİRENİŞ) FİLOSU’NDA

Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…

% gün önce