Genel

CEM GÜRDENİZ DOHA SALDIRISINI YORUMLADI… KATARLAŞMAK MI KURUCU ORTAK OLMAK MI?

“Cem Gürdeniz Soruyor: Katarlaşmak mı kurucu ortak olmak mı?”

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, son dönemde Katar’da yaşanan gelişmeleri ve İsrail’in Doha’ya gerçekleştirdiği saldırıyı değerlendirdi. Gürdeniz, yaşananları çok kutuplu dünya düzenine geçiş sürecinde önemli bir kırılma anı olarak yorumladı.

ABD-KATAR ZİYARETİ VE ANLAŞMALAR: BİR HARAÇ MI?

“Trump’ın Katar’a son ziyareti 14–15 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleşti. Bu ziyarette Katar Havayolları için 96 milyar USD’lik 210 adet Boeing uçağı alım anlaşması dahil Katar ile 243,5 milyar USD’lik büyük bir paketi imzalandı. Bu bir nevi haraçtı” diyen Gürdeniz, Katar Emiri’nin Trump’a Boeing 747-8 tipi lüks bir uçak hediye ettiğini ve bunun kabul edildiğini de hatırlattı.

“Katar gibi Batı’nın jeopolitik esiri, mutlak monarşi ile yönetilen bir ülke, tüm bu tavizleri mafya tarzı ABD koruması için yapıyordu” dedi.

DOHA’YA İSRAİL SALDIRISI VE ABD’NİN İHANETİ

Gürdeniz’e göre bu hesap tutmadı: “Olmadı. Dün İsrail Doha’yı vurdu. ABD, kendi barış teklifi ile çağırdığı müzakere heyetini İsrail’e teslim etti.”

Katar Dışişleri Bakanı’nın, saldırı öncesi ABD’nin kendilerine bilgi verdiği iddialarını yalanladığını belirten Gürdeniz, bakanın ayrıca saldırının, müzakerecileri hedef aldığını ifade ettiğini aktardı.

İKİRCİKLİ DİPLOMASİ: SAVUNMA ANLAŞMASI TALİMATI

Gürdeniz, “Asıl oksimoron sahneye şimdi geçiyorum” diyerek şu çelişkiye dikkat çekti:

“Saldırının olduğu aynı gün Trump, Dışişleri Bakanı Rubio’ya Katar ile bir Savunma İşbirliği Anlaşması’nı (DCA) sonuçlandırması talimatını verdi. İsrail’in, ABD’nin bölgedeki en büyük hava üssüne ev sahipliği yapan Katar gibi bir müttefikine yönelik bu saldırısı salt taktik bir baskın değildir. Pek çok sebebi vardır ve pek çok sonuca gebedir.”

ABD-İRAN GÖRÜŞMELERİ VE İSRAİL’İN GÜVENSİZLİK ATAĞI

“ABD’nin İran ile Umman’da görüşmeleri devam ederken, İsrail’in İran’a saldırması ile yarattığı güvensizlik bu saldırı ile tavan yapmıştır” diyen Gürdeniz, Alaska Zirvesi sonrasında Putin’in ABD çağrılarını dikkate almamasını da bu gelişmelere bağladı.

“ABD artık muhatap alınacak, sözüne ve akitlerine güvenilecek bir güç olmaktan çıkmıştır. Kendine biat eden, koruma için haraç ödeyen vekillerini İsrail için harcayabileceğini göstermiştir” ifadelerini kullandı.

KÖRFEZ ÜLKELERİNE GÖZDAĞI: ŞİÖ VE ASYA GÜCÜ KORKUSU

Gürdeniz’e göre saldırının ardında Çin’in yükselen etkisine karşı bir mesaj da var:

“ŞİÖ zirvesi ve Çin’in zafer töreninde sergilenen Asya birliği ve gücünün etkisi altına girebilecek Körfez zengini (GCC) ülkelere uyarı atışı yapılmıştır. Sakın denemeyin. Ya üzerinize İsrail’i salarım ya da monarşilerinizi iç ayaklanmalar ile yıkarım mesajı verilmiştir.”

NETANYAHU’NUN İÇ HESAPLARI: İSRAİL’İN DURDURULAMAZLIĞI

Netanyahu’nun iç politik hesaplarına da dikkat çeken Gürdeniz, “Başındaki davalar belasını savmak ve içerdeki büyük muhalefet ve protesto dalgalarını dağıtmak için Netanyahu her şeyi yapmaya devam edecektir” dedi.

“Amerikan koruması devam ettiği sürece durmayacaktır. Karşısında zayıf Arap devletleri olduğu sürece bu devletleri atış poligonu gibi kullanarak çöken ABD hegemonyasının ömrünü uzatmaya çalışacaktır.”

İRAN SAVAŞI GÜNDEMİ VE TRUMP’A BASKI

“Netanyahu’nun en büyük amacı ABD ile İran’ı savaştırmaktır” diyen Gürdeniz, Trump’ın bu baskıya direndiğini ancak gizli dosyalarla kuşatılmakta olduğunu iddia etti.

“Önce Kongrede açıklanan ve daha sonra Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan Epstein’ın 50 yaş doğum günü kartında Trump’ın imzasının olması olayı gibi, bilmediğimiz pek çok unsurun tehdit ve baskı aracına dönüşmesi mümkündür. Doha baskını ile doğum günü kartının yayınlanmasının aynı günlere denk gelmesi tesadüf olamaz” ifadelerini kullandı.

ABD’NİN SUÇ ORTAKLIĞI VE KÜRESEL İTİBAR KAYBI

Gürdeniz’e göre İsrail’in eylemleri sadece bölgeyi değil, küresel dengeleri de etkiliyor:

“İsrail’in sınır tanımayan hukuksuzluğu ve Gazze’de yaşanan soykırım sadece onları değil ABD’yi de insanlık tarihinde hızla aşağıya çekiyor. Küresel Güney ve Asya devletleri bu yaşananları büyük bir endişe içinde takip ediyor.”

KÜRESEL AYAKLANMALAR VE ABD KARŞITI DALGA

“Nepal ve Endonezya’da yaşanan ayaklanmalar tesadüf değildir. ŞİÖ Zirvesi başarısı sonrası bu olaylar artacaktır” diyen Gürdeniz, ABD’nin küresel etkisine karşı artan tepkilere işaret etti:

“Bu olaylar, çöken ABD hegemonyasına karşı artan bir antipati yaratacaktır.”

NATO VE AVRUPA CEPHESİ: YENİ GERGİNLİKLER

Gürdeniz, NATO içindeki gelişmelere de dikkat çekerek, Polonya’nın tutumunun değiştiğini belirtti:

“Son 3 yıldır Rus dronları Batı Ukrayna’ya yaptıkları keşif faaliyetlerinde sık sık Polonya hava sahasını ihlal ediyordu. Polonya bu dron ihlallerine diplomatik tepki veriyordu. Ancak bu kez, üç yıldır yaşananlara rağmen Polonya’nın ve savaşın devamını isteyen NATO ülkelerinin çok ciddi bir tepki gösterdiğini görüyoruz.”

Polonya’nın NATO Anlaşması’nın dördüncü maddesini işletme sürecini başlattığını vurgulayan Gürdeniz, şu değerlendirmeyi yaptı:

“ŞİÖ Zirvesi ve Çin’in gövde gösterisinden sonra, ama en önemlisi ABD ve AB ülkelerinde artık pek çok siyasetçinin ve kanaat önderinin Rusya-Ukrayna Savaşı’nda sona gelindi söylemleriyle bu olayın yaşanması aynen Doha saldırısı gibi tesadüf olamaz. Rusya-Ukrayna savaşının devamı Avrupa cephesinde yeni silahlanma, yeni bütçe artırımları ve küresel finansın vizyonuna uyum için kaçınılmaz görünüyor.”

“ATLANTİK ZİNCİRLERİNDEN KOPMAK, STRATEJİK ZORUNLULUKTUR”

“Dilerim bu son yaşananlar ülkemizdeki Amerikancılarla NATO ve AB muhiplerine ders olur” diyen Gürdeniz, Atlantik sisteminin Türkiye’ye artık güvenlik değil kriz sunduğunu savundu.

“Doha/Katar’da yaşanan İsrail saldırısı bir kez daha gösteriyor ki Atlantik zincirleri içinde kalmak, yalnızca güvensizlik ve kriz üretiyor. Gerçek stratejik alternatif, çok kutuplu düzenin kurucu ortaklığıdır” dedi.

Bu kapsamda Türkiye için önerisini de paylaşan Gürdeniz, Mavi Vatan perspektifine vurgu yaptı:

“Mavi Vatan doktrininin Asya merkezli çok kutuplu düzenle entegrasyonu, Türkiye’nin 21. yüzyılın ikinci yarısındaki konumunu belirleyecek gerçek stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır.”

“Tarihi süreçler, kimi milletleri seyirci, kimilerini ise sahnenin kurucu aktörleri yapar. Türkiye’nin hangi kategoride yer alacağı, önümüzdeki dönemde vereceği stratejik kararlarla şekillenecektir.”

Cem Gürdeniz Soruyor: Katarlaşmak mı kurucu ortak olmak mı?

EDA ŞAHİN

En Yeniler

MAVİ VATAN’IN MİMARI ORAMİRAL ÖZDEN ÖRNEK UNUTULMADI

Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…

% gün önce

KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NA MÜDAHALE

İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…

% gün önce

TÜRK LOYDU’NDA PROF. DR. ORAL ERDOĞAN GÜVEN TAZELEDİ

Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…

% gün önce

İSRAİL YUNAN KARASULARINDA SUMUD FİLOSU’NA SALDIRDI

Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…

% gün önce

NASA BAŞKANI: ‘PLÜTON’U YENİDEN GEZEGEN YAPALIM’

Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…

% gün önce

GREENPEACE TÜRKİYE KÜRESEL SUMUD(DİRENİŞ) FİLOSU’NDA

Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…

% gün önce