Küresel Yönetişim Girişimi, egemen eşitliği esas alma, uluslararası hukuka bağlı kalma, çok taraflılığı savunma, insan merkezli kalkınmayı öne çıkarma ve eylem odaklı iş birliğini güçlendirme olmak üzere beş temel ilkeye dayanmaktadır. Bu girişim, “Nasıl bir küresel yönetişim sistemi kurulmalı ve nasıl reforme edilmelidir?” sorusuna çağımızın koşullarına uygun bir yanıt sunmaktadır. Karmaşık ve hızla değişen uluslararası ortamda, bu yaklaşım büyük sayıda ülkenin ortak beklentilerini yansıtmakta ve uluslararası toplumun geniş takdirini kazanmaktadır. Küresel Yönetişim Girişimi’nin etkin bir biçimde uygulanması, sadece İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan uluslararası düzenin korunması açısından değil, aynı zamanda küresel yönetişim sisteminin daha adil ve kapsayıcı hale getirilmesi bakımından da büyük önem taşımaktadır. Çin, bu süreçte üzerine düşen sorumluluğu üstlenmeye ve daha adil, dengeli, sürdürülebilir bir dünya düzeninin inşasında öncü rolünü sürdürecektir.
Çin her zaman dünya barışının inşacısıdır. Günümüzde jeopolitik gerilimler artarken, Soğuk Savaş zihniyeti yeniden yükselişe geçmekte ve insani krizler insanlığın ortak vicdanını zorlamaktadır. Çin, ortak, kapsamlı, iş birliğine dayalı ve sürdürülebilir bir güvenlik anlayışını savunmaktadır. Bir ülkenin güvenliği, başka ülkelerin güvenliği pahasına inşa edilemez. Tüm ülkelerin meşru güvenlik kaygılarına saygı gösterilmeli; anlaşmazlıklar diyalog ve istişare yoluyla barışçıl biçimde çözülmelidir. Büyük ya da küçük, güçlü ya da zayıf, zengin ya da fakir fark etmeksizin tüm ülkeler küresel yönetişim sürecinde eşit katılma, eşit karar alma ve eşit faydalanma hakkına sahiptir. Çin, Birleşmiş Milletler Barış Gücü operasyonlarının ikinci büyük mali katkı sağlayıcısı ve BM Güvenlik Konseyi daimî üyeleri arasında en fazla asker gönderen ülkedir. Ukrayna krizi ve Filistin-İsrail çatışması gibi konularda Çin tarafları diyaloğa teşvik ederek barışçıl çözüm yollarını desteklemektedir. Bu yıl Çin, 30’dan fazla ülke ile Uluslararası Arabuluculuk Enstitüsü’nü kurmuştur. Bu adım, mevcut uluslararası uyuşmazlık çözüm mekanizmalarını zenginleştirmiş ve küresel barışçıl çözümler için daha fazla seçenek sunmuştur. Çin, adalet ve hakkaniyet ilkesine bağlı kalarak, meselelerin özüne ve uluslararası toplumun ortak çıkarlarına göre hareket edecek; tüm taraflarla birlikte barışın en geniş ortak paydasını arayarak, siyasi çözümler yoluyla sıcak sorunların çözümüne yapıcı katkılar sunmayı sürdürecektir.
Çin çok taraflılığın kararlı bir uygulayıcısıdır. Adaletsiz ve dengesiz bir uluslararası düzen ne çağın ruhuna ne de insanlığın ortak beklentilerine uygundur. Yükselen Küresel Güney ülkeleri, uluslararası sistemde eşit statüyle kuralların oluşturulmasına katılmayı arzu etmekte ve küresel kaynakların adil paylaşımını talep etmektedir. Birçok ülke liderinin BM Genel Kurulu’ndaki konuşmaları, dünyanın çok kutupluluğa doğru ilerlemesinin artık geri döndürülemez bir eğilim olduğunu göstermektedir. Çok taraflılığı savunmak, tüm ülkelerin eşit haklara sahip olduğunu kabul etmek ve gelişmekte olan ülkelere küresel yönetişimde daha güçlü bir ses kazandıracak platformlar sunmaktır. Çin her zaman gerçek çok taraflılık anlayışını benimsemiş, istişare, ortak inşa ve ortak paylaşım ilkelerini hayata geçirmiştir. Çin, Birleşmiş Milletler’i merkezde tutan uluslararası sistemi kararlılıkla desteklemekte, Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi çok taraflı mekanizmaların daha etkin rol oynaması için çalışmaktadır. Çin, küresel yönetişim sisteminin daha adil, dengeli hale gelmesi için azami gayret göstermekte; Birleşmiş Milletler çerçevesinde tek taraflı yaklaşımlara ve her türlü baskıcı tutuma karşı durmaktadır.
Çin, küresel yönetişimin geliştirilmesinde kararlı ve etkin bir aktördür. Günümüzde yükselen ekonomiler, kalkınma, iklim değişikliğiyle mücadele ve çevre sorunları gibi çok yönlü zorluklarla karşı karşıyadır. Küresel yönetişim bu süreçte yeni bir yol ayrımına gelmiştir. Son yıllarda Çin, küresel ekonomik büyümeye yaklaşık %30 oranında katkı sağlayarak, uluslararası bilim ve teknoloji iş birliğine etkin biçimde katılmakta; 5G, yapay zekâ ve diğer ileri teknoloji alanlardaki kazanımlarını paylaşmakta ve yüksek kaliteli Kuşak ve Yol Girişimi’ni kararlılıkla sürdürmektedir. Bugün itibarıyla 150’den fazla ülke bu kapsamda Çin ile iş birliği yürütmektedir. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yakın zamanda düzenlenen İklim Değişikliği Zirvesi’nde, tüm ekonomik sektörleri ve tüm sera gazları kapsayan 2035 Ulusal Katkı Beyan’ını açıklamıştır. Bu, Çin’in küresel iklim mücadelesine yönelik yeni ve somut bir adımıdır. Ayrıca Çin, Ekim ayı ortasında Pekin’de düzenlenecek Dünya Kadınlar Konferansı’na ev sahipliği yapacak. Zirvede yayımlanacak Yeni Dönemde Kadınların Kapsamlı Gelişimini Teşvik Etme Konusunda Çin’in Uygulamaları ve Başarıları başlıklı beyaz kitap, dünya kadın işleri için Çin’in deneyimleri ve başarıları paylaşacaktır. Çin Başbakanı Li Qiang, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Çin’in “Çin–Birleşmiş Milletler Küresel Güney-Güney Kalkınma Mekanizması” kuracağını ve BM Kalkınma Programı (UNDP) ile Şanghay’da Küresel Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi’ni oluşturacağını açıklamıştır. Bu adımlar, BM’nin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin uygulanmasını hızlandırmayı amaçlamaktadır. Çin somut adımlarla küresel yönetişim sisteminin güçlendirilmesine katkı sağlamaktadır.
Tek ağaç orman olmaz; tek kürek gemiyi ilerletemez. Çin ve Türkiye, büyük gelişmekte olan ülkeler arasında yer almaktadır. Her iki ülke de yükselen piyasa ekonomileridir ve Küresel Güney’in önde gelen üyeleridir. İki ülke Birleşmiş Milletler Şartı’nın temel ilkelerini koruma, uluslararası düzen ve kuralları koruma, uluslararası adalet ve hakkaniyeti gözetme, BM’nin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’ni hayata geçirme gibi konularda ortak çıkarlara sahiptir. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Tianjin Zirvesi sırasında gerçekleştirdikleri görüşmede, daha adil ve dengeli bir küresel yönetişim sisteminin inşası konusunda önemli bir mutabakata varmışlardır. Çin, Türkiye ile birlikte Küresel Yönetişim Girişimi’ni hayata geçirerek, çok taraflı platformlardaki iletişimi güçlendirmeye ve insanlığın ortak geleceği için el ele ilerlemeye hazırdır.
Wei Xiaodong – Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu
Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…
İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…
Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…