DAR GEÇİTTE CİNAYET… İSTANBUL’U BEKLEYEN TEHLİKE
Haydarpaşa rıhtımının beş kilometre çapında bir alanda tüm evlerin camları basınç nedeniyle patlar, Uykudadır İstanbul, ne...
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
Haydarpaşa rıhtımının beş kilometre çapında bir alanda tüm evlerin camları basınç nedeniyle patlar, Uykudadır İstanbul, ne...
Prof. Dr. Semavi Eyice’nin kaynaklarında belirtilen ve 1010 yılındaki büyük İstanbul depreminde sular altında kaldığı düşünülen Vordonisi’nin derinliklerine dalan 3 kişilik dalış ekibi, insan yapısı izlenimi veren oluşumlar üzerinde dolaştı.
Sekiz yıl önce Libya’daki iç savaştan radarı ve telsizi olmayan bir tekneyle kaçarak kurtulan Fatih Aksu, dünyayı dolaşan Türkler arasına girmek için denize açıldı. İstanbul’dan Mavi Ufuk adlı yelkenlisiyle 5 Mayıs’ta açılan Aksu, Çanakkale Boğazı’nı geçerek Ege Denizi’nde Limnos üzerinden Korner Boğazı’na gitti. İyon Denizi’nden İtalya’ya ardından yaklaştığı İspanya’da Blayer Adası açıklarında yelkenli karaya oturdu. Teknesini kurtaran Aksu, Cebelitarık Boğazı üzerinden Atlas Okyanusu’na girdi. Batı Afrika kıyısındaki Fas’ın Agadir şehrinde 69 gün süren uzun bir mola veren Aksu, dünya seyahatinin ilk zorlu sınavı için Atlas Okyanusu’na açıldı. Seyahati boyunca otomatik pilot, izlenme sinyali ve uluslararası haberleşme sistemi olmayan Aksu, www.denizkartali.com’a konuştu.
Kimya uzmanıydı ‘Sıfır Atık’ kavramını buldu ABD’li kimya uzmanı Prof. Dr. Paul Connet’in 1985 yılında konferans...
98 yıl önce 1012 esir Osmanlı askerini Anadolu’ya getirmek için Vladivostok’tan yola çıkan Japon gemisi Heimei Maru’nun belgeselini çeken Hayriye Savaşçıoğlu gemideki iki Erzurumlu komutanın torunlarını arıyor. Japonya’da ki G 20 zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ında hatırlattığı tarihi olayın iki ülkeyi daha da yakınlaştıracağını söyleyen Prof. Dr. Bingür Sönmez, “Kurtuldukları anda 16 ay sürecek ikinci esaretten sonra Harem’den karaya çıkan askerler toprağı öpmüşlerdi. Mektuplarıyla askerlerin kurtuluşunu hazırlayan iki subayın ailesinin bulunması çok önemli” dedi.
Türk dağcılığını uluslar arası dağcılık camiasında başarıyla temsil eden isimlerden Esin Handal, ülkemize dünyanın en saygın dağcılık ünvanlarından birini kazandırdı. 1991 yılına kadar SSCB(Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Birliği) sınırlarında olan 7 bin metreden yüksek 5 dağa çıkan dağcılara verilen “Kar Leoparı” ünvanını kazanan ilk isim Esin Handal oldu.
Bugünkü Irak topraklarında 6 bin yıl önce kurulan Sümer Medeniyeti’nin dünyaya tanıtılması için çaba harcayan Muazzez...
Ateist başbakanın katıldığı dini tören Heybeliada Ruhban Okulu’nun kurucusu Photios’un, 1010 yılındaki Büyük İstanbul(Bizans) Depremi’nde batan...
25 Aralık 1995’te Figen Akat adlı Türk gemisinin Ege Denizi’nin güneyindeki Kardak Kayalıkları’nda karaya oturması Türkiye ile Yunanistan arasında krize neden olmuştu. Ege’yi iç denizi Kardak’ı kara suları ilan eden Yunanistan’ın gemiyi çekmesiyle tırmanan gerginlik, 29 Ocak 1996’da OYK (Sualtı Tahrip Birliği) komandolarının karaya çıkmasıyla zirveye ulaşmıştı. Milli Güvenlik Kurulu kararıyla, Bodrum’a 7 km mesafedeki Kardak’a 30 Ocak 1996’da 12 kişilik 2 SAT timi çıkmıştı. Yunan Deniz Kuvvetleri’ne bağlı 7 savaş gemisi ve adadaki OYK timlerine gözükmeden adaya sızan SAT’lar, Yunan bayrağını indirerek Türk bayrağını dalgalandırmıştı. Türk SAT’lar ile Yunan OYK’lar arasında çıkacak çatışma, iki ülkeyi savaşa sokabilecek kadar ağır sonuçlar doğurabilirdi. ABD Başkanı Bill Clinton ile Başbakan Tansu Çiller arasında uzun konuşmaların sürdüğü gecenin sonunda kriz, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin karşı müdahalesi ve Dışişleri Bakanlığı’nın diplomatik çabası ile Türkiye lehine sonuçlanmıştı.
Mustafa Kemal’in ‘Geldikleri Gibi Giderler’ cümlesini söylediği tekneyi bulduk diyordu telefondaki ses.
Bu sesin sahibi, 3 yıldır birlikte, Türk Deniz ve Denizcilik Gücünü anlatmaya, yaşatmaya çalıştığımız, onlarca çalıştay ve konferansa imza attığımız Emekli Amiral Cem Gürdeniz olmasa, ciddiye almaz, güler geçerdim.
Yine de temkinli olmak adına ‘Ya.. öylemi’ gibi anlamsız bir cümle çıkmıştı ağzımdan.
Amiral Gürdeniz konuşması sürdürdü ve ‘Yarın Tuzla’ya tekneyi görmeyi gidiyoruz ‘gibi bir cümle ile konuşmasını bitirmeye çalışırken, “Hayır amiralim, Tuzla’ya geliyorsunuz ve sizi teknede bekliyor olacağım’ diyerek konuşmayı sonlandırdım.
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Aganta Burina Burinata
Moby Dick – Herman Melville Moby Dick;Herman Melville Amerikalı yazar Herman Melville’in dünyaca ünlü romanıdır. “Bana...
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.
1993 yılında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 22 Mart tarihini “Dünya Su Günü” olarak ilan edilmiş; dünya ülkelerinin giderek...
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
