DENİZ KUVVETLERİNİN GURURU TEST EDİLDİ
İstanbul’da Anadolu Tersanesi’nde Türk Deniz Kuvvetleri için üretilen Yeni Tip Çıkarma Gemisi Ç-159’un testleri çerçevesinde Yalova’da kıyıya çıkarma yapıldı.
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
İstanbul’da Anadolu Tersanesi’nde Türk Deniz Kuvvetleri için üretilen Yeni Tip Çıkarma Gemisi Ç-159’un testleri çerçevesinde Yalova’da kıyıya çıkarma yapıldı.
Muğla’nın Datça ilçesindeki 3 bin yıllık Antik Knidos Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan çevre düzenleme projesine itiraz eden CHP’li Datça Belediyesi’ni mahkeme haklı buldu.Mahkeme, söz konusu projeye yönelik yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Datça Belediyesi’nin CHP’li Başkanı Aytaç Kurt “Doğaya aykırı bir proje durduruldu, kararı memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.
Antik dünyanın en çok merak edilen gizemlerinden biri olan Kleopatra’nın mezarının yeri, aradan geçen iki bin yıla rağmen hâlâ bulunamadı. Ancak son yıllarda yürütülen arkeolojik araştırmalar, kraliçenin mezarına dair umutları yeniden canlandırdı. Dominikli arkeolog Kathleen Martinez ve ekibi, Kleopatra’nın mezarının İskenderiye’nin batısında yer alan Taposiris Magna Tapınağı yakınlarında olduğuna inanıyor. Mısır’ın kuzey kıyısında, bir dönem İsis Tapınağı olarak kullanılan bu antik yerleşim, tarih boyunca hem ticaret merkezi hem de kraliyet dönemi ritüel alanı olarak önem taşımıştı. Martinez’e göre Kleopatra, ölümünden sonra İskenderiye’nin batısındaki Taposiris Magna’ya götürüldü ve burada, yaklaşık 1.300 metre uzunluğundaki bir yeraltı tünelinden taşınarak gizli bir yerde defnedildi. Ekip, bu savı desteklemek amacıyla, sular altında kalmış antik liman bölgesinde çalışmalarını sürdürüyor.
Karadeniz’in saklı cenneti Senoz Vadisi, büyük bir spor organizasyonuna ilk kez kapılarını açıyor. Rize’nin Çayeli ilçesinde düzenlenecek Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası, 8–9 Kasım 2025’te motor sporları tutkunlarını bölgede buluşturacak. 100’ün üzerinde sporcu, 11 enduro ve 2 ATV kategorisinde mücadele ederek vadinin zorlu parkurlarını aşmaya çalışacak.
Ülkemizde kılavuzluk hizmetlerinden elde edilen gelirlerden “kamu payı” adı altında devlet tarafından kesinti yapılması 1980’lerde başlamış, başlangıçta idari taahhütname ve sözleşmelere dayalı iken zamanla yasal zemine oturtulmuştur. İlk yasal düzenleme, 1989’da yürürlüğe giren 3595 sayılı 1990 Malî Yılı Bütçe Kanunu’nun 44. maddesi (b) ile yapılmış, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti veren kamu ve özel kuruluşların aylık gayrisafi hasılatlarından %6,5 oranında pay alınması öngörülmüştür. Ancak bu kapsamda öngörülen mali hükümler, Anayasa Mahkemesi tarafından E.1990/6, K.1990/17 sayılı kararla (RG 05.09.1990) iptal edilmiş ve vergi benzeri mali yükümlülüklerin bütçe kanunlarıyla getirilemeyeceği açıkça vurgulanmıştır. Buna rağmen aynı hüküm 3690 sayılı 1991 Malî Yılı Bütçe Kanunu’nda yeniden yer almış; Anayasa Mahkemesi bu defa E.1991/8, K.1992/5 sayılı kararıyla (RG 16.06.1994) benzer mali hükümleri iptal ederek söz konusu içtihadını pekiştirmiştir. 2001 sonrası dönemde kamu payı, önce 4726 sayılı 2002 Bütçe Kanunu’nun 56. maddesi (b) fıkrasında, ardından 4745 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 491 sayılı KHK’ye eklenen Ek Madde 8’de kalıcı bir yasal düzenlemeye kavuşturulmuştur. Anayasa Mahkemesi, E.2003/9, K.2004/47 sayılı kararında %6,5 oranındaki kesintiyi “ölçülülük” ilkesi bakımından Anayasa’ya uygun bulmuş, ancak daha yüksek oranlara ilişkin denetim yapılmamıştır. Takip eden yıllarda kamu payı önce %10’a (329 sayılı CB Kararı, 2018), ardından bölgesel farklılıklarla %30’a (5755 sayılı CB Kararı, 2022) çıkarılmış, nihayet 2024’te 7519 sayılı Kanun ile Limanlar Kanunu’na eklenen hüküm uyarınca ihalelerde %40’a varan oranlardan başlayan ve %100’e kadar yükselebilecek kamu payı oranlarına imkân tanınmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin en son E.2018/118, K.2023/180 sayılı kararında iptal gerekçesi yalnızca “yetki” yönünden olup, ölçülülük bakımından herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Hâlihazırda uygulanan ihale sisteminde en yüksek oranı veren teşkilatın seçilmesi, hizmetin bağımsızlığı, sürdürülebilirliği ve emniyeti açısından ciddi riskler doğurmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin 2004’te yalnızca %6,5 oranına ilişkin yaptığı ölçülülük denetimi dışında sonraki oranlar için bağlayıcı bir içtihat bulunmamaktadır. Kamu payının ciro üzerinden alınması, zarar halinde dahi ödenmesini zorunlu kılmakta; bu durum, vergi benzeri bir mali yükümlülük niteliği dikkate alındığında, hizmetin kalitesi ve sürdürülebilirliği, kılavuz kaptanların özlük hakları ile can, mal ve çevre emniyeti üzerinde ciddi riskler yaratmaktadır. Sonuç olarak, kamu payının ölçüsüz oranlarda tahsil edilmesi ülke çıkarları bakımından önemli sakıncalar doğurabilir; kılavuzluk hizmetlerinde birikim, deneyim, tarafsızlık ve bağımsızlık korunmalı, taşeronlaşma veya başka çıkarlara bağımlı yapılarla hizmetin güvenliği ve kalitesi zedelenmemelidir.
Avustralya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Richard Marles “Indo Pacific 2025” denizcilik savunma ve ticaret fuarının açılışında yaptığı açıklamada, “Bugün dünyanın en büyük askeri yığınağını Çin yapıyor. Bunun herhangi bir stratejik güvence verilmeden yapılması Avustralya ve beraberindeki birçok ülkeye bir yanıt verilmesini gerektiriyor” dedi.
[embedyt] https://www.youtube.com/watch?v=r9F3VhwIHqY[/embedyt]
Kars’ın Sarıkamış ilçesinde göçmen kuşlara ev sahipliği yapan Asboğa Gölü, uzun süre yağış almamasının ardından 60 metre çekildi. Balıkçıl, martı, angut gibi birçok göçmen kuşun misafiri olduğu göl, yüzde 30 oranında küçüldü.
Denizle insanın içiçe yaşadığını ve iki olgunun da birbirini beslediğini düşünen denizci Melike Esra Karayel, sualtındaki plastik atıkları toplayarak sosyal mesaj vermeye çalışıyor. Karayel, “Her dalga, kıyıya taşıdığı atıkla aslında bir hikâye anlatır: Bizim tüketim alışkanlıklarımızı, yaşam biçimlerimizi, denizle olan ilişkimizi. Ancak çoğu zaman, gözlerimizin göremediği derinliklerde bu hikâyeler sessizce birikir. Deniz Kızı’nın Denizaltı Günlüğü” projesi, görünmeyeni görünür kılmak için doğdu.” dedi.
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.
1993 yılında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 22 Mart tarihini “Dünya Su Günü” olarak ilan edilmiş; dünya ülkelerinin giderek...
El İncesi
Dedim, deniz de bendim, düşleyen de denizi Ve sabah olur olmaz üstünde derinliğimin Bir gülümseme gibi...
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
