Yeni Haberler

Genel

DENİZİN ESKİMEYEN SULTANLARI GEÇİT TÖRENİ YAPTI

Deniz kültürünün maviliklerdeki aynası klasik tekneler ilk kez bir geçit töreniyle İstanbul’u selamladı. Klasik Tekneler Platformu (KTP) tarafından düzenlenen buluşmaya katılan 25 deniz prensesi Moda koyunda oluşturdukları konvoyla, denizciliğin adeta zaman tünelini sahneledi. Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) Kurucusu (E) Amiral Cem Gürdeniz, “Tekneler denizcilik dünyasının sanat eserleridir. Sanat eserleri özgünlükle, emekle, sabırla değer kazanır. Klasik tekneler, yüzyılların geleneğini, zarafetini ve ustalığını taşıyan yaşayan kültür varlıklarıdır. Ricam, gördüğünüz, duyduğunuz, tespit ettiğiniz tüm klasik tekneleri bize bildirmenizdir. Kayıt altına alalım, elimizden geldiğince koruyalım. Bazen hiç beklemediğimiz bir yerde, bir tarlanın ortasında bile yıllarca saklı kalmış bir tekneyle karşılaşabiliyoruz.” dedi.

Genel

TİANJİN’DE BAŞLAYAN ÇOK KUTUPLU DÜNYA DÜZENİ.. AMİRAL GÜRDENİZ YORUMUYLA

Şanghay İş Birliği Örgütü (ŞİÖ)’nün 25. Zirvesi Batı’nın 500 yıllık üstünlüğünün çöktüğünü, Asya merkezli çok kutuplu düzenin kurulduğunu ilan etti. Şanghay İş Birliği Örgütü (ŞİÖ) 15 Haziran 2001 tarihinde sessiz sedasız bir şekilde Asya’daki terör tehdidine karşı sınır güvenliği iş birliği maksadıyla Rusya Çin Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan arasında bir iş birliği örgütü olarak kuruldu. Ancak burada en önemli husus Rusya ve Çin gibi Asya’nın hegemonya karşısında durabilecek yetenekte iki askeri gücünün güvenlik alanında bir araya gelmesiydi. Söz konusu buluşma hegemonyanın Asya’nın parçalanarak, yönetilmesi prensibine aykırıydı. 3 ay sonra ABD’de 11 Eylül saldırıları oldu. Bu saldırıların sahte bayrak operasyon olduğu konusunda çok şey söylendi ve yazıldı. Ancak fiili sonucu ABD’nin Afganistan’a, Batı Asya’ya ve Kuzey Afrika’ya askeri müdahale yolunu açmasıydı. Bugün  24 yıl öncesinin Asya’da birlik oluşturmanın kapısını aralayan örgüt 25. Zirvesini yaparken dünyayı yepyeni bir tarihsel dönemeçten geçiriyor. Geçen hafta icra edilen ŞİÖ zirvesi ve ardından icra edilen Çin’in Faşizme Karşı 80.yıl Zafer Töreni dünya tarihinde çok kutuplu dünya düzeninin fiilen başladığının somut göstergeleri olarak tarihe geçti.

Alternatif Enerji Arayışı

ABD ÇİN BAHANESİYLE PANAMA KANALINI İSTİYOR

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Panama ziyareti sırasında Devlet Başkanı Jose Raul Mulino ile ortak basın toplantısı düzenledi. Hegseth, ABD’nin Panama Kanalı’nı diğer müttefik ve ortaklarıyla birlikte “Çin’in etkisinden geri alacağını” bildirdi

AÇIK DENIZ

DONALD TRUMP’TAN BİR GÜN ÖNCE AMERİKAN BARIŞININ KÜRESEL SONU

Her imparatorluk ya da hegemon kendi barışını yaratır. Pax Romana, Pax Otomana, Pax Britannia, Pax Americana, hepsi yer yüzünde bir düzen kurdular, sonunda kurdukları düzen yükselen yeni imparator veya hegemon tarafından sonlandırıldı. ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump yarın görevine resmen başlıyor. ABD tarihinde önceden yaşanmadığı derecede iç barışının tehdit altında olduğu, Los Angeles yangınlarında yaşandığı üzere kamu gücünün en zengini bile doğal bir afette korumada yetersiz kaldığı bir karmaşa içinde süper güç rolünü oynamaya çalışıyor. Trump görevine gelmeden kısa süre önce Meksika, Panama, Grönland ve Kanada üzerinde stratejik vizyon beklentilerini deklare etti. Düşman ve rakiplerine sürekli tehditlerde bulunarak hegemon gücünü sonuna kadar kullanan ABD böylece dostlarına da tehdit savurma dönemine girmiş oldu. Washington Oydaşması ve Kural temelli dünya düzeninin sahibi olduğunu iddia eden süper güç, 1945 sonrası başlattığını iddia ettiği Amerikan Barışını da kendi elleriyle sadece deniz aşırı uzak diyarlarda değil yakın çevresinde de yok etme sürecine girdi.

İMPARATORLUKTAN HEGEMONYAYA

Son 250 yılda dünyamız Britanya İmparatorluğu ile ABD Hegemonyasına tabi oldu. Britanya Barışı (Pax Britannica) ve Amerikan Barışı (Pax Americana) küresel hakimiyet dönemlerini yarattı. Britanya I. Elizabeth döneminden sonra donanma gücüne dayanarak etki alanını genişletmeye başladı. Babası VIII. Henry Katolik tutuculuğuna meydan okuyarak Anglikan Protestan kilisesini kurmuş ve İngiltere’nin dine meydan okuyan ilk devlet olmasının yolunu açmıştı. 1694’te, İngiltere Bankası özel mülkiyet temelinde kurulduktan sonra Büyük Britanya Anglosakson aklın dünyaya yön verdiği ve haritaları çizdiği bir imparatorluğa dönüştü. Fetihlerle ve ittifaklarla genişledi.  Fethettiği ve sömürgeleştirdiği tüm toprakları doğrudan kendi siyasi kontrolü altında ve merkezi bir otorite yönetiminde tuttu. Askeri, ekonomik ve siyasi gücünü doğrudan ve acımasızca kullandı. ABD ise 1945 sonrası hegemonya olarak ortaya çıktı. İmparatorluğun aksine devletler üzerinde doğrudan siyasi kontrol sağlamadan, onların kararlarını ve davranışlarını etkileme veya yönlendirme yeteneği ile ortaya gelişti.  Hegemonik bir güç olarak diğer devletler üzerinde ekonomik, kültürel veya diplomatik araçlarla üstünlük sağladılar. Güçlü bir kültürel, ekonomik ve ideolojik cazibe merkezi olarak 20.Yüzyılda küresel liderliklerini devam ettirdiler.

AÇIK DENIZ

AMİRAL CEM GÜRDENİZ: “YUNAN AŞIRILIĞINA NOTA BİLE VERİLMEDİ”

Yunanlıların Türk karasularına neden girdiği Emekli Amiral Cem Gürdeniz açıkladı. Emekli Amiral Cem Gürdeniz, Türk karasularını ihlal edip bir de karaya çıkan Yunan Sahil Güvenlikleri hakkında dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Gürdeniz, Yunan askerlerinin Atina’nın talimatıyla bunları gerçekleştirdiğini AKP’nin ABD ve Avrupa nedeniyle sinip ses çıkaramadığını söyledi.

Bizim Denizler

KKTC’NIN SARSILMAZ TEMELİ: TÜRK MUKAVEMET TEŞKİLATI VE RAUF DENKTAŞ… SİLAH VE DAVA ARKADAŞI ANLATTI

DOĞU AKDENİZ’DEKİ KIBRIS ADASI NEDEN EMPERYAL ÜLKELERİN İLGİ ODAĞI? KKTC ESKİ BÜYÜKELÇİSİ AHMET ZEKİ BULUNÇ, HARİCİ- JEOPOLİTİK EKSEN’DE GÖKHAN KARAKAŞ’A KONUŞTU.

Alternatif Enerji Arayışı

HESAPLAŞMA SUYUN ALTINDA OLACAK… AMİRAL GÜRDENİZ’DEN SOĞUK SAVAŞ YORUMU

Küba Havana’da liman ziyaretinde bulunan Rus filosunda 3 yaşında nükleer takatli Kazan füze denizaltısı (SSGN) ile Sovyet donanmasını okyanuslara çıkaran Amiral Gorshkov’un adını taşıyan Firkateyn var. Her iki gemi çok sayıda karaya ve gemilere karşı kullanılan hipersonik füzelere sahip. Ayrıca bir açık deniz tankeri ve romorkör de gemilere destek veriyor. Gorshkov firkateyni 2019 Haziranında yine Havana’yı ziyaret etmişti. ancak o dönem Ukrayna Rusya Savaşı yoktu. Bu ziyaretin en önemli yanı Rusya’nın 2012 sonrası ilk kez nükleer takatli bir füze denizaltısını Atlantik okyanusu’na ABD’nin ön bahçesine göndermiş olmasıdır.

Bizim Denizler

ATATÜRK’ÜN GEMİLERİ OKUYUCUYLA BULUŞTU

Çok araştırılmayan Mustafa Kemal Atatürk’ün denizcilik anlayışı, Gazeteci Gökhan Karakaş ve Deniz Tarihçi Ali Bozoğlu tarafından kaleme alındı. Atatürk’ün 1918-1938 yılları arasında bindiği 34 gemiyi bilgi, belge ve görselleriyle biraraya getiren Karakaş ve Bozoğlu’nun kitabı Atatürk’ün Gemileri Pankuş yayınlarından çıktı. 4 yıl süren bir araştırmanın sonucu olan Atatürk’ün Gemileri’nde cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün denize bakışı ve halkı denizle buluşturmak için çabası da vurgulanıyor. Atatürk’ün denizle ilgili günümüze ulaşan ilk anısının 13 Kasım 1918 günü Kartal istimbotta yaşandığı öğrenildi. Ulusu kurtarmak için 16 Mayıs 1919 günü Bandırma vapuruyla çıktığı deniz yolculuğu, 8 yıl 1 ay 19 gün sonra İstanbul’a dönerken yine neden deniz yolunu seçtiği, Türkiye Cumhuriyeti’nin modern yüzünü gösteren dünyanın ilk halkla ilişkiler vapuru S/S Karadeniz ve Eyfel kulesinde okunan ezan, Türk sivil denizciliğinin sembolü olan çift çipalı yastıklar, 23 Nisan’larda paylaşılan salıncak fotoğrafı, çocuk heyecanıyla beklediği ancak 55 gün binebildiği Beyaz Kuğu Savarona, Antalya-Alanya- İtalya sloganı atan İtalyan Benito Mussoli’ye meydan okuma, İngiltere Kralı VIII. Edward’ın beyaz ceketini baca dumanıyla kirleten yat, Vahdettin’i yurt dışına kaçıran İngiliz gemisinin 16 yıl sonra geri gelişi, Atatürk’ün ölüm tehlikesi geçirdiği polis teknesi, Cumhurbaşkanı Atatürk’ün Yunanlılar tarafından Nobel Barış Ödülü Adayı gösterilmesi gibi ilginç detaylar kitapta yer alıyor.

Bizim Denizler

MİLGEM’İN BABASIYLA PATARA DENİZ FENERİ’NİN NE İLGİSİ VAR DEMEYİN…

Türk Deniz Kuvvetleri’nin çağdaşlaşması yolunda önemli adımlar atmasına rağmen FETÖ kumpasıyla 3,5 yıl cezaevinde yatan Oramiral Özden Örnek ölümünün 6. yılında anıldı. Girdiği her okulu birincilikle bitiren Türk donanmasının gözbebeği MİLGEM Projesi’nin babası Oramiral Özden Örnek’in, ülkemizin en prestijli arkeolojik çalışmasının başlamasına neden olduğu da öğrenildi. Amiral Örnek’in, geçmişi 2000 yıl öncesine dayanan Patara Deniz Feneri’nin günümüze kazandırılması için bizzat çabaladığı ortaya çıktı. Bilimsel-arkeolojik kazıları 35 yıldır özveriyle sürdüren Prof. Dr. Havva Işık, ” 2003 yılında Ege adalarıyla ilgili Fethiye’de düzenlenen resmi toplantıya katılan Oramiral Örnek, Kaş’taki kazı alanımıza gelerek tüm sorunları aşmamızı sağladı. Deniz helikopteriyle Patara’ya gelen Oramiral Örnek, deniz fenerinin tarihe kazandırılması için adeta bir devlet kuşu oldu bizim için” dedi.

Genel

İSTİHBARAT EKSİKLİĞİ Mİ? MOSKOVA’DAKİ TERÖRÜN BİLANÇOSU 137 CAN KAYBI

Moskova yakınlarındaki Crocus City Hall konser salonuna düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybedenler için bugün Rusya’da ülke çapında ulusal yas ilan edilirken, bu ülkenin modern tarihindeki 30’uncu ulusal yas günü niteliği taşıyor.
24 Mart’ın yas günü ilan edilmesi kararı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından halka sesleniş konuşmasında duyurulurken, Crocus City Hall’da yaşananları kanlı ve barbarca bir terör eylemi olarak nitelendiren Putin, faillerin, organizatörlerinin ve bu terör eylemini ‘sipariş verenlerin’ adil ve kaçınılmaz bir şekilde cezalandırılacağı sözünü vermişti.
Rusya Soruşturma Komitesi, saldırının gerçekleştirildiği binadaki enkaz kaldırma sırasında, ölü sayısının 137’ye yükseldiğini açıkladı. Kurtarma çalışmaları sona erdi ancak enkaz kaldırma çalışmalarının sürüyor. Rusya’da Yas Günü ilan etme yetkisinin sadece Devlet Başkanına ait olduğu bilinirken, bugün de devlet bayrakları yarıya indiriliyor, ülkedeki tüm kültür ve eğlence etkinliklerini iptal etmeleri tavsiye ediliyor.
TV kanalları da reklam ve eğlence programlarını yayınlamıyor.
Sovyet döneminde yas sadece Vladimir Lenin ve Joseph Stalin, Leonid Brejnev, Yuri Andropov ve Konstantin Çernenko gibi liderlerin ölümünden sonra ilan edilmişti. Bunun istisnası ulusal kahraman, dünyanın ilk kozmonotu Yuri Gagarin’in ölümü olarak kaydedilmişti. Aralarında Nikaragua ve Sırbistan’ın da bulunduğu bazı ülkeler de bu günü Rusya ile dayanışma amacıyla ulusal yas ilan ederken, Moskova’daki İngiliz ve Avustralya büyükelçiliklerinde de ulusal bayraklar indirildi.







Bizi Takip Edin