1. Haberler
  2. Genel
  3. PASİFİK’TE BATAN HAYALLER VE YENİDEN BAŞLAMAK

PASİFİK’TE BATAN HAYALLER VE YENİDEN BAŞLAMAK

'KAÇIŞ' hikayesinin sonu... 'Sadun Boro seyahatinin 50. Yılı Anısına Aynı Rota'da' adlı projemin "o zamanın şartlarına göre" bölümü maalesef 25 Mayıs 2025 gecesi Pasifik'in azgın dalgaları eşliğinde 4 bin metre erinliğin üzerinde Hollywood film sahnelerine parmak ısırttıracak şekilde sonlandı. Yorgunum, argınım, bitiğim, çok üzgünüm..

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Üzüntüm; 7,5 senedir acemiliğimin, amatörlüğümün, pişmemiş denizci profesyonelliğimin kahrını çeken, ondan her uzak ara ayrılırken/gelirken okşadığım/öptüğüm dostum s’boro”yu tek başına yalnız bırakmaktı. Bir türlü içime sindiremiyorum, kahroluyorum. Biliyorum, onu da çok üzdüm. Atlantik’te direğin kırılması, Kolombiya açıklarında bir adanın sahiline yakın dalgalara kapılıp kapaklanmam, Pasifik’te gemiyle çarpışmam, motor arızaları, motorun değişmesi, ellenmedik yenilenmeyen yeri kalmaması vs vs vs vs vs…
3, 5 metrekarelik havuzlukta birinci ve ikinci Pupa ile ıssız bucaksız denizlerde geçen uzun gecelerimiz ve gündüzlerimiz hepsi hepsi yegane “dostum” S’boro ile geçti.
Bir insan fiber parçasına, ağaç parçasına, metal parçasına aşık olur mu? Ben oldum işte..
Hiç bırakmak istemedim onu.3 sene önce 23 günlük Pasifik sürüklenme olayından sonra Costa Rica’ya vardığımda “artık beni bırak” dedi ama bırakmadım. Yamadım, onardım, yeni motor getirttim Almanya’dan devam ettim. Gemi ile çarpışmamızda cenova, gurcata, direk telleri,zincir yolu,yan tarafı,iç mobilya ağır hasar gördü. Tahiti JRCC terket dedi gene bırakmadım. Tahiti’den çıkarken resiflere oturdum, salma ağır hasar aldı. Gene bırakmadım, karaya aldım uğraştım ve devam ettim vs vs vs vs vs vs…
Bora Bora’dan çıktıktan yarım gün sonra Pasifik kendini göstermeye başladı. İlk gece kara kara bulutlar şiddetli rüzgar 3/4 m. dalgalar. S’boro, bitirme sınavlarına girmiş öğrenci gibi soruları cevaplama derdinde .O gece uyuyamadım. Gün ağarıp güneş çıkmaya başlayınca bulutları dağıtmaya başlıyor ama akşama doğru tekrar şiddetleniyor. Üç gün böyle devam etti.
4.cü gün egzosun sesini beğenmedim, baktım su çok az geliyor. Kamaraya indim, sintine, motor haznesi su dolmuş. Hemen sert yalpalar eşliğinde suyu boşalttım. Sabah olunca su pompasını değiştiririm düşüncesiyle tekrar dümene geçtim. Deniz bayağı kabarık, rüzgar çok sert. Birden sert bir ses ,irkildim. Sol tarafın içteki teli dipten kopmuş. Hemen onarayım diye harekete geçtim ama deniz müsaade etmiyor. Bir de ne göreyim direk dipten oynamaya başlamış, o an her şeyin bittiğini anladım. Ön yelken yarıda kapatamıyorum. Öyle sert rüzgar var ki yarı yelken bile 5/6 knot götürüyor, dalgaların gücü ile bazen 7’yi buluyor. Artık sona geldiğinin farkına vardım. Korkunç bir manzara ile göz gözeyim, yorulmuştum. Düşündüm düşündüm ve SOS düğmesine bastım. Helikopter geleceğini, hazırlanma mı, neler yapmam gerektiğini bildirdiler.
Kamara girişine oturdum, kopuk telleri ve direğin gitti gidecek hallerini seyrederek s’boro ile konuşmaya başladım. S’boro dedim gideyim mi kalayım mı?..Helallik istedim ondan.İnanın aynen böyle,içim yanıyor ama tekrar uğraşmak gerçekten çok zor ve maliyeti yüksek.
3 saate yakın zaman geçti.Teknenin tüm ışıkları yanıyor.
Helikopter sesi duyunca yerimden kalktım.
Tepemde durdu, keskin projektörler göz kamaştırıcı. Sert rüzgarın ve dalgaların büyüklüğü tamamen ortaya çıktı.
Birden gökten melek iner gibi balık adam kıyafetli paletli ince bayağı uzun biri yavaş yavaş sarkmaya başladı. Direk olduğu için teknenin kıç tarafına az yaklaştı. Yüzer gibi işaret ediyor,ben de suyu göstererek atlayayım mı diye karşılık verdim. Onayı alınca hemen tekneye uzun bir ip bağladım, tuttum. Merdiveni indirdim, dalgaları hesap ederek kendimi suya bıraktım. Yelken açık olduğu için tekne gidiyor beni de çekiyor. Bir an ipi bırakmadım. O arada bana yanaştı beni tuttu, dalgalardan rahat hareket edemiyoruz, onun kontrolüne geçince elimdeki ipi bıraktım, sevgili dostum s’boro ile son bağlantımı kopardım. Burnuma su kaçtı, yanıyor burnum. Ağzıma da su kaçtı. Başımdan çok kalın bir şeyi geçirmeye çalışıyor.
Zor nefes alıyorum, hayır diye bağırıyorum ama boğulma tehlikesi içindeyim. Birden beline sarıldım, sol elimi havaya kaldırdım kalın halka bezin içinden geçirdim, o da bir hareketle başıma geçirir geçirmez bana sarıldı. Yukarı çekmeye, sudan çıkmaya başladık ve içeri aldılar. Burnum yanıyor. Gerçekten boğulma hissine kapıldım. Bileğime baktılar, iyimisin dediler. Biraz uzandıktan sonra kaldırdılar, oturdum. Beni bağladılar.4 kişiydiler. Beni çeken üzerindekileri çıkarınca bayan olduğunun farkına vardım. Su verdiler.2 saat kadar gittik. Reiatea adasına geldik, ikmal yaptılar. Aşağı indim, biraz muhabbet ettik. Tekrar yola koyulduk. Bir saat sonra bir yere vardık, Moorea adasında bir katamaranın üstüne geldik. İki kişi daha aldılar.
Katamaran sağ taraftan su almış yana yatmış. Tam olarak anlayamadım.20 dakika sonra Tahiti Papeete havaalanına geldik. Ambulans geldi bizi hastaneye götürdü. Pasaportu verdim, bekliyoruz. Sabah 7.30 suları. Hastane bekleme salonu dolmaya başladı. Bizi ne çağıran var ne muayene eden. Kızdım, vérin pasaportumu dedim aldım. Bir şort bir tişört çıplak ayak deliler gibi caddeye çıktım. İki telefonum ıslanmış,pasaport ıslanmış. Kontrol görevi yapan polislere rasladım, yardıma ihtiyacım var dedim. O ona bakıyor o öbürüne, yardım eden yok. Kızarak ilerledim bir otobüs durağına geldim. Hastanede biri bana otobüs parası vermişti. Bindim şehre indim ve daha önce bir sene tamirde kaldığım yere gittim. Arkadaşım evinde kaldığım Nerou ve diğerleri beni görünce şaşırdılar. Nerou radyodan duymuş. Sağolsun her türlü yardımı yaptı.
Sırayla bunları yazıp paylaşacağım. Moralim bozuk ama iyiyim
Bizi aldılar fakat çıplak saldılar sokaklara, kötü bir durum.
Aklım hala S’boro”da..

Selam ve sevgiler… CENGİZ ARSLANOĞLU

PASİFİK’TE BATAN HAYALLER VE YENİDEN BAŞLAMAK
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!