Son Gelişmeler

Yeni Haberler

Genel

TARİHİN VE ZARAFETİN KESİŞME NOKTASI: SAVARONA

Türk denizcilik tarihinin en ihtişamlı ve en çok konuşulan simgelerinden biri olan Savarona, sadece lüks bir yat değil; dünya siyasetinin çalkantılı dönemlerine tanıklık etmiş, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün son günlerini geçirdiği ve Türk deniz eğitimine uzun yıllar hizmet etmiş yüzen bir anıttır.

Genel

İSTANBUL’UN FETHİ KUTLAMALARI VE ATATÜRK’ÜN FATİH SULTAN MEHMET’E BAKIŞI

İstanbul’un fethinin Türkiye’deki kamusal hatırlanış biçimi, ilk bakışta kadim ve kesintisiz bir gelenek gibi görünse de akademik literatür bunun böyle olmadığını gösterir. Nitekim fetih kutlamalarının modern anlamda devlet destekli ve siyasal içerikli bir ritüele dönüşmesi, esas olarak II. Meşrutiyet yıllarında, özellikle Balkan Savaşları sonrasında yaşanan moral çöküntüyü aşmak ve toplumsal direnci yeniden üretmek amacıyla gerçekleşmiştir. Bu çerçevede 1914’te düzenlenen büyük kutlama, geçmişteki askerî zaferi güncel siyasal ihtiyaçlar için yeniden dolaşıma sokan bir “gelenek icadı” örneği olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla Cumhuriyet dönemindeki tartışmaları anlayabilmek için, İstanbul’un fethinin zaten geç Osmanlı modernleşmesi içinde seçilerek öne çıkarılmış bir tarihsel sembol olduğunu teslim etmek gerekir. Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte bu sembolik repertuar önemli ölçüde yeniden düzenlenmiştir.

Deniz Edebiyatı

SON KAPTANI BEYAZ KUĞU SAVARONA’YI İŞTE BÖYLE ANLATTI

Mavi Vatan’ın Hüzünlü Kuğusu: Savarona
Bazı gemiler sadece çelikten ve makinelerden ibaret değildir; onlar tarihin sessiz tanıkları, yarım kalmış hayallerin ve bir milletin onur mücadelesinin sembolüdür. Dünyanın en büyük özel yatı olarak Hamburg tezgahlarında hayat bulan, okyanusları aşan bir servetin ve aşk hikayelerinin gölgesinde kalan Savarona, asıl ruhunu 1938 yılının bir Haziran sabahında İstanbul Boğazı’na demirlediğinde kazandı.
Bu yazı; Brooklyn Köprüsü’nün halatlarından Hitler’in engellerine, İngiliz Kralı’nın beyaz elbiselerine konan kurumdan Atatürk’ün “Mezarım mı olacak bu tekne benim?” dediği o dokunaklı bekleyişe uzanan, bilinmeyen bir serüveni anlatıyor.

Bir devletin prestij arayışı ile bir liderin son nefesine kadar süren çalışma azminin kesiştiği noktada, Savarona’nın sadece bir yat değil, “bir çocuk oyuncağını bekler gibi” özlenen bir umut gemisi oluşuna tanıklık edeceksiniz. Beyaz kuğu Savarona’nın son kaptanı Kadir Türker, DENİZKARTALİ.COM için yazdı.

İşte ihtişamın, hüznün ve sadakatin denize yazılmış hikayesi…

Genel

BUGÜN KIZILCA GÜN… ANKARA’NIN DEĞİL TÜM ANAYURDUN KIZILCASI… SİNAN MEYDAN YAZDI

27 Aralık 1919; tam 106 yıl önce bugün Mustafa Kemal Paşa Ankara’ya geldi. Ankara o günden itibaren kurtuluşun karargâhı oldu. Mustafa Kemal Atatürk, emperyalizme karşı “tam bağımsızlık”, saray saltanatına karşı “ulusal egemenlik” mücadelesini Ankara’dan yürüttü. Üzerine padişah gölgesinin düşmediği ilk meclisimiz (TBMM’yi) Ankara’da açtı. Türkiye Cumhuriyeti, 1919-1923 arasında Ankara’da can buldu. Ankara, 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’ne başkent oldu.

Genel

ŞAPKASI ELİNDE MUSTAFA KEMAL… SEYDİ ALİ REİS ARŞİVİNDEN

Kastamoni’de (Anadolu): Mustafa Kemal, şapkası elinde, şapka takılmasını tavsiye edeceği konuşmasını yapacağı şehre giriyor. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın sağında sağlık Bakanı Refik Bey; solunda Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa; ardından, başı açık bir şekilde, Bayındırlık Bakanı Hamdullah Suphi Bey yer alıyor.

Genel

GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER 107 YIL ÖNCE BUGÜN SÖYLENDİ

Kurtuluş Savaşı’nın işaret fişeği kabul edilen “Geldikleri Gibi Giderler” sözleri 107 yıl önce tam da bugün Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından söylenmişti. Adana’dan 3 günlük tren yolculuğu sonunda geldiği Haydarpaşa Tren Gar’ının iskelesinde kendisini bekleyen Kartal(o zaman Enterprise) isimli istimbota binip 55 parça işgal armadasını gördüğünde dudaklarından dökülen 3 kelimelik tanımlama, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulacağını müjdeliyordu aslında. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda yenik ilan edilen Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul, yaklaşık 5 yıl işgal altında kalmıştı. 6 Ekim 1923 günü Mirliva Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk askeri bayram havasında şehre girerek İstanbul’un kurtuluşunu sağlamıştı. İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Zekeriya Türkmen, “50 bin kişilik işgal kuvvetinin komutanı General Charles Harrington, Anadolu’da başarıları artan Mustafa Kemal ile görüşüp, barışa zorlamayı çok istedi ama başaramadı. İstanbul’un yaklaşık 5 yıllık karanlık dönemi Mustafa Kemal Paşa’nın 13 Kasım 1918 günü Kartal istimbotta söylediği ‘Geldikleri Gibi Giderler’ öngörüsüyle son buldu” dedi. Türkmen, İngiliz General Charles Harrington’ın Atatürk ile Pera Palas’ta görüşmediğinin de altını çizdi.

Genel

KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI-4/ERZURUM KONGRESİ… KAPTAN TAMER ÇİÇEKDİKEN YAZDI

ERZURUM ÇARŞI PAZAR

Belli ki alınmamış, tarih dersi Aziziye Tabyası’ndan
O zaman buyurun Erzurum’a, karanlığa kibrit çakan
Leylim aman aman

Beşiklik ederken medeniyetlere, Selçuklu, Karakoyun, Akkoyun,
Çıkmamıştı henüz cenkte yenebilen, yerlisini onun
Leylim aman aman

Geçmişle gelecek ipeklere sarılırken o isimde, Nene Hatun
İşlenmemiş henüz böylesi kahramanlık, taşlarına Oltu’nun ,
Leylim aman aman

Kirli parmaklarını boğazımıza geçirmişken düşman,
Erzurum henüz çarşı pazardı, içinde Dadaşlar dolaşan,
Leylim aman aman

Deniz Kültürü

YUNAN MİZAH DERGİSİ LOZAN’I BÖYLE ANLATMIŞ… YIL 1923

LOZAN ZAFER Mİ-HEZİMET Mİ? DİYENLERE
Türk İstiklal Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından Anadolu’nun Türk yurdu olduğunun uluslararası kanıtı olan Lozan Antlaşması’nın yıldönümünde tartışmaya açılan ‘Zafer mi? Hezimet mi?’ sorusuna cevap 102 yıl öncesinden geldi. Yunanistan’da yayınlanan Gatos isimli mizah dergisi, İsmet İnönü’nün kesin iradesiyle İngilizleri nasıl dize getirdiğini açıklıkla karikatürize etmişti.

Lozan anlaşmasının başarısı Yunanistanın Gatos adlı mizah dergisinde veciz bir karikatürle açıklanıyor. İsmet paşanın bir horoz, ingiliz delegesi Lord Curzon ve Fransız delegesi Poincare’nin tavuk olarak resmedildiği karikatürde neler yumurtladıkları açıklamalarda yer alıyor.

Genel

KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI-3 HAVZA/AMASYA… KAPTAN TAMER ÇİÇEKDİKEN’DEN

MİLLİ TEZAHÜR Mondros’tan bir hazan rüzgârı eşlik eder Mayıs kuzularına Hava hafif serin, Çiçekler ve bir...

Ahmet Aras

GEMİ MODELCİLİĞİ VE KARTAL’IN HİKAYESİ

Bilindiği gibi “model” terimi, var olmuş, yaşamış/yaşayan gerçek bir yapıtın aslına uygun olarak ölçekli küçültülerek ortaya çıkarılmış halidir. Bizler de zaman içerisinde var olmuş ya da halen var olan gemileri çalıştığımız için, yapıtlarımız birer “model”, bizler “modelci” uğraşımızın genel adı da “modelcilik” tir.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!