1. Haberler
  2. Deniz Kültürü
  3. WWF-Türkiye “BM COP26 güven kaybı ile kapandı”

WWF-Türkiye “BM COP26 güven kaybı ile kapandı”

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), iklim değişikliği gerçeğinin küresel olarak ele alındığı Glaskow’daki Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı (COP26) sonrasında bir değerlendirme raporu sundu. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar, uluslararası toplantıdan çıkan sonuçların iklim krizini durdurmak yetersiz olmasına rağmen önemli kazanımlar getirdiğine dikkat çekti. Bayar, “Mevcut anlayış küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlandırmak için yeterli değil” dedi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

BM İklim Zirvesi’nde Tahattütler

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı (COP26), 1 -13 Kasım tarihleri arasında, Birleşik Krallık başkanlığında İskoçya’nın Glasgow kentinde gerçekleşmişti. 15 ülke liderinin katıldığı zirvenin ardından iklim değişikliğiyle mücadele için gerekli adımların atılacağına dair sonuç elde edilemezken, iklim değişikliğinin gezegenin tamamını tehdit ettiği gerçeğinde uzlaşılmıştı. Sonuç bildirgesini değerlendiren WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), iklim kriziyle mücadeleye yönelik hedeflerinin, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmayı amaçlayan Paris Anlaşması hedeflerine uzak olduğunu söyledi. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar, zirvede enerji ve ulaştırma gibi sektörlerde dönüşüme yönelik taahhütler ortaya konduğunu, fosil yakıt teşviklerinin sona erdirilerek kömür kullanımının yerine temiz enerjiye geçişin hızlandırılması çağrısında bulunulduğunu vurguladı. Hedeflerin küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlandırmak için yeterli olmadığının altını çizen Bayar, “Yine de ilk kez bir iklim zirvesinin sonuç bildirgesine fosil yakıt kullanımının azaltılması girdi. Küresel Kömürden Temiz Enerjiye Geçiş Bildirgesi kapsamında 46 ülke önümüzdeki 20 yıllık dönemde kömürden elektrik üretimine son vereceğini duyurdu. Küresel çapta 130 trilyon dolar varlığı yöneten 450’den fazla finans kuruluşu, 2050 yılı itibariyle net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılabilmesi doğrultusunda finansman sağlama taahhüdü verdi.” dedi.

Bayar, “Zirve boyunca kömürden çıkış, metan gazı emisyonlarının azaltılması, ormanların korunması gibi pek çok alanda yeni taahhütlerde dünyayı küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlı tutma hedefiyle uyumlu yola sokmadı. Zirve iklim krizi ile mücadelede tek aktörün hükümetler olmadığını da gösterdi. COP26, şirketler, finans kuruluşları, yerel yönetimler gibi aktörlerin ortaya koyduğu hedefler, koalisyonlar ve işbirlikleriyle iklim değişikliği ile mücadelede hükümet dışı aktörlerin öneminin görüldüğü bir zirve oldu” dedi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres

“Çalışma grubu oluşturulacak”

Bayar, “Tüm veriler değerlendirildiğinde 2,4 derecelik bir ısınma yolunda olduğumuzu görüyoruz. 2009 yılında gelişmiş ülkeler tarafından verilen yıllık 100 milyar dolar tutarında kaynak ayrılması yönündeki söz de tutulamadı. İklim krizinin etkilerine karşı hassas olan ülkelerde yaşanan kayıp ve zararların giderilmesine yönelik fon konusunda da uzlaşılamadı.  Bu gelişmeler COP26’ya yönelik, verilen sözlerin inandırıcılığına dair güven kaybına neden oldu.  Zirve’nin ‘Daha iyi bir dünya için yarış’ etkinliğinde konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, hükümetler, iş dünyası, yerel yönetimlerin verdikleri net sıfır taahhütlerini denetleyecek bir çalışma grubu görevlendireceğini söylemişti. Çok sayıda sivil toplum örgütünü içeren COP26 koalisyonu tarafından yapılan açıklamada da güven kaybına dikkat çekilerek gelişmiş ülkelerin iklim borcunu ödemeleri ve iklim krizi sonucu gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkan kayıp ve zararları karşılamaları çağrısı yapıldı.” diye konuştu.

 Sonuç Bildirgesinde Öne Çıkanlar

İklim kriziyle mücadele ve uyumda, ormanlar ve okyanuslar dahil olmak üzere karasal ve denizel ekosistemlerin korunmasının önemi vurgulandı. Atmosfere salınan karbondioksitin yüzde 50 sini tutan ormanların ve okyanusların korunmasının önemi anlatıldı. Fosil yakıt teşviklerinin kaldırılması ve kömür kullanımının azaltılarak temiz enerjiye adil geçişin hızlandırılması çağırısında bulunuldu. İklim krizinin asıl nedeni olan fosil yakıt kullanımının azaltılması ilk kez bir iklim zirvesinin sonuç bildirgesine girdi. Ama sonuç bildirgesi, Hindistan ve Çin’in ısrarıyla ‘kömürden çıkış’ yerine ‘kömür kullanımının azaltılması’ biçiminde değiştirildi. Türkiye güncellenmiş ulusal katkı beyanını 2022 yılında açıklayacağını duyurdu. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 100’den fazla ülke, Küresel Orman Finansmanı Taahhüdü’nü imzalayarak 2030’a kadar ormansızlaşmayı ve arazi bozulmasını durdurma ve tersine çevirme sözü verdi. Küresel ölçekte en fazla emisyona neden olan üçüncü ülke Hindistan, 2030 yılında enerjisinin yüzde 50’sinin yenilebilir kaynaklardan oluşacağını ve 2070 yılına kadar net sıfır emisyona sahip ülke olmayı hedeflediğini açıkladı.

WWF-Türkiye “BM COP26 güven kaybı ile kapandı”
0







Bizi Takip Edin