Araştırmacılar, piramidin çevresindeki baraj ve su tesislerinin, taş blokları su basıncıyla yukarı taşıyan bir düzenek oluşturduğunu düşünüyor. Bu, piramidin yalnızca dıştan inşa edilmediğini, içten içe “volkan gibi” yukarı doğru katman katman yükseldiğini öne sürüyor.
Eğer bu teori doğrulanırsa, antik Mısırlıların yalnızca tarım alanında değil, anıt inşasında da su gücünü ustalıkla kullanan hidrolik mühendisler olduğu anlaşılacak.

SAKKARA’DAKİ GİZEM: BARAJ, GÖL VE SU SİSTEMİ
Araştırma ekibi, bugüne kadar gizemini koruyan Gisr el-Mudir adlı büyük yapının aslında bir baraj olduğunu belirledi. Bu barajın çevresinde, geçici bir göl oluştuğu ve bu gölden piramidi çevreleyen kuru hendeğe su akışı sağlandığı düşünülüyor. Böylece piramit inşasında kullanılan sistem hem yapı malzemelerini taşımayı kolaylaştırdı hem de gerekli su basıncını sağladı.
Daha da ilginci, hendek içindeki oyulmuş kaya yapılarının, modern su arıtma sistemlerine benzer biçimde çökelme, birikme ve arıtma bölümlerine sahip olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, “Gisr el-Mudir ile hendeğin güney kısmı, hem suyun kalitesini artıran hem de akışını düzenleyen entegre bir sistem oluşturuyordu” diyor.

ANTİK DÜNYADA MODERN ZEKA
Bugüne dek Antik Mısırlıların sulama sistemleri ve taş taşıma tekneleriyle hidrolik mühendislikte önde oldukları biliniyordu. Ancak bu yeni çalışma, su gücünün yalnızca tarımsal değil, devasa anıtsal yapıların inşasında da aktif biçimde kullanıldığını gösteriyor.
Djoser Piramidi’nin inşa süreci hakkında yepyeni bir bakış açısı sunan bu teori, binlerce yıl öncesine ait mühendislik bilgeliğine hayranlık uyandırıyor. Antik dünyanın bu sessiz devleri, belki de sandığımızdan çok daha zekiydi.
Kaynak: https://anlatilaninotesi.com.tr/20251005/pramitlerin-yapimiyla-ilgili-4-bin-500-yillik-sir-cozuluyor-hidrolik-sistem-kaniti-1099936457.html



















