1. Haberler
  2. Bizim Denizler
  3. 50. YILINDA ŞANLI ZAFER VE TCG İZMİR’İ HATIRLAMAK… MÜMİN KIR ANILARIYLA YAZDI

50. YILINDA ŞANLI ZAFER VE TCG İZMİR’İ HATIRLAMAK… MÜMİN KIR ANILARIYLA YAZDI

İlk çağlardan beri denizle ilişki kuran insanoğlu yıllarca, bu ilişkiyi büyütüp geliştirecek ve kendi lehine dönüştürecek bir vasıta arayışına girmiştir. İnsan daha antik çağlarda doğayı izleyerek birtakım şeylerden istifade etmeyi öğrenmişti ama yaz kış demeden uğraştığı ve baş edemediği bir sorun vardı: Islanmak. Islanmak güzeldi güzel olmasına ama her zaman değil. Üstelik sadece kendisi değil, ilkel de olsa araç gereçleri ile eşyaları da ıslanıp bozulabiliyordu. Bu nedenle insanın hem denizle ilişkisini geliştirmesini sağlayacak hem de bu süreçte kuru kalmasını olanaklı kılacak bir şeye ihtiyacı vardı. Ağaçları oyarak suda kendisinin ve eşyalarının kuru kalmasını sağlayan bu aracı vasıta sayesinde, insan artık çağlar boyunca sürecek bir gelişim ve değişimin de ilk adımlarını atıyordu. Aslında adımlarını değil kulaçlarını atıyordu. İnsanın günlerce kulaç atıp, uzun mesafeler kat etmesini ve okyanuslar aşmasını sağlayan bu aracı vasıtanın genel adı gemiydi.Hemen hemen her insanın en az bir gemiyle uzun ya da kısa veya anlıkta olsa bir tanışma hikayesi vardır. Benimki de arada sırada gittiğim İstanbul’daki şehir hatları vapurlarıyla veya arabalı vapur denilen vapurlarla başlayan kısa kısa serüvenlerden ibaretti. Ancak, yıllar içinde birçok insan gibi benimki de sadece tanışmakla kalmadı ve bir geminin yolcusu değil, mürettebatı (personeli) yani geminin bir parçası olmakla devam edecek süreci başlattı. Bu amaçla 1979 yılında girmiş olduğum okulumu, 1983 yılında tamamlayarak seyir astsubayı olarak mezun olduğumda artık ben de bir geminin bir parçası olmuştum. Hem de bir harp yani savaş gemisinin. O zamanlar böyle şeyler çok gurur vericiydi. Tayinim D 341 borda numarası ile Harp Filosu Komutanlığı emrinde ve Birinci Muhrip Filotillası Komodorluğu teşkilat yapısında bulunan ve İ (İstif) sınıfı olarak tanımlanan bir gemiydi. TCG İZMİR.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstif sınıfı savaş gemileri İstanbul-İzmir- İzmit- İskenderun- İçel

Gölcük’te durgun ama güneşli bir perşembe öğleden sonrası, 1 Eylül 1983 günü, kıç üstündeki al sancağı selamlayıp ana güvertesine çıktığımda beni karşılayan son derece ihtişamlı 5/38 pusluk üst üste duran iki namlusunu hiç unutmam. Sonra köprü üstüne ilk çıktığımda ve kırlangıçtan baktığımda pruva-pupa istikametindeki mükemmel görünümünü. Baş üstü ok başı gibiydi. Ve biri hemen köprü üstünün önünde olacak şekilde altlı üstlü iki ihtişamlı namlu daha. Ve azametli bir direk, serenleri, radar antenleri ve birçok karmakarışık kablolar, cihazlar vs.vs. İşte, tanımlanması çok zor duygular ve unutulmaz anılarla sonlanmış olan askerî öğrencilik hayatımın ikinci günü artık bir gerçekle baş başaydım. Evet aslında kadro teşkilat yapısı ve atama emrinde yazıldığına göre ben TCG İZMİR’in bir personeliydim ama benim okuduğum ve okuduğumdan anladığım; TCG İZMİR artık benim gemimdi. Ve o günden sonra görev yaptığım bütün gemileri hep böyle adlandırdım. Ya benim gemim ya da bizim gemi. Hazır söz açılmışken, isterseniz gelin ben sizlere

TCG İstanbul (D-340) eski adı USS Clarence K. Bronson (DD-668)

TCG İzmir (D-341) eski adı USS Van Valkenburgh (DD-656)

TCG İzmit (D-342) eski adı USS Cogswell (DD-651)

TCG İskenderun (D-343) eski adı USS Boyd (DD-544)

TCG İçel (D-344) eski adı USS Preston (DD-795) adlarıyla Cumhuriyet Donanmamızın şanlı tarihinde yerini almış ve orijinal sınıflandırmaları Fletcher Class Destroyer olarak tanımlanan İ (İstif) sınıfı gemilerimiz hakkında kısa ve temel bilgiler bilgi arz edeyim.

            FLETCHER CLASS DESTROYERS- İ (İSTİF) SINIFI MUHRİPLER:

Fletcher sınıfı destroyerler, II. Dünya Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri tarafından inşa edilmiş muhriplerdir. Amerika Birleşik Devletleri Donanması, 1942 ve 1944 yılları arasında, diğer muhrip sınıflarından daha fazla olmak üzere 175 Fletcher sınıfı muhrip üretmiş ve hizmete koymuştur. Zamanının en başarılı tasarımları olarak kabul edilen ve 38 knot (70 km/sa; 44 mph) sürat yapabilme özelliğine sahiptiler.  Fletcher’lar, orijinalinde beş adet 5/38 pus (127 mm) tekli montajlı ana batarya topuyla donatılmışlardı. Bununla birlikte Türk Donanması için alınan gemilerde 01 güvertede bulunan ana batarya topu sökülerek elde edilen alana sancak-iskele ve kıç sektörü örtecek şekilde ikişer (çift) namlulu 3/50 pusluk uçaksavar topları monte edilmiştir.

Fletcher sınıfı gemiler (Onur Madalyası sahibi Amiral Frank F. Fletcher’ın adını taşıyan), sipariş edilen en büyük muhrip sınıfıydı. Aynı zamanda denizci personel tarafından da çok başarılı olarak kabul edilmekte ve büyük ilgi görmekteydi. Çok popülerdi. Zira, Amerika Birleşik Devletleri Donanması için inşa edilen önceki sınıflarla karşılaştırıldığında, uçaksavar silahları ve artırılmış zırh kaplamalarıyla Fletcher’lar önemli ölçüde yüksek ve ölümcül ateş gücü taşıyordu. Bu özellik aynı zamanda geminin stabilitesine de olumlu yönde katkıda bulunuyordu. Düz ve keskin güverte yapıları yapısal güç eklerken, bunun karşılığında personel alanlarını maalesef daraltıyordu. O zamana kadar gemi tasarımlarını sınırlayan deniz antlaşmalarının ardından tasarlanan ilk nesil muhriplerdi. Fletcher’lar önceki tasarımlara göre daha büyüktü, bu da savunma önceliklerinin değişen ihtiyaçlarına uyum sağlamalarına neden oldu. Tasarımın büyümesi, Pasifik Okyanusu’ndaki uzun menzilli operasyonlarla başa çıkmakta zorlanan ABD Donanması için büyük yararlar sağlamıştı.

Uzun menzilleri kat edebilme kabiliyetleriyle Fletcher sınıfı gemiler, denizaltı savunma harbi ile su üstü ve uçaksavar harbi gibi her türlü muhrip görevlerini başarıyla yerine getirmişlerdir. Ana top silahlandırması, Mark 37 Top Ateş Kontrol Sistemi tarafından yönlendirilen beş adet çok maksatlı 5 inç/38 kalibrelik (127 mm) toplardan oluşuyordu. Bu sistem, bir MK 12 ateş kontrol radarı ve bir MK 22 yükseklik bulucu (savaş sonrası dairesel MK 25 radar ile değiştirildi) içermekteydi ve Mark 1A Ateş Kontrol Bilgisayarı ile bağlantılı ve bir MK 6 8500 rpm jiroskopu ile stabilize edilmişti. Ana batarya ve U/S silahlarına ilave olarak ana güvertesinde on adet torpido ve kıç üstlerinde su bombaları (kıçta 140 kg. derinlik bombası taşıyan iki raf ve ortada altı adet K-tipi 300 pound derinlik bombası fırlatıcı içeriyordu) taşımaktaydılar. Bu sayede Pasifik’teki filo harekatlarında ve özellikle II. Dünya Savaşında çok başarılı oldular ve 29 İmparatorluk Japon Donanması denizaltısını batırdılar.

  1. Dünya savaşında artan Kamikaze saldırıları nedeniyle harekât ihtiyaçlarına uygun olarak gemilere sürekli olarak uçaksavar silahları modifikasyonları yapıldığını belirtmekte de fayda vardır. Bu kapsamda 1942 ve 1943 yıllarında, Oerlikon toplarının sayısı sürekli olarak artırıldı ve konfigürasyonuna bağlı olarak değişik mahallere yerleştirildi. Savaş sırasında komutanlar genellikle ek toplar talep ederek bazı gemilere on üçe kadar 20 mm top monte edilmesini de sağladılar.

Fletcher sınıfı destroyerler, 38 Knot hıza ulaşmak için deplasmanda 500 tonluk bir artış sağlamak amacıyla, önceki Benson ve Gleaves sınıflarına kıyasla güç 50.000 shp (37.000 kW) ‘den 60.000 shp (45.000 kW) ‘ye çıkarıldı. Fletcher’lar, 600 psi (4.100 kPa) ve 850 °F (450 °C) buhar üreten hava kılıflı kazanlarla donatılmıştı ve iki 350 kW buhar türbini ile çalışan jeneratör ve bir 100 kW acil durum dizel jeneratörü bulunuyordu.

Bahse konu destroyerler, deniz savaşlarında önemli bir rol oynadı ve uzun menzilli operasyonlarda üstün performans gösterdi. Bu sınıf, savaş sonrası dönemde de Kore Savaşı gibi çatışmalarda hizmet vermeye devam etti.

  1. Dünya Savaşı sırasında 19 Fletcher sınıfı gemi kaybedildi; 6’sı daha ciddi hasar gördü ve yapısal olarak toplam kayıp olarak değerlendirildi ve onarılmadı. Savaş sonrası, geri kalanı hizmetten çıkarıldı ve rezerve alındı. 25 Fletcher’dan kaybedilen veya toplam kayıp olarak değerlendirilenlerden 17’si Mart ve Temmuz 1945 arasında Okinawa açıklarında kaybedildi.

İkinci Dünya Savaşı’nda Kaybedilen Gemiler:

USS De Haven – Savo Adası açıklarında Japon uçakları tarafından batırıldı, 1 Şubat 1943

USS Strong – Kula Körfezi’nde Japon destroyer grubunun saldırısına uğradı ve battı, 5 Temmuz 1943

USS Chevalier – Vella Lavella Deniz Muharebesi’nde Japon destroyeri tarafından torpidolandı ve kazayla rammedildi, ardından batırıldı, 6 Ekim 1943

USS Brownson – Cape Gloucester açıklarında Japon uçakları tarafından batırıldı, 26 Aralık 1943

USS Hoel – Samar açıklarında Japon suüstü gemileri tarafından batırıldı, 25 Ekim 1944

USS Johnston – Samar açıklarında Japon suüstü gemileri tarafından batırıldı, 25 Ekim 1944

USS Abner Read – Leyte Körfezi’nde kamikazeler tarafından batırıldı, 1 Kasım 1944

USS Spence – Typhoon Cobra sırasında battı, 18 Aralık 1944

USS Halligan – Okinawa açıklarında bir mayına çarptı ve battı, 26 Mart 1945

USS Bush – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından batırıldı, 6 Nisan 1945

USS Colhoun – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından batırıldı, 6 Nisan 1945

USS Pringle – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından batırıldı, 16 Nisan 1945

USS Little – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından batırıldı, 3 Mayıs 1945

USS Luce – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından batırıldı, 4 Mayıs 1945

USS Morrison – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından batırıldı, 4 Mayıs 1945

USS Longshaw – Naha, Okinawa’nın güneyinde karaya oturdu ve yoğun kıyı ateşine maruz kaldıktan sonra batırıldı, 18 Mayıs 1945

USS William D. Porter – Okinawa açıklarında kamikaze tarafından batırıldı, 10 Haziran 1945

USS Twiggs – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından batırıldı, 16 Haziran 1945

USS Callaghan – Okinawa açıklarında Yokosuka K5Y kamikaze biplanları tarafından batırıldı, 28 Temmuz 1945

USS Newcomb – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından hasar gördü, 6 Nisan 1945. Hizmet dışı bırakıldı, 20 Kasım 1945. Hurdaya satıldı, 28 Mart 1946

USS Leutze – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından hasar gördü, 6 Nisan 1945. Hizmet dışı bırakıldı, 6 Aralık 1945. Hurdaya satıldı, 17 Haziran 1947

USS Hutchins – Okinawa açıklarında intihar botu tarafından hasar gördü, 27 Nisan 1945. Hizmet dışı bırakıldı, 30 Kasım 1945. Hurdaya satıldı, Ocak 1948

USS Haggard – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından hasar gördü, 29 Nisan 1945. Hizmet dışı bırakıldı, 1 Kasım 1945. Hurdaya satıldı, 3 Mart 1946

USS Evans – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından hasar gördü, 11 Mayıs 1945. Hizmet dışı bırakıldı, 7 Kasım 1945. Hurdaya satıldı, 11 Şubat 1947

USS Thatcher – Okinawa açıklarında kamikazeler tarafından hasar gördü, 20 Mayıs 1945. Hizmet dışı bırakıldı, 23 Kasım 1945. Hurdaya satıldı, 23 Ocak 1948

Kore Savaşı:

Kore Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte birçok gemi yeniden aktif göreve döndü. Bu süre zarfında 39 gemi SCB 74A projesi kapsamında yeniden donatıldı, ana silahlandırmaları ve torpido tüp sayıları azaltılarak diğer silah sistemlerine yer açıldı. Birçoğuna Weapon Alpha adlı yeni bir ileri atış silahı takıldı. Diğerleri ise döndürülebilir Hedgehog’lar taşıyordu. On sekiz gemi, denizaltı savunma harbi için optimize edilmiş eskort destroyerleri (DDE) olarak yeniden sınıflandırıldı; bu gemiler 1962’de yeniden destroyer (DD) olarak sınıflandırıldı.

1950’lerin ortalarında birçok gemi diğer donanmalara satıldı:

Arjantin: 5

Brezilya: 7

Şili: 2

Kolombiya: 1

Yunanistan: 7

İtalya: 3

Japonya: 2

Meksika: 2

Peru: 2

Güney Kore: 3

İspanya: 5

Tayvan: 4

Türkiye: 5

Batı Almanya: 6

Fletcher sınıfı muhriplerin sonuncusu, BAM Cuitlahuac (eski adıyla John Rodgers), 2001 yılında Meksika donanmasından ayrıldı. Böylece Fletcher sınıfı muhriplerin toplam hizmet ömrü neredeyse altı on yıl boyunca ve 21. yüzyıla kadar uzandı.

 

            KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI NIN 50’NCİ YILINDA  TEPE/ İSTİF SINIFI MUHRİPLERİMİZİ HATIRLAMAK:

Daha sonraları ve bizim donanmamızda TEPE sınıfları olarak sıfatlandırılıp uzun yıllar kullanılan Allen M. Sumner ve Gearing sınıfları, Fletcher sınıfı gemilerin türevleriydi. İşte Kıbrıs Barış Harekatının kahraman gemisi TCG KOCATEPE (D 354) (USS Harwood DD/DDE-861) Gearing sınıfı bir muhripti.

1945 yılında ABD Donanmasına katılmış ve daha sonra harekât ihtiyaçlarına bağlı olarak ve birçok gemide olduğu gibi modifikasyona uğramıştır. Bu kapsamda, hava savunma ve su üstü harbi imkân ve kabiliyetleri tadil edilerek Denizaltı Savunma Harbi yetenekleri artırılmıştır. Geminin üzerindeki 10 adet U/S topu ile bir adet çift namlulu 5/38 pusluk ana batarya topu sökülmüş elde edilen alana helikopter hangarı ve helikopter pisti yapılmıştır. Bunların hepsi gelişen ve değişen harekât ihtiyaçlarına veya tehdit ortamına cevap verebilmek için bütün ülke donanmalarında yapılan son derece normal uygulamalardır.

ABD’ den temin edilip Türk donanmasında kullanıldıkları uzun yıllar boyunca Fletcher (İstif) sınıfı ve Gearing (Tepe) sınıfı gemiler bu özellikleri ve ağırlıklı imkân ve kabiliyetleri göz önüne alarak konuşlandırılmış ve kullanılmışlardır. Bu ayrıma göre Fletcher (İstif) sınıfı muhriplerin su üstü ve hava savunma harbi imkân kabiliyetleri üzerlerinde taşıdıkları namlu sayıları da dikkate alınarak çok daha fazla, Gearing (Tepe) sınıfı muhriplerin denizaltı savunma harbi yetenekleri ise diğerlerine göre çok daha gelişmiş durumdaydı.

Ben bu yazıda sizlere 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtında donanmamızın harekât sahasında konuşlandırılması ve harekatın icrası konusunda bir şeyler anlatmak hadsizliğinde tabi ki bulunmayacağım. Ama yine de şahsi fikrimi açıkça ifade etmekten de imtina etmeyeceğim. Bütünüyle bakıldığında Kıbrıs Barış Harekâtı yakın tarihimize altın harflerle yazılmış çok başarılı ve büyük bir zaferle sonuçlanan destansı bir harekattır. Bu harekatın başarıya ulaşmasında Türk Deniz Kuvvetleri de imkân-kabiliyet/başarı oranı göz önüne alındığında bana göre dünya tarihinin en başarılı amfibi harekâtını icra etmiş ve deniz harekât sahasını tamamen kontrol altına almış, kara ve hava harekât sahalarının kontrol edilmesine de destek sağlamıştır. Buradan hareketle de deniz harekât sahasının kontrol altına alınmasına yönelik olarak gerek görev kuvvetlerinin gerek gemilerin konuşlandırılması ile sevk ve idareleri de son derece başarıyla icra edilmiştir.

Bütün bunlara rağmen TCG KOCATEPE’nin dost ateşiyle kaybedilmesi objektif olarak değerlendirilmesi ve dersler çıkarılması gereken üzücü bir olaydır. Ve bu olay tabi ki savunulacak bir olay değildir. Ancak kahramanca görev yapmış bir kuvvetin kahraman evlatlarını suçlayacak veya bunu ima edecek ve yıllarca büyük bir haksızlığa neden olacak bir mesele de değildir. Ben şunu açıkça ifade ediyorum: TCG KOCATEPE’nin kaybında hatası olmayan yegâne birlik TCG KOCATEPE’dir. Dost ateşi maalesef ki maalesef savaş tarihinde yaşanmış ve yaşanmakta olan bir olgudur. Sarıkamış da dost ateşi ile şehit olan askerlerimiz olmadı mı? Peki ya Çanakkale de? Veya dünyanın diğer yerlerindeki savaşlarda? Burada önemli olan hatalardan ders çıkarmak ve personel ve malzeme kayıplarını asgari seviyeye indirmektir. Burada ilk görev sahadaki birliklerinden çok komuta kontrol makamlarına düşmektedir. Sahadaki birliklerini takip ve kontrol edemeyen komuta makamlarının sürekli suçlu arama ve suçlu yaratma çabaları bu çağda artık komiktir. Yukarıda da belirttiğim gibi II. Dünya savaşında 19 Fletcher sınıfı muhribini kaybeden ABD de dahil başka bir ülkenin herhangi bir savaş gemisini tarihin haksızlığına terk ettiği görülmüş müdür?

Bence bu sığ ve çocukça düşüncelere dayalı haksızlıklara artık bir son verilmeli, askerî müktesabata yüklenen ve objektif bir yüzleşmemeye zemin olan anlayış terk edilmeli ve TCG KOCATEPE her yıl şehitlerimizin ve gazilerimizin anısına saygıyla ve törenlerle anılmalı ve yaşatılmalıdır.

Ve artık asıl şu sorular sorulmalıdır?

Su üstü ve Hava Savunma Harbi kabiliyetleri azaltılmış, buna mukabil Denizaltı Savunma Harbi kabiliyetleri arttırılmış ve bütün hava savunması ana batarya toplarıyla sağlanan bir muhrip, kesin dost/düşman olduğu saatlerce anlaşılmayan, saatlerce ve sortilerce onlarca uçağın saldırısına nasıl bu kadar dayanabilmiştir?

O gün o bölgede Denizaltı Savunma Harbi kabiliyetleri olan 3 adet Tepe (Gearing) sınıfı muhribimiz (TCG ADATEPE, TCG KOCATEPE, TCG M.F. ÇAKMAK) yerine 3 adet İstif (Fletcher) sınıfı çok namlulu gemilerimiz olsaydı nasıl bir facia ile karşılaşacak ve bugün biz neleri konuşuyor olacaktık?

Bu vesile ile 50’nci yılını kutladığımız ve Bağımsız Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kurulmasına zemin hazırlayan Kıbrıs Barış Harekatının kahraman şehit ve gazilerini rahmet ve minnetle yad ediyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.

 

Mümin KIR/ (E). Dz. Kd.Alb. 20 Temmuz 2024

K A Y N A K Ç A:

Bakkalbaşıoğlu, Ö., TCG KOCATEPE NASIL BATTI (Bir Akıl Tutulması), 2020, Kaynak Yayınları, İstanbul.

 

 

 

 

 

50. YILINDA ŞANLI ZAFER VE TCG İZMİR’İ HATIRLAMAK… MÜMİN KIR ANILARIYLA YAZDI
0







Bizi Takip Edin