
Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) hazırladığı rapor
Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe), Çevre için Hekimler Derneği, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF Türkiye), Greenpeace Akdeniz, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER), İklim İçin 350 Derneği, İş ve Meslek Hastalıkları Uzmanları Derneği (İMUD), Pratisyen Hekimlik Derneği, Sağlık ve Çevre Birliği (HEAL), Türk Nöroloji Derneği, Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Yeşil Barış Hukuk Derneği, Yeşil Düşünce Derneği, Yuva Derneği’nden oluşan ve hava kirliliğinin insan sağlığına etkileri üzerine çalışmalar yürüten Temiz Hakkı Platformu (THHP), Kara Rapor 2022’yi yayınladı. 2016 yılından beri Türkiye genelinde, yıl bazında hava kalitesi verilerini, mevzuat, politika ve uygulamalarını inceleyen Kara Rapor’un beşincisi de hava kirliliğiyle ilgili sorunları ortaya koyup somut çözüm önerileri getiriyor. En büyük çevre sorunlarından hava kirliliğinin olumsuz etkileri üzerine hazırlanan Kara Rapor 5, insan sağlığının nasıl etkilendiğini ortaya koydu. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) hazırladığı rapora göre, Türkiye’de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) standartlarında temiz havaya sahip şehir bulunmuyor. Rapora göre, Hakkari’de partikül madde kirliliği az ama kükürt dioksit açısından çok kirli bir hava bulunuyor.
Dünya Sağlık Örgütü partikül madde değerinin 5 katı
Kirli hava şartları nedeniyle oluşan hastalıklarla; 2021’de İstanbul’da 4 bin 848, Ankara’da 2 bin 853, Türkiye genelinde ise en az 42 bin kişinin yaşamını yitirdiğinin belirtildiği raporda, havası en kirli beş kent ise sırasıyla Batman, Iğdır, Ağrı, Şırnak ve Malatya olarak sıralandı. Bu şehirlerde; Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) partikül madde PM10 için belirlediği 15 μg/m3 olan kılavuz değerin 5-8 katı olduğu öğrenildi. 200 günden fazla günde ise PM10 için yönetmelikte belirlenen 40 μg/m3 ulusal limit değerinin üstünde hava kirliliği ölçüldü. Batman’da 2021 yılındaki hava kirliliği, DSÖ’nün kılavuz değerinin yedi katından fazlaydı. Ulusal mevzuattaki yıllık ortalamanın ise yaklaşık üç katıydı. Iğdır son altı yıldır, en kirli iller arasında en üst sıralarda. Konutlarda yakılan kömürün yol açtığı hava kirliliğine ek olarak bir diğer önemli kirlilik nedeni, ilin üç ülkeye sınırı olmasından kaynaklanan yoğun uluslararası karayolu trafiği ve mal taşımacılığı.

İstanbul’un tamamı kirli hava soluyor
İstanbul ve Ankara’da ise özellikle ısınma için kömür yakılan, yapılaşmanın ve trafiğin yoğun olduğu ilçelerde hava kirliliği ürkütücü boyutlarda. İstanbul nüfusunun neredeyse tamamı DSÖ’ye göre sağlıksız hava soluyor. Sultangazi, Esenyurt ve Mecidiyeköy yeterli ölçüm yapılan istasyonlar arasında en kirli bölgeleri işaret ediyor. 18 istasyonla ölçülen Ankara’da ise ulusal limit değerin üzerinde kanserojen partikül madde var. İzmir’de yeterince ölçüm yapılamazken kentin sağlıksız hava soluduğu öğrenildi.
Kirli hava 42 bin kişinin ölümüne neden oldu
Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, ” Dünya Sağlık Örgütü, hava kirliliğinin dünya genelinde her dakika 13 insanın ölümüne yol açtığını vurguluyor. Türkiye’de ölüme yol açan riskler içinde hava kirliliği, tütün, aşırı kilo, yüksek tansiyon ve yüksek kan şekerinin ardından beşinci sırada. Kalp-damar hastalıkları, kronik solunum hastalıkları, kanser türleri, diyabet ve kronik böbrek yetmezliği, solunum yolu enfeksiyonları ve tüberküloz bu sonuçtan kaynaklı. Hava kirliliği aynı zamanda anne ve yenidoğan ölümlerine de neden olabiliyor. Nitekim yaptığımız çalışmalar, sadece 2021 yılında Türkiye’de hava kirliliği nedeniyle 42 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini gösterdi.” dedi.
Deprem bölgesindeki kritik yükseliş
Depremden etkilenen kentlerde hava kirliliği, enkaz tozu ve ısınma için açıkta ateş yakılması gibi nedenlerle ulusal limitlerin 2.5 katına, DSÖ kılavuz değerlerinin ise 7.5 katına çıktı. Rapor, kanser, kalp-damar, KOAH gibi hastalıklara yol açan hava kirliliğinin ruh sağlığı ve uyku düzenini de olumsuz etkilediğini ortaya koydu. Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel, “Türkiye’de 360 istasyonlu oldukça geniş bir izleme ağı bulunmasına rağmen bu istasyonlarda düzenli ölçüm yapılmıyor. 2021 yılında Türkiye’de en yaygın olarak izlenen hava kirletici parametre PM10 için bile, sadece 34 ilin kirlilik durumunu biliyoruz. Bazı kirletici parametreler için ise izleme altyapısı henüz tüm nüfusu kapsayacak şekilde yaygınlaştırılamadı. Kanserojen ve hava kirliliğine bağlı ölümlerin ana nedeni olan ince partikül madde PM 2.5, sadece 62 istasyonda yeterince ölçülebildi. Bu kısıtlı veriye göre, Türkiye’de Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sınır değer olarak belirlediği PM 2.5 yoğunluğunun tam dört katı kirli hava soluyoruz.” dedi.




















