Genel 9 ay önceBÜTÜN PLAN ŞU MİNİCİK BALIĞI AVLAMAK!
İki tip balıkçı var:
Biri ekmeğini denizden çıkaran, çileli, balıkçılığı kendi kültürü gören, sadece cebini değil, denizi de düşünen. Bu grup, balıkçılığın sürdürülebilirliğinden yana. Sayıları çok yüksek hemen hemen toplam balıkçının yüzde 90’ınını oluşturuyorlar. Ama sesleri çıkamaz, çünkü balıkçı görünümlü “işinsanlarının” baskısı altındalar.
Diğeri balıkçı görünümlü “işinsanı” . Balıkçılığı kârlı bir yatırım olarak gördüğü için yapıyor. Kâr maksimizasyonu esas hedef. Hem balıkçı, hem inşaatçı, hem kabzımal, hem soğukhava depocusu, hem işleme tesisi sahibi. Küçük büyük fark etmez, denizde ne bulursa avlayıp paraya çevirme derdinde. Balık biterse hemen tekneyi satar daha kârlı bir sektöre yatırım yapar. Sayıları az, toplam balıkçı içinde en fazla sayıca yüzde 10 civarındalar. Ama her yerde bunların sözü geçer. Örgütlerde sesini yükselten birinci grup balıkçının balığını alıp-satmazlar, tehdit ederler. Parti fark etmeksizin politikacılarla yakın dostlukları vardır. Kimin borusu öterse ondan yanadırlar.