Yeni Haberler

Genel

PROF. DR. BİNGÜR SÖNMEZ UYARIYOR…. FOTOĞRAFLARA YANILMAYIN DOLANDIRILMAYIN…

Sosyal medyada ünlü kişilere ait fotoğraflarla dolandırıcılık yapanların son kurbanı dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez oldu. Toplumun yaygın sağlık sorunlarından kolestrol ve yüksek tansiyonu düşürmek için Prof. Dr. Sönmez’in sahte ilaç tavsiye ettiği yönündeki reklamlar sosyal medyadan yayılıyor. Fotoğrafları kullanılarak yayılan reklamlara itibar edilmemesini isteyen Prof. Dr. Sönmez, “Savcılığa ve bilişimpolisine şikayet ettim. Özel eğitimli uzmanlardan destek bile aldım. Ama küçük değişikliklerle devam ediyorlar. sakın almayın sağlığınızla oynamayın” dedi.

Genel

4 İLDE KIZIL GEYİK AVI DURDURULDU

Afyonkarahisar, Kütahya, Denizli ve Eskişehir’de yirmişer adet kızıl geyik kotasının ihale ile avlanmaya açılmasının iptali, hayvanların lehine sonuçlandı. Ekolojik dengenin bir unsuru olan ve nesli tükenmekte olan kızıl geyiklerin öldürülmesi her ne kadar “kira” olarak belirlense de aslında cinayettir ve hukuka aykırıdır.

Genel

TÜRKİYE’NİN FOKLARI DÜNYA POPÜLASYONU İÇİN ÖNEMLİ

Nesli tükenen hayvanlar denildiğinde ilk akla gelen deniz memelisi Akdeniz foklarını korumak için 22 Mart 1982 yılında Dünya Fok Günü ilan edilmişti. Dünya genelinde 900 civarında kalan narin deniz memelisinin 100 kadar bireyinin Türkiye’de yaşaması büyük sorumluluk yüklerken, her geçen gün daha fazla görünmeleri sevindiriyor. Yeni görüntülenen 2 Akdeniz fokunun ardından Ayvalık’ta bir bireyin karaya çıktığını hatırlatan Sualtı Araştırmaları Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG), ekosistem için iyi sinyallere rağmen koruma tedbirlerinin artması gerektiğini belirtti. Deneyimli doğa korumacı Cem Orkun Kıraç, “2 yavru fokun gözlemi çok nadir türün neslinin devamı için güzel haber. Daha çok görünür oldular ama gerçek başarı, kıyı habitatlarının yapılaşmaya karşı korunmasıyla olur. Onların yaşam döngüsü sadece denizde geçmiyor. Karada ve kıyılarımızda da varlar” dedi.

Genel

DÜNYA VE DENİZLER FOKLARLA GÜZEL

DÜNYA FOK GÜNÜ KUTLU OLSUN Nesli tükenen hayvanlar denildiğinde ilk akla gelen deniz memelisi Akdeniz foklarını...

Genel

ÇANAKKALE VAZ-GEÇİLMEZ…! TARİHTEN GÜNÜMÜZE EFSANESİ BİTMEYEN ŞEHİR ÇANAKKALE

Uluslararası hukuka konu olan iki veya çok taraflı anlaşmalarla hukuki rejimleri belirlenen dünyadaki başlıca doğal deniz geçitleri, Akdeniz ve Atlantik Okyanusunu birbirine bağlayan, Afrika ile Avrupa’yı birbirinden ayıran Cebelitarık Boğazı, Güney Amerika’nın en güneyinde Atlas Okyanusu’nu Büyük Okyanus ile birbirine bağlayan ve ana kıta ile Tierra del Fuego Takım adalarını birbirinden ayıran Macellan Boğazı, Grönland Denizini Atlas Okyanusuna bağlayan Danimarka Boğazı ve Karadeniz’i Adalar Denizi dahil Akdeniz’e bağlayan ve Asya ile Avrupa’yı birbirinden ayıran Türk Boğazlarıdır. Ancak, mitolojik, tarihsel, jeolojik, ekonomik ve jeostratejik ve jeopolitik önemi nedeniyle uluslararası politika ve siyasette “Boğazlar Sorunu/Meselesi” denildiğinde genellikle Türk Boğazları akla gelmektedir. Türk Boğazları Kavramı; 1936 da imzalanan Montrö (Montreux) Boğazlar Sözleşmesi ile statüleri belirlenen İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile bunların arasında yer alan Marmara Denizi’ni kapsamaktadır.

Genel

KÜLTÜR MOZAİĞİ ANTAKYA’YI BİR DE BÖYLE OKUYUN… LEVENT AKSON YAZDI

HATAYLI OLMAK

6 Şubat sabahı 11 ilimizi vuran depremler içimizi yaktı ve gelen haberler ile de yakmaya devam ediyor.
İçlerinde bir yer var ki en fazla yıkım ve ölümü yaşadı; Hatay’ın merkez ilçesi Antakya.
M.Ö. 4. yüzyılda Antiokheia olarak kurulan ve her yıl 2 ayımı geçirdiğim tarihi şehir.
Antakyalı dostlar beni o kadar benimsemişlerdi ki ‘’ sana fahri hemşerilik vereceğiz ‘’ diye takılırlardı.
Antakya dışından gelen dostlarımı, şehrin yerlisi gibi Antakya ve çevrelerinde gezdirebilirdim.
Gelin, önce size Antakya’yı ve binlerce yıl içinde oluşan Antakya kültürünü tanıtayım;
Size geldiğinizde hoş geldiniz derler, giderken de. Ne güzel bir sözcük güle güle demek yerine.

Genel

KAMU DİPLOMASİSİ VE DURUMSAL FARKINDALIK… KÖPRÜÜSTÜ MÜSADE İLE MÜMİN KIR YAZDI

Geçenlerde çok yakın bir arkadaşımla sohbet ediyorduk. Söz bir süre sonra yeni sözleşme imzalayacağı işten açıldı. Çalışmaların nasıl gittiğini sorduğumda oldukça şaşırdığım bir yanıtla karşılaştım. Bana; “Şirket sahibinin yurtdışında yaşadığını, sözleşme yapılmadan önce kendisiyle tanışmak istediğini bu nedenle de Belçika’ya gittiğini” söyledi. Buraya kadar her şey gayet normal. Şirket sahibi ile yaptığı görüşmede patronun; “işle ilgili herhangi bir sorun olmadığını, kendisiyle çalışmak istediklerini ancak bunun savaştan sonra olmasının daha iyi olacağını” belirtince ister istemez “hangi savaştan sonra?” diye sorduğunu söyledi. Patronun yanıtı oldukça şaşırtıcı ve dikkat çekiciydi: “Türk-Yunan savaşından sonra”. Şaşırma sırası şimdi bendeydi!..

Genel

ANADOLU’NUN KADİM ŞİFACI AĞACINA KIRMIZI ÇARPI

Marmaris’e bağlı turizm beldesi Köyceğiz’de Anadolu’ya özgü koruma altındaki sığla ağaçlarının kırmızı çarpıyla işaretlenerek kesilmeye hazırlanması çevre halkını ayaklandırdı. 1800 dönümü Osmanlı tapusuyla özel şahıslara ait alandaki 18 sığla ağacıyla başlayacak kesimin tüm ormana yayılacağını söyleyen çevreciler Orman Genel Müdürlüğü onayının kaldırılmasını talep ediyor. Anadolu dışında çok az sayıda sadece Rodos’da görülebilen sığla ağacının önemine değinen Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Kılıç, “Dünyadaki tek sığla ormanı Köyceğiz’de. Orman yangınları ve kuraklıkların ciddi boyutlara ulaştığı bu dönemde kesilmelerini kabul etmiyoruz” dedi. Marmaris Kent Konseyi’nden Dr. Gürsel Koç ise, sulak alan ekosistem için çok önemli olan sığla ormanlarının iklim değişikliği, kuraklık ve yangınlarla mücadele ettiğimiz bugünlerde inşaat yapılması için kesilmesine izin vermeyeceklerini belirtti.

Genel

ANADOLU MAVİSİ’NE HOŞGELDİN LADY MAY… KAPTAN ULUÇ HANHAN’DAN BÜYÜK KATKI

Sayın Ali Bozoğlu ve Sayın Gökhan Karakaş’ın yazdıkları “Anadolu Mavisi” adlı kitap Türk Loydu Vakfı Yayınlarından geçenlerde çıktı. Bu kitabın önemli bir özelliği var. Kitapta adı geçen 29 adet gemi ve tekne Atatürk tarafından bilfiil ziyaret edilmiş. Ulu önderimiz bu tekne ve gemilerde kimi zaman ülkenin buhranlı günlerini yaşamış, kimi zaman bir ülkenin direnişini başlatmış, kimisinde genç cumhuriyetin insanlarına kabotajı ve deniz sporlarını yaşatmış, kimisini yüzen sergi olarak Avrupa’ya göndermiş, kimisinde de naçiz vücudu ebediyete uğurlanmıştır. Peki bunlar hangileri? Kartal İstimbotu, Bandırma Vapuru, Hamidiye Zırhlısı, Söğütlü Yatı, Ertuğrul Yatı, Reşitpaşa Vapuru, Gülcemal Vapuru, Ankara Motoru, Sakarya Motoru, Nil teknesi (muşu), Karadeniz Vapuru, İzmir Vapuru, Marmara Vapuru, Ege Vapuru, Kadıköy Vapuru, Kalamış Vapuru, Heybeliada Vapuru, Çankaya Vapuru, Rüstemiye Vapuru, Kınalıada Vapuru, Ankara Vapuru, Sarı Zeybek Teknesi, Acar Botu, İstanbul Motoru, Rüya Yelkenlisi, Adatepe Muhribi, Zafer Destroyeri, Savarona Yatı ve Yavuz Zırhlısı. Yazarlar kitabın giriş kısmında şunu belirtmişlerdir: “Bu deniz taşıtlarından günümüze sadece 4 tanesinin geldiğini biliyoruz. Hoyratça yitirdiğimiz diğer gemileri maalesef koruyamadık ama Kartal, Savarona, Acar ve Sarı Zeybek’i korumanın Mavi Vatan’a bir borç olduğunu düşünüyoruz.” Çok haklı ve yerinde bir tespit. Bu alışkanlığımızı süratle terk etmeli ve tarihi değerlerimize sahip çıkıp, onları korumalıyız. “Modernlik”, “çağdaşlık” adı altında her önüne geleni yok edersek, şehirlerimizi, çevremizi, gemilerimizi, trenlerimizi, tüm tarihi değerlerimizi yok edersek geçmişle bağımızı kopartır öyle ortada kalıveririz. Bunun için aklımızı başımıza almalıyız.

Genel

DENİZCİLERE NOTLAR-1/ KAPTAN ÖMER ASMALI YAZDI

İnsanoğlu etten ve kemikten yaratıldığı gibi psikolojik ve duygusal bir tarafı da vardır. Elmanın yarısı gibi birbirlerini tamamlamaktadırlar. Fizyolojik yapıdaki değişiklikleri bir kenara bırakırsak insanın psikolojisi yani eski deyimle haleti ruhiyesi çeşitli nedenlerle değişiklik gösterebilir. Sevinç, kaygı, korku, heyecan, öfke vb. bunlardan bir kaçıdır. Nedensel olarak o anki duyguları harekete geçiren önemli faktörlerden biri de bulunduğu ortam ve olaylardır. Bu duygular doğum günleri, düğün ve mezuniyet günleri gibi öncelerden planlanmış ve öngörülmüş olabildiği gibi karada deprem, sel baskını, denizde karaya oturma, çatma/çatışma, yara alma gibi beklenmedik şekilde aniden de gelişebilir. Ani gelişen olaylardaki duyguların verdiği refleksler eğer kontrol edilemezse başka deyişle kriz iyi yönetilemezse bunun sonucunda istenmeyen olaylar yaşanabilir.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!