Deniz Kartalı

TARİH BOYUNCA ERMENİLER… VE ANADOLU’DAKİ VARLIKLARI

TARİHTE ERMENİLERİN VARLIĞI

Ermeni halklarının eski geçmişleri Küçük Asya ve İran platoları arasında yayılan Ermeni Yüksek Platosunda şekillenmiştir. Bölgenin güney sınırını Mezopotamya oluşturmakta, kuzeyde ise Küçük Kafkasya Dağları yer almaktadır. Ermeniler aslen İndo-Germen milletlerindendir. M.Ö. 3-4. Bin yıllarında Ermeni halkı şekillenmeye başladı M.Ö. 1. Bin yılda bu şekillenme kuruluşla tamamlandı. Sümer devleti kayıtlarına göre İncil’de geçen Ararat- Hayastan’la (Ermenistan) bütünleşen Arat’ta erken devlet oluşumu belirmiştir. Bu halklar kendilerini “HAY” olarak betimlemişler bu isim eski dönem kaynaklarında yer almıştır. Daha sonra bu halklara yabancı kaynaklarda Armen halkı yaşadıkları şehre Armenia ismi verilmiştir. Hitit kaynaklarına bakıldığında ise Armenia’nın kuzey ve doğusunda Hayasa krallıklarının varlığından bahsedilmektedir. M.Ö. 200’lü yıllara kadar Ermenistan’da Haykazunların Yervanduni sülalesi hüküm sürmeye başladı. Ermenistan adından Akemenik Kralı 1. Darius Behistun yazıtlarında eski Farsça ve Elamca bölümünde Armenia, Babilce de ise Urartu olarak anılır. Hıristiyanlık’tan önce Armenia’da Pagan dini yer aldı. Zıvartnots Katedrali Ortaçağ’ın Ermeni mimarisi olarak karşımıza çıkar.

TARİH BOYUNCA ERMENİLER… VE ANADOLU’DAKİ VARLIKLARI
300 views
16 Eylül 2023 - 15:45

BÜYÜK SELÇÜKİ DEVLETİ VE ERMENİLER

“Türk” adı Kök Türk (Göktürk) devletiyle birlikte kaynaklarda karşımıza çıkmaya başladı. Türk milleti M.Ö. 1700’lü yıllarda Altay-Sayan taraflarından Maveraünnehir’e  kadar geldiler. Sultan Tuğrul Beğ zamanında 1042-43 dönemlerinde Azerbaycan ve Ermenistan’a hareket edildi. Sultan Alparslan uğradığı bir suikast sonucu şehit oldu. Alparslan’ın katili Yusuf, Ermeni temizlikçi Ferraş tarafından bertaraf edildi. Sultan’ın katilinin bir Ermeni temizlikçi tarafından bertaraf edilmesi Ermeni toplumunun Türklere karşı önyargılarından kurtulduklarının göstergesiydi. Sultan Melikşah döneminde ise Ermeniler Türklerin varlığını yavaş yavaş kabul etmeye, kendilerine verilen hakları benimsemeye başladılar. 1080’li yıllarda Antakya, Tarsus, Kilikya, Maraş gibi yörelerde Ermeni nüfusunun artmaya başladığı görüldü. Ermeni Katolikosu Barseg, Sultan Melikşah’ın huzuruna çıkarak kilise ve manastırlardan vergi alan ruhanilere baskı uygulayan yöneticileri şikayet etti. Melikşah, Barseg’e iltifatlarda bulunarak ona armağanlar sundu. Ayrıca kilise ve manastırlardaki ruhanileri vergiden muaf tuttu. 1096 yılında yapılan Haçlı hareketi Ermenileri içten içe cezp etti. Haçlıları sevinç gösterileriyle karşılayan Ermeniler onlara yemek ve lojistik anlamında büyük yardımlarda bulundular. 1.Haçlı Seferleri sonucunda 1.Baudouin Ermenilerin yardımıyla Urfa’yı ele geçirerek burada Urfa Haçlı Kontluğu’nu kurdu.

 

TÜRKİYE (ANADOLU) SELÇÜKİ DÖNEMİNDE TÜRK-ERMENİ (ARMANEİA) İLİŞKİLERİ

Anadolu topraklarında hüküm süren Türkiye Selçükileri, Büyük Selçüki Devletine göre, Ermenilerle daha fazla içli dışlı ilişkiler içerisinde olmuşlardır. Ermeniler 13. Yüzyılın başlarında Çukurova taraflarında krallık kurdular. Ermenilerin bir kısmı ise Türkiye Selçüki Devleti himayesinin altında yaşamlarını sürdürmeye devam ettiler. Antakya önlerine ulaşan Haçlı ordusu gıda sorunu yaşamaya başladılar. Ermeniler ücret karşılığında Haçlı ordusuna yardım etmeyi kabul ettiler. Haçlılar durumdan gayet memnundular. Ermeni lideri Konstantin’e Baron ve Markis ünvanlarını verdiler. 1. Toros döneminde  Selçüki şehzadesi Melik Arap ve ağabeyi Anadolu Selçükileri Sultanı 1. Mesud arasında taht kavgaları yaşanıyordu. Yaşanan savaşlarda Melik Arap mağlup olunca 1. Toros’a sığındı. Danişmendliler döneminde Ermeniler, Türklerin yaşadığı bölgelere baskınlar düzenleyerek halka zarar vermeye başladılar. Danişmend Gazi Ermenilerin üzerine yürüme kararı aldı. Emir Gazi’ye boyun eğen ve isteklerini kabul eden 1.Leon vergi ödemeyi kabul etti. 2. Toros ise Ermenileri etrafında toplamayı başardı. 2. Toros Ermeni hakimiyetini Kilikya ovalarında yaymaya çalıştı. 1153 yılında 1. Mesud Ermeniler üzerine sefer düzenlemeyi Bizanslıların telkinleriyle kabul etti. Selçüki sultanı ertesi sene yine Ermenilerin üzerine yürüdü fakat artan veba salgını dolayısıyla sefer sonuçsuz kaldı. 2. Kılıçarslan döneminde başlarda Ermenilerle herhangi bir sorun yaşanmadı fakat 3.Rupen’in Kilikya’ya girerek Türkmenlere saldırması masum halkı öldürerek kadınları ve çocukları esir alması bardağı taşıran son nokta oldu. Selahaddin Eyyubi ve 2. Kılıçarslan Çukurova’ya sefere çıktılar. 3. Rupen karşı koyamayacağını anlayınca elindeki esirleri geri iade etmeyi vaad etti. Bunun üzerine 2 Ekim 1180’de anlaşmaya varıldı.

                OSMANLI DÖNEMİNDE TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİ

1326 yılında Orhan Gazi’nin Bursa’yı ele geçirmesinden sonra Osmanlı Devleti Ermenilerin cemaat biçiminde toplanmalarına izin veriyordu. Ermeniler 1381’den itibaren ruhani merkezlerini Bursa’ya almaya başladılar. Fatih Sultan Mehmet Han Ermeni Piskoposu Ovakim ile birlikte bir miktar Ermeni milletini başkent İstanbul’a getirdi. Osmanlı Devleti’nde 1800’lü yıllarda Bab-ı Ali yönetimi Ermeni Katolik kilisesini tanıdı. Ermeni Protestan Kilisesi ise 1859’da tanındı. Ermeniler Osmanlı döneminde herhangi bir baskı görmeden kuruluştan itibaren ibadetlerine devam ettiler. Osmanlı Devleti döneminde Ermeni kültürü ve Ermenice dili yasaklanmamıştı diğer kültürlere verilen imtiyazlar Ermenilere de veriliyordu. Hetum isimli bir din adamı ve Sivaslı Apkar adındaki bir Papaz 1567’de İstanbul’da bir Ermeni matbaası kurdular. 1908’e gelindiğinde ülke genelindeki Ermeni matbaaları sayısı 38’e kadar ulaşmıştı. 1859’da ilk Ermenice gazete yayımlandı. 1910 yılında ise Ermenice gazete ve dergiler çıkarıldı. Ayrıca Ermeniler tarafından 1861’de Şark Tiyatrosu, 1867’de ise Güllü Agop Tiyatrolarını kurdular. Osmanlı Devleti döneminde Ermeniler köy, kasaba ve şehirlerde yaşadılar. Türkçeyi iyi derecede bilen Ermeniler sarayda görev aldılar. 1820’li yıllarda Ruslar Ermenilerle yakından ilgilenmeye başladılar. 11 Mart 1828’de Erzurum Valisi Galip Paşa Rus sınırında yaşayan Ermenilerin içlere tehcir edilmesini önerdi. 1828-1829 yıllarında Rus harpleri sırasında Ermeniler doğrudan doğruya Bab-ı Ali yönetimine ihanet ettiler. Savaş sırasında Ermenilerden bir kısmı Rus ordusuna asker olarak yazıldı. Ermenilerden bir kısmı Erzurum’un teslim olmasına etkili olurken bir kısmı da Müslüman halka zulümlerde bulundular. 1878’li yıllarda ise İngiltere kendi çıkarlarını düşünerek Ermeni ıslahatı konusunda Kıbrıs Antlaşmasını imzaladılar. 1880 yılında kurulan dernekler Anadolu Ermenilerine silah yardımında bulundular. 1881 yılında Erzurum’da Anavatan Müdafiileri Cemiyeti kuruldu. Bu cemiyetin amacı Ermenileri korumak amacıyla silah ile donatmaktı. 1887’de kurulan Hınçak Partisi ile Anadolu’daki Ermenilerin siyasi ve milli bağımsızlıklarının tertiplenmesi amaçlandı. 1891 yılında Ermenilere genel af  verildi. Komitecilik faaliyetleri genel olarak devam ediyordu. Ermeniler daha sonrasında dönemin Padişahı Sultan 2. Abdülhamid’e karşı pankartlar asarak onu eleştirmeye başladılar.

                        HARB-I UMUMİ DÖNEMİ VE ERMENİ SOYKIRIMI

Türkler Rus ve Balkan savaşlarından sonra yeni bir savaşa giriştiler. Osmanlı İmparatorluğu bir süre bu savaşın dışında kaldı fakat daha sonra İttifak bloğunda; Almanya-Avusturya ve Macaristan gibi birçok ülkenin yanında, Büyük Britanya, Fransa, Rusya ve Sırbistan’a karşı savaştı. Rus akınını püskürten Osmanlı Devleti Kafkasya’yı yani günümüzdeki Ermenistan ve Gürcistan sınırlarını ele geçirdiler. Kış ayında Türk orduları Kafkasya bölgesinde yenilgiye uğradılar. Rus birlikleri bu yenilgiyi fırsat bilerek Ermeni nüfusunun fazla olduğu bölgelere girdiler. Osmanlı Devleti kendi iç güvenliğini sağlamak istiyordu bu yüzden 24 Nisan 1915 yılında vilayetlere gönderilen emirle Ermeni komiteleri kapatıldı. İleri gelenleri ise tutuklandı. 27 Mayıs 1915’de Ermeni Tehcir Kanunu yani zorunlu sevk ve iskan kanunu çıkarıldı. Bu kanunla birlikte Ermeni nüfusu Suriye bölgelerine gönderildi. 30 Ekim 1918’de Agamemnon gemisinde Rauf Orbay ve diğer temsilciler tarafından Mondros Mütarekesi imzalandı. Osmanlı Devleti Çanakkale Cephesi hariç Harb-ı Umumi’de yenik düştü. Bu mütarekeyle Osmanlı silahlarına ve ordularına el konulacaktı aynı zamanda Osmanlı toprakları adım adım işgale sürüklendi. Mondros Mütarekesinde Ermeniler hakkında; 4. Madde;  Ermeni askerleri İstanbul’da toplanan müttefiklere teslim edilecek, 11. Madde; Kafkasya’daki Türk Birlikleri geri çekilecek ve 24. Madde; Erzurum, Van, Bitlis, Harput, Diyarbakır ve Sivas vilayetlerinde bir karışıklık çıkarsa müttefik askerleri burayı işgal edebilecektir yer aldı. Mondros Mütarekesinden sonra 6 vilayetteki Türk birlikleri geri çekildiler. Buralara Gürcü ve Ermeni kuvvetleri yerleştirildiler. Bu kuvvetler Müslüman halka zulümlerde bulundular. Durum Mustafa Kemal Paşa’nın kulağına gittiğinde sert bir dille protesto etti. 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri tarafından İstanbul işgal edilince Mustafa Kemal Paşa telgraf çekerek Doğu Anadolu bölgesinde Ermeni şiddetinin artacağı konusunda hükümeti uyardı.

 ANKARA’DA YENİ MECLİSİN KURULMASI VE ATATÜRK DÖNEMİ TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİ

23 Nisan 1920 Cuma günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi kuruldu. İlk mebusların çoğu Malta sürgününde Bekirağa Bölüğünde oldukları için katılamadılar. Büyük Millet Meclisi, Sovyetler ile iyi ilişkiler kurmak istiyordu. Hariciye Vekili Bekir Sami Bey Moskova elçisi olarak ziyarette bulundu. Çiçerin ile yapılan görüşmelerde, Çiçerin Türk topraklarında Ermenilere yer verilmesini istedi. Bekir Sami Bey bu isteği kesinlikle reddetti. Bu sıralarda İtilaf Devletleriyle iyi ilişkiler kurmak isteyen İstanbul Hükümeti Sevres Antlaşmasını imzaladı. Bu antlaşmanın 88. Ve 93. Maddeleri Ermenilerle ilgiliydi; Doğu Anadolu Bölgesi’nde denize çıkışı olan ve sınırlarını Amerika Birleşik Devletleri’nin belirleyeceği bağımsız bir Ermenistan Devleti’nin kurulması  maddesi. Büyük Millet Meclisi bu antlaşmayı tanımayınca antlaşma geçersiz sayıldı. Azerbaycan Bolşevik Hükümeti iş başına geldiğinde Ermenistan Hükümeti üzerinde Sovyet baskılarını hissetmeye başladı. Bölgede yaşayan Müslüman Türklere karşı katliamlar gittikçe arttı ve yayıldı. Batı Cephesi Yunanlılarla burun buruna mücadele ediyordu. 15. Kolordu Komutanı Kazım Paşa komutası izin alarak Ermenilere karşı taarruza geçtiler. 30 Eylül’de Sarıkamış, 30 Ekim’de Kars ve 7 Kasım’da Gümrü alındı. Arpa Çayı’nın doğusu da Ermenilerden alındı. 6 Kasım 1920’de Ermeniler Ankara Hükümeti’nden barış istediler. 3 Aralık 1920’de Gümrü’de yapılan görüşmeler sonucunda Gümrü Antlaşması imzalandı. Güney Cephesi’nde Türk-Fransız Savaşları yaşandı. Fransız birlikleri içindeki 3.000’den fazla Ermeni Türklere karşı savaştılar. Türk-Yunan Savaşları şiddetli şekilde devam ederken 22 Mart 1922’de İtilaf Devletleri bir antlaşma yapılmasını önerdi.

Büyük Meclis çağrıya yanıt verecekken 26 Mart’ta antlaşmanın içeriğinde Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurulmasını öneren maddeyi gördü ve derhal reddetti. Milli Mücadele bittikten sonra İtilaf Devletleri yenen ve yenilen devletleri Lozan’a davet etti. Lozan’a hem İstanbul Hükümeti hem de Ankara Hükümeti davet edilmişti. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa Hilafet ve Saltanatı ayırarak 1Kasım 1922’de saltanatı kaldırdı. Saltanat ailesi maiyetlerine bağlanan paralarla birlikte İstanbul dışına gönderildiler artık tek söz sahibi Ankara’ydı. 23 Nisan 1923’te başlayan ve Türk heyetinin de katıldığı Lozan’da Ermeni meselesi Lyod George tarafından dile getirildi. George, Ermenilere Doğu Anadolu’da toprak verilmesini talep etti. İsmet Paşa derhal söz alarak Ermenilere verilecek tek toprak parçasının olmadığını, Türkiye’de kalacak Ermenilerin Türklerle dostça yaşayabileceklerini bildirdi. 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan’da Ermenilerle ilgili herhangi bir özel madde yer almadı fakat azınlıklar bölümünün 37 ve 44. Maddeleri onlar için de geçerli oldu.

 

   KAYNAKLAR

1) Alparslan Ceylan Ermenilerin Anadolu’daki Varlıkları ve Tarihi Gerçekler

2) Bilal Gök Büyük Selçuklu Devleti’nde Ermeniler

3) Doç. Dr. Mehmet Ersan Selçuklu Ermeni İlişkileri

4) Türkiye Selçukluları ile Kilikya Ermenileri Arasındaki ilişkiler

5) Recep Karacakaya Atatürk Döneminde Türk Ermeni İlişkileri

6) Muhammet Erat Cumhuriyet Döneminde Türkiye’deki Ermenilerin Faaliyetleri

7) Kazım Karabekir Ermeni Mezalimi Gece Kitaplığı Yayınları

UMUT MERİÇ BERBEROĞLU

KÖŞE YAZARLARI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
STM’DEN DUVAR ARKASI RADAR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ÇiN UZAY HACMİNİ ARTIRIYOR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
DAĞIN KRALI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
TOPRAK ZAFERE SÜRÜYOR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
CAM ŞİŞE ATMA ORMANI YAKMA
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SHENZHOU 15 YERYÜZÜNE DÖNDÜ
GÜNLÜK HABER AKIŞI
İSTANBUL PLAJLARI YAZA HAZIR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
HAYDİ GÖLDE BALIK TUTALIM…
GÜNLÜK HABER AKIŞI
RENK KODLU MARS HARİTASI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Bugün Dünya Yunus Günü!
GÜNLÜK HABER AKIŞI
YUNANİSTAN’DA TREN KAZASI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
RÖMORKÖR ALABORA OLDU
GÜNLÜK HABER AKIŞI
TÜRK GEMİSİ KARAYA OTURDU
GÜNLÜK HABER AKIŞI
EYT 1 YIL ERTELENEBİLİR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ENGELLİLERİN ACI FERYATLARI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
YİNE SINIFTA KALDIK
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SULAK ALANLARI ONARMA ZAMANI
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Anneler Günü Kutlu Olsun

Copyright © 2024 Deniz Kartalı. Tüm Hakları Saklıdır.   |   Gizlilik Politikası