
21 Ocak 2019 tarihinde Rusya’ya bağlı Kerç Boğazı’nın 15 deniz mili açığında birbirlerine bağlı Maestro ve Candy isimli iki gemi arasında LPG transferi yapılırken yangın çıkmıştı. İkisi de Milano Denizcilik’e ait Tanzanya bayraklı gemiler gerekli güvenlik önlemlerini alınmadığı için çıkan yangında 12’si Hintli, 8’i Türk 20 denizci hayatını kaybetmişti. 4 Türk gemicinin cenazesi Türkiye’ye getirilirken, 4 denizciye halen ulaşılamadı. ABD Hazine Bakanlığı Dış Varlıklar Kontrol Ofisi’nin(OFAC) Milenyum Denizcilik’i 2015 yılında kara listeye aldığı, Maestro ve Candy’nin ise ABD’nin ambargo uyguladığı Suriye’ye petrol ürünü götürdüğü için yaptırım listesinde bulunduğu ortaya çıkmıştı. Gemilerin takip edilmelerini sağlayan AİS cihazını kapattığı için kurtarma ekiplerince bulunamadıkları, yanmamak için denize atlayan denizcilerin donarak öldüğü ve LPG aktarımını yaparken yırtılan hortumun havluyla sarıldığı belirlenmişti.


Savcı en üst sınırdan ceza istedi
Hayatını kaybeden 8 Türk denizcisi adına 11 kişinin suç duyurusunda bulunduğu Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı, ağır ihmaller içeren LPG aktarımıyla ilgili bir iddianame hazırladı. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede savcılık, şüphelilerin ‘biçimi kasta varan ihmal sonucu ölüme sebebiyet verme’ suçundan en üst sınırdan cezalandırılmalarını istedi. Mahkeme haklarında yakalama kararı olan Candy’nin kaptanı Eralp Akat ve Maestro’nun kaptanı Ozan Güleç’in delil karartma ve kaçma şüphesinden dolayı tutuklanmasına karar verdi. İddianamede armatörler Serkan Düzgören ve Erkan Düzgören’in ise tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Tutuklanan Eralp Akat ve Ozan Güleç’in kaptanları olduğu gemilerin eski ve bakımsız, aktarımı yapan hortumların yıpranmış olduğunu belirtildi. İddianamede, yangının hortumdaki yırtılma nedeniyle meydana geldiği ve iki gemideki 4 bin 600 ton sıvılaştırılmış doğal gazın tamamen yandığı vurgulandı. Ayrıca gemilerin ambargolu olduğu, liman denetimlerinde 104 kez yetersizlikten ceza yazıldığı, AIS cihazlarının kapatıldığı da açıklığa kavuşturuldu.

“Tüm sorumlular ceza alana kadar çabalayacağız”
8 denizcinin ailesi adına konuşan Alican Çebi, “Yakın zamanda başlayacak ceza davalarında, sadece kaptanların değil tüm sorumluların hukuk önünde hesap verdiğini görene kadar mücadelemiz sürecek. Dava sadece denizcilikle ilgili değildir. Zaman aşımına uğramış, yarım kalmış adaletin yerini bulamadığı iş cinayetlerine örnektir. Savcılık, bilirkişi raporları ve delillerle olayın ihmal kazası olmadığını olası kastla ölüme neden olmak suçunu içerdiğini belirtiyor. En üst sınırdan ceza isteği adaletin yerini bulacağına dair umut veriyor. Eğer kaptanlar ve armatör biraz olsun insan hayatına önem verseydi kaybettiğimiz 20 kişi bugün aramızda olurdu” dedi. Çebi, “Armatör geminin sahibi olmadığını belirterek suçu kaptanlarla sınırlandırmaya çalışıyor fakat bu gerçeği yansıtmıyor. Ailelere 30 bin dolar karşılığında ceza davasından vazgeçme koşulu öne sürmüşlerdi” diye konuştu.




















