1. Haberler
  2. Deniz Kültürü
  3. 66 NUMARA BOĞAZİÇİ’NDEN İŞ VAPURUNA… İSTANBUL AŞIĞI GAZETECİ ADİL BALİ’NİN KALEMİNDEN

66 NUMARA BOĞAZİÇİ’NDEN İŞ VAPURUNA… İSTANBUL AŞIĞI GAZETECİ ADİL BALİ’NİN KALEMİNDEN

Galataport’ta bir vapurun güvertesinde dururken insan bazen zamanın katmanlarını aynı anda hissedebiliyor. Bugün tam da öyle bir gündü. Türkiye İş Bankası’nın yüzen şubesi İş Vapurunun açılışındaydım; ama aslında yalnızca yeni bir projeye değil, geçmişle gelecek arasında kurulmuş güçlü bir köprüye tanıklık ediyordum. İş Vapuru, sıfırdan inşa edilmiş çağdaş bir yapı. Ancak ilhamını yüz yılı aşkın bir hafızadan alıyor. Banka tarihinde özel bir yeri olan Şirket-i Hayriye filosunun 66 numaralı Boğaziçi Vapuru, bu projenin ruhunu belirleyen asıl kaynak.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şirket-i Hayriye’nin 66 Numaralı Boğaziçi Vapuru

1900’lü yılların başında Köprü ve Boğaziçi iskelelerine düzenli yolcu salonlarının yapılması, bekleme alanlarının elektrikle aydınlatılması dönemin en önemli hizmetleri arasındaydı. Yolcu talebinin artmasıyla Şirket-i Hayriye filosu da hızla büyüyordu.

1910 yılında filoya katılan 65 numaralı Sarayburnu ile 66 numaralı Boğaziçi, çift uskurlu eş vapurlar olarak hizmete girdi. Boğaziçi Vapuru yalnızca yolcu taşımadı; Balkan Savaşları’nda da görev aldı.

Gazi Mustafa Kemal’in 1927 yılında İstanbul’a ilk gelişinde, Ertuğrul Yatı’nda onu karşılayanlar arasında Boğaziçi Vapuru da vardı. Aynı vapur, bir başka seferinde hoparlörlerle donatılarak İstanbullu İş Bankası çalışanlarını Boğaz’da bir mehtap gezisine çıkarmıştı.

O gezide Boğaziçi Vapuru’nun kaptanı, Mustafa Kemal’in Ankara Vapurunda olduğunu öğrenince rotasını ona doğru çevirmişti. Kısa süre sonra bir motor yanaşmış, kaptana şu mesaj iletilmişti:

“Gazi Hazretleri emir buyuruyorlar, Ankara’yı takip ediniz.”

Mustafa Kemal, Ankara Vapuru’nun güvertesine çıkarak kendisini alkışlayan bankacıları selamlamıştı.

1930’lu yıllarda ise 66 numaralı Boğaziçi Vapuru; mehtap gezileri, orkestralı seferler, ışıklarla donatılmış güvertesi ve Seyyan Hanım’ın tangolarıyla Boğaz’ın simgelerinden biri hâline gelmişti.

1981 yılında hizmette den ayrılan Mustafa Kemal’i Boğaz’da selamlayan o vapurun ruhu, bugün başka bir sorumlulukla yeniden suya inmiş gibi.

Geçmişten Geleceğe Yüzen Bir Sorumluluk

Şirket-i Hayriye filosundaki 66 numaralı Boğaziçi Vapuru’ndan esinlenilerek sıfırdan inşa edilen İş Vapuru yalnızca bankacılık hizmeti sunmak için tasarlanmadı. Deprem gibi büyük afetlerde karayolu erişiminin kısıtlandığı durumlar düşünülerek, İstanbul Boğazı boyunca gezici hizmet verebilecek bir afet platformu olarak kurgulandı.

Normal şartlarda üç terminalle çalışan şube alanı, olağanüstü durumlarda on üç terminale kadar genişleyebiliyor. Revir, yatakhane, duş alanları, yüksek kapasiteli mutfak ve afet depolarıyla gerektiğinde 300 kişiye kadar barınma imkânı sunabiliyor.

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın da vurguladığı gibi, dijital bankacılığın neredeyse tüm işlemleri üstlendiği bir çağda şubeler artık yalnızca işlem yapılan yerler değil. İş Vapuru, bu anlayışın somut bir örneği. Sergi alanları, toplantı ve etkinlik mekânları, İş Kültür Yayınları ve kafesiyle yaşayan, nefes alan yeni bir temas noktası.

Maliyeti 8,5 milyon euro (430 milyon TL) olan bu proje, rakamların çok ötesinde bir anlam taşıyor. Çünkü bu vapur, bankacılığı denize taşımanın ötesinde; hazırlıklı olma bilincini, kamusal sorumluluğu ve kurumsal hafızayı aynı güvertede buluşturuyor.

İŞ Vapur Galataport’ta Cumhuriyet’in geçmişinden aldığı ilhamla, geleceğin belirsizliklerine karşı hazırlanmış bir yolculuk sunacak.

İş Bankası bir yolu açtı.

Artık diğer kurumlara da düşen, İstanbul’u yeniden beyaz boyalı vapurlarla buluşturmak.

Çünkü İstanbul, vapursuz düşünülemez.

ADİL BALİ

 

66 NUMARA BOĞAZİÇİ’NDEN İŞ VAPURUNA… İSTANBUL AŞIĞI GAZETECİ ADİL BALİ’NİN KALEMİNDEN
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!