Medeniyetlerin beşiğindeki Anadolu
Onlarca medeniyete ev sahipliği yaparak kıyılarında ve derinlerinde barındırdığı eşsiz kültür mirasıyla dünyaya ‘Sualtı Arkeolojisi’ adlı bilim dalını armağan eden ülkemiz, bilim insanlarının çabalarıyla pek çok gemi batığının tarihe kazandırılmasını da sağlıyor. 1950’li yıllardan itibaren gelişen sualtı arkeolojisinin en önemli durağı Türkiye’nin sualtı kültür mirasının gün yüzüne çıkarılması için çabalayan Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nden bilim insanları, Fethiye kıyılarında çok anlamlı bir keşfe imza attı.

Roma Dönemi’ne ait Son Rodos Batığı
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nca desteklenirken Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un da yakından ilgilendiği proje kapsamında çalışmalarını Fethiye kıyılarının sualtı kültür mirasının haritalandırılması için yoğunlaştıran Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü uzmanları günümüzden 1800 yıl öncesine ait bir gemi batığına ulaştı. DEÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Müdür Vekili Doç. Dr. Harun Özdaş, Türk Batık Envanteri Projesi: Mavi Miras kapsamında Antik Karya ve Likya medeniyetlerinin kesiştiği Fethiye kıyılarında Rodos batığı adını verdikleri gemiye ulaştıklarını belirtti. Milattan sonra 3. yüzyıla tarihlenen batığın 28-38 metrelik yamaçta 3 yığın şeklinde bulunduğunu söyleyen Özdaş, “Roma Dönemi’ne ait ‘son Rodos batığı’ olduğunu düşünüyoruz. Fethiye Karaburun Rodos batığının ana kargosu amforalar. Kıyıdan yaklaşık 20 metre uzaklıkta mahmuz kulplu amfora formu karşımıza çıktı. Milattan sonra 3. yüzyıldan sonra bu tür amforaların üretilmiyor. Türkiye kıyılarında bu döneme tarihlenen tek batık örneği, dolayısıyla Roma Dönemi’ne ait en geç tarihli Rodos batığına ulaştık” dedi.


Anadolu’dan Rodos’a tarım ürünleri götüren gemi
Doç. Dr. Harun Özdaş, “Araştırmalarda Akdeniz ile Ege denizini bağlayan Rodos kanalında, MÖ.6. yüzyıldan MS.6. yüzyıla kadar geniş zaman dilimine tarihlenen batıkların izlerine rastlanmıştı. Ayrıca, Ege kıyılarında bilinen en büyük demirleme (gemi bekleme) yeri Fethiye Körfezi’nde. Yüzden fazla çapa, bu bölgenin 4 bin yıl boyunca demirleme yeri olduğunu ve gemilerin seyahatleri için uygun hava koşullarını oluşturduğunu kanıtlıyor. Buluntular, bölgede antik çağlar boyunca yoğun denizcilik faaliyetlerinin gerçekleştiğini gösteriyor. Liman kentleri arasında seyahat eden Rodos batığı çok çarpıcı. Amforalar üzerindeki incelemelerde bölgedeki seramik üretim atölyelerinin yanı sıra, tarımsal ürünlerin taşımacılığı hakkında da önemli bilgiler elde etti. Roma İmparatorluğu döneminde Fethiye Körfezi ile Rodos adası arasında ticari ilişkiler yoğundu. Bu batık Rodos adasına Anadolu’daki tarım ürünlerinin götürüldüğünü kanıtlıyor.” diye konuştu.


‘Okyanus On Yılı’
Birleşmiş Milletler’in 2021-2030 yılları arasındaki 10 yılı ‘Okyanus On Yılı’ ilan ettiği öğrenilirken, gelecekte denizlerde yapılacak bilimsel çalışmaların daha çok önemseneceği belirtildi. Dr. Öğretim Üyesi Nilhan Kızıldağ, Samet Harmandar, İrfan Yıldız ve Deniz Can’ın görev aldığı arkeolojik sualtı araştırmalarının ‘Sualtı Kültür Mirası ve Denizcilik Tarihi Merkezi-SUDEMER’ bünyesinde süreceği öğrenildi. Türk Batık Envanteri Projesi: Mavi Miras kapsamında Ege kıyılarında 40 batığın tespit edilerek kayıt altına alındığı da vurgulandı.




















