
Cenaze namazı 19 Kasım sabahı Dolmabahçe’de
10 Kasım 1938 günü hayata gözlerini yuman Mustafa Kemal Atatürk, o zamana kadar eşi benzeri görülmemiş bir cenaze töreniyle İstanbul’dan uğurlanmıştı. 13 Kasım 1938 günkü Bakanlar Kurulu kararıyla Atatürk’ün geçici kabir yeri Ankara’daki Etnografya Müzesi olarak belirlenmişti. 16-18 Kasım’da Dolmabahçe’de ziyarete açılan aziz naaşı yaklaşık 700 bin kişi ziyaret edince çıkan izdihamda 11 kişi hayatını kaybetmişti. Daha büyük bir izdihama sebep olmamak için 19 Kasım sabahı Dolmabahçe’de kılınan cenaze namazının ardından naaş sabah 9.00’da Dolmabahçe’den top arabasıyla yola çıkarıldı. 6 generalin ellerinde kılıçlarla eşlik ettiği top arabası, İstanbulluların gözyaşları arasında ancak 12.30’da Sarayburnu’na ulaşmıştı.

Türk Donanma Komutanlığı, o zamana kadar hiç bir lider için hazırlanmayan bir töreni uygulamıştı. Birbirlerine düşman olan devletler bile askeri ve elçilik temsilciliklerini başkent Ankara’ya, savaş gemilerini de İstanbul’a göndermişti. Sarayburnu’nda bekleyen Zafer muhribine konulan naaş Haydarpaşa önlerinde Yavuz zırhlısına alınarak İzmit’e doğru yola çıkmıştı. Atatürk’ün son deniz yolculuğunu Prof. Dr. Figen Atabey anlattı.

Filonun başında İngiliz savaş gemisi HMS Malaya
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Atabey, “İkinci Dünya Savaşı’nın ayak sesleri duyuluyordu ama Atatürk’ün cenazesi birbirine düşman devletlerin savaş gemilerini savaştan önce son kez buluşturdu. İngiliz HMS Malaya, Alman Emden, Fransız Emile Bertin, Sovyet Rus Moskova, Romen Regina Maria ve Yunan Hydra savaş gemileri 18 Kasım’da İstanbul’da hazırdı. 16 yıl önce Padişah Vahdettin’i Malta’ya götüren İngiliz kruvazörü HMS Malaya en başta yer aldı” dedi.

Arzu ettiği uzun yolculuk
Prof. Dr. Figen Atabey, “Dolmabahçe Sarayı’ndan bir top arabası ve kortej eşliğinde çıkan naaş, mahşeri bir kalabalıkla önce Sarayburnu’nda Zafer muhribine, ardından da Haydarpaşa’da naaşı İzmit’e götürecek olan Yavuz zırhlısına konuldu. Büyük önder 21 Eylül 1925 günü İzmit açıklarında ziyaret ettiği Yavuz zırhlısını çok sevmiş, ‘Bu gemi ile uzun bir yolculuk yapmak isterim’ demişti. Ne yazık ki çok istediği uzun yolculuk Marmara Denizi’ndeki cenaze töreninde yapıldı” dedi. Yavuz zırhlısı, Atatürk’ün cenazesini aldıktan sonra denizden Türk ve yabancı savaş gemileri ile havadan uçak filolarının refakatinde Marmara açıklarına doğru ilerlemeye başlamıştır. Seyir esnasında Yavuz zırhlısı sık sık ‘selam topu’ atmıştı. Yavuz zırhlısında merasim kıtası saygı nöbeti tutarken, 101 pare top atışına İngiliz, Sovyet Rus, Alman, Fransız, Yunan, Romen gemileri de 21 pare top atışıyla katılmıştı.

Doyamadığı Savarona konvoyda yer aldı
Atatürk’ün savaşlarda yendiği ulusların temsilcisi savaş gemileri, Yavuz zırhlısındaki naaşın arkasında yer almıştı. Saat 13.50 civarında Yavuz’da yapılan saygı duruşunun ardından Amiral kıdem sırasına göre İngiliz Malaya zırhlısının arkasında Sovyet Rus gemisi Moskova, Alman Emden, Fransız Emile Bertin, Yunan Hydra ve Romen Regina Maria savaş gemileri yer aldı. Filonun başında İngiltere Akdeniz Filo Komutanı Amiral Dudley Pound vardı. Yavuz’un arkasında Türk donanmasından, Hamidiye kruvazörü, Zafer ve Tınaztepe muhripleri, Dumlupınar ve Gür denizaltıları ile Doğan ve Martı hücumbotları sıralandı.

Diğer yanda ise Atatürk’ün ailesine, protokol mensuplarına ve yakın çevresine tahsis edilen Suvat, Sus, şirket-i hayriye ve Denizbank 11 isimli 4 vapur yer aldı. Deniz törenine katılmak isteyen halk için, Adalar hattında çalışan 4 vapur hazırdı. Atatürk’ün sadece 55 gün kalabildiği Savarona yatı da denizdeki uğurlama filosundaki yerini almıştı. Tüm gemilerin bayrakları yarıya indirilmiş mürettebat çimariva yerlerindeydi. 5 deniz mili hızla giden Yavuz zırhlısı, Darıca’ya kadar matem topları atmıştı. Atatürk’ün naaşı, İzmit’ten sağlığında yurt gezilerinde kullandığı beyaz trenle 20.30’da Ankara’ya hareket etti.





















