1. Haberler
  2. Genel
  3. ATATÜRK VE TARİHTE BUGÜN 19 NİSAN

ATATÜRK VE TARİHTE BUGÜN 19 NİSAN

featured
Google'da Abone Ol
2
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

-Mustafa Kemal, ” Harekât Ordusu” Subayları ile (Selanik 1909)

I. Meşrutiyetin ilanından bir sene sonra 31 Mart Olayı olarak bilinen ayaklanmayı bastırmak için, İttihatçılar Selanik’ten Mahmut Şevket Paşa Komutasında bir kuvvet gönderdiler. Bu ordunun Kurmay Başkanı Mustafa Kemal’di. Hareket Ordusu olarak bilinen bu kuvvetler İstanbul’a dört koldan girdi. II. Abdülhamid’in kışkırtmalarıyla ayaklanan Avcı Taburları’nın bulunduğu kışlalara kısa bir çarpışmadan sonra hakim olan Hareket Ordusu Yıldız Sarayını kuşattı. II. Abdülhamid’i tahttan indirerek Selanik’e sürdü.

1934 – Atatürk’ün, Çankaya’da Yugoslavya Dışişleri Bakanı Yevtiç’i kabulü.

Atatürk’ün, Berlin Büyükelçimiz Kemalettin Sami Paşa’nın ölümü nedeniyle başsağlığı telgrafı gönderen Almanya Cumhurbaşkanı Mareşal Hindenburg’a cevabı: “…Kemalettin Sami Paşa’nın ölümüyle kıymetli evlâtlarından birini kaybeden Türkiye, Almanya’nın şahsınızda bu ölümün matemine samimiyetle iştirakına karşı duygulanmasını daima koruyacaktır.”

1933 – Atatürk’ün, Çankaya’da Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin toplantısına başkanlık yapması.

1932 – Atatürk’ün, gün boyunca Çankaya’da kütüphanesinde çalışması.

1930 – Atatürk’ün, Çankaya’da Japon Büyükelçisi Yoshida’nın güven mektubunu kabulü ve Elçi’nin söylevine cevap konuşması.

1929 – Atatürk’ün, Çankaya’da İngiltere’nin eski Mısır Fevkalâde Komiseri Lord Lloyd’u kabulü.

1926 – Türk karasularında her türlü denizcilik işlerini Türk vatandaşlarına tahsis eden ve yabancıların kabotaj hakkına son veren Kabotaj Kanunu kabul edildi.

1923 – Atatürk’ün, -“Hilâfet-i İslâmiye ve Büyük Millet Meclisi” adlı bir kitapçık yayımlayarak dini siyasete âlet eden Afyonkarahisar Milletvekili Hoca Şükrü hakkında- Afyon Millî Eğitim Müdürü Şahin Bey’in mektubuna cevabı: “Mektubunuzu aldım. Memleketin hayat ve kurtuluş esası olan millî egemenlik ilkesi hakkında gösterdiğiniz heyecanlı duygulara teşekkür ederim. En hasis çıkarların etkisinde hareket eden ve sonuç olarak milletin mukadderatını hükümdarların keyfi idaresine bırakmaya çalışan Hoca Şükrü Efendi hakkında kıymet bilir, ileri görüşlü ve vatansever Afyon halkının gösterdiği muamele, milletin gerçek çıkarlarını idrak hususundaki yüksek anlayışı gösterir.” [Kocatürk]

1922 – Atatürk’ün, merhum Yusuf İzzet Paşa’nın eşine başsağlığı telgrafı: “Bütün hizmet hayatında namus ve liyakatle kendisini göstermiş bulunan ve Millî Mücadele’nin ilk günlerinden itibaren vatanın bağımsızlığı için yorulmak bilmeyen bir imanla çalışan Yusuf İzzet Paşa’nın acı ölüm haberini cephede aldım. Fevkalâde üzüntülerle başsağlığı dileklerimi arz eder, saygılarımı takdim ederim.”

1920 – Beypazarı, Nallıhan isyanları başladı.

1920 (19-26) – İtilaf Devletleri temsilcileri, Türkiye ile yapılacak anlaşmanın esaslarını kararlaştırmak üzere, San Remo’da toplandı.

İtilaf devletleri temsilcilerinin Türkiye ile yapılacak antlaşmanın esaslarını karşılaştırmak üzere San Remo’da, Mareşal Foch’un başkanlığında toplanması. (Bitiş tarihi: 26 Nisan 1920)

SEVR ANTLAŞMASI

Ana hatları 24 Nisan 1920’de San Remo Kanferansı’nda kararlaştırılan Sevr Antlaşması, 11 Mayıs 1920’de incelenmek üzere Osmanlı Hükümeti’ne verilmişti.

Antlaşması’nın kabulünü kolaylaştırmak ve Sevr hükümlerini uygulamak üzere, İtilaf Devletleri’nin teşvik ve desteği ile Yunan ordusu da 23 Haziran 1920’de Anadolu’da ve Trakya’da saldırıya geçti. Bursa’nın, Balıkesir’in, Uşak’ın ve Nazilli’nin ardarda işgali ile Sevr’in uygulanmasını sağlamak ve Antlaşma maddelerinde herhangi bir değişikliğe meydan vermemek bu saldırıda esas amaç olmuştu.

Sultan Vahidettin’in başkanlığında toplanan Şüra-yı Saltanat 22 Temmuz 1920’de “zayıf bir mevcudiyeti, mahva tercih edilmeğe değer” görerek Antlaşma’nın onanmasına karar vermiştir. Tevfik Paşa’nın, Türk topraklarını parçalayan, milli şeref ve haysiyetle bağdaşmayan bu antlaşmayı imzalamaması üzerine Damat Ferit Paşa tarafından görevlendirilen Reşat Halis Bey, Hadi Paşa ve Rıza Tevfik (Bölükbaşı) Bey Sevr Antlaşması’nı 10 Ağustos 1920’de imzaladılar.

Sevr Antlaşması’na göre, Osmanlı İmparatorluğu parçalanıyor, Türk Milleti de yasama hakkından yoksun bırakılıyordu.

Rumeli sınırımız aşağıda yukarı İstanbul vilayetinin sınır olarak tayin olunuyordu. Batı Anadolu ( İzmir ve havalisi) Yunanlıları verilecekti. Güney sınırı ise, Mardin, Urfa, Gaziantep, Amanos dağları ve Osmaniye’nin kuzeyinden geçmekte ve bu sınırın güneyini Fransa’ya bırakmakta idi. Doğuda Bayazıt, Van, Muş, Bitlis ve Erzincan’ı içine alan bir Ermenistan, Irak ve Suriye arasında bir Kürdistan kurulacaktı. Bunun dışında, Türkiye’ye bırakılan topraklar nüfus mıntıkalarına ayrılmakta; İtalyanlar Antalya ve Konya, Fransızlar Adana, Sivas ve Malatya bölgesi üzerinde, İngilizler de Irak’ın kuzey kısmında nüfus bölgeleri tesis ediyorlardı.

İstanbul’da ise hükümet ve padişah oturacak fakat, İstanbul milletlerarası bir şehir olacak, Boğazlar’da ordusu, donanması, bütçesi ve organize kuruluşları ile bir komisyon bulunacaktı, Türklere bırakılan bölge, hakimiyet hakkı en ağır şekilde sınırlanmış, Ankara ve Kastamonu vilayetleri ve dolayları idi. Sevr’e göre, memleket dahilinde bulunan azınlık, Türklerden daha fazla haklara sahip oluyor, vergi vermeyerek, askeri hizmet yapmayarak imtiyazlı (ayrıcalıklı) bir durumda bulunuyordu. Türk tabiyetinden çıkanlar birçok yükümlülüklerden kurtulduğu gibi, yeniden hiç kimse Türk tabiyetine de giremeyecekti.

Devletin askeri kuvveti, her bakımdan sınırlanarak azami miktar 50.700 kişi olacak; Tank, ağır top, uçak bulunmayacaktı. Askerlik de gönüllü olacak, donanma ise 7 gambot ve 6 torpidodan ibaret olup, donanmada denizaltı da bulunmayacaktı. Diğer taraftan mali ve iktisadi hükümler, Osmanlı Hükümeti ile Meclisin yetkilerini hiçe saydıracak şekilde sınırlayıcı ve külfet teşkil eder mahiyette olup, Osmanlı Devleti’ni İtilaf Devletleri’nin müşterek sömürgesi haline, getiriyordu. İngiliz, Fransız ve İtalyan devletlerinin temsilcilerinden kurulu Mali Komisyon, Osmanlı Devleti’nin gelir ve giderlerini düzenlemekte ve devletin yetkilerini devletlik sıfatı ile bağdaştırılmayacak şekilde bağlamakta idi.

Sevr Antlaşması’nın Osmanlı Hükümeti’nce imzalanması, Anadolu’daki milli mücadele azmini kuvvetlendirmiş, halkın İstanbul Hükümeti’nden ümitlerini kesmesine neden olmuştur.

Büyük Millet Meclisi 19 Ağustos 1920 tarihli toplantısında, Sevr Antlaşması’nı imzalayan ve bunu onaylayan Şüra-yı Saltanat’ta bulunanların vatan hıyanetiyle itham olunarak vatansız sayılmaları kararını aldı. Aynı zamanda Büyük Millet Meclisi Hükümeti bu antlaşma ile kendini hiç bir surette bağlı görmediğini de ilan etti.

1920 – Anzavur Ahmed İstanbul’a kaçtı.

Anzavur’un yaralı olarak Karabiga’dan İstanbul’a kaçışı.

1916 – Atatürk’ün, beraberindekilerle Ziyaret (Veyselkarani)’ten at üzerinde hareket ederek saat 17.15’de Bitlis yolu üzerinde Duhan’daki 5. Tümen Karargâhı’na gelişi.

1911 – Atatürk’ün, 5. Kolordu’nun Selânik-Kılkış arasında yaptığı manevralara -kolağası rütbesiyle- katılması (Manevra 20 Nisan 1911 akşamı sona ermiştir).

1909 – Atatürk’ün, Hareket Ordusu’yla beraber Hadımköy’e gelişi.

19 Nisan 1909’da İstanbul’a giren Hareket Ordusu’nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı.

Bugün, Mahmut Şevket Paşa’nın komutayı ele almak üzere Selanik’ten hareket edeceği bildirilmiş, bu emir üzerine Hareket Ordusu 20.21.22 Nisan günlerini Hadımköy’de geçirmiştir. İstanbul yakınlarında Hadımköy’e gelen Hareket Ordusu’nun, halka bildirgesi: “…Millet, yıllardan beri zulüm yapan istibdat kuvvetlerini parçalayarak meşrutiyet hükümetini kurdu. Bu kansız mutlu inkılâptan zarar gören aşağılık kimseler, kanunsuz bir şekilde çıkarlarının teminine hizmet eden eski durumun geri gelmesi için bin türlü hile ve alçaklığa başvurarak yasal meşrutiyet hükümetini yıkmak istedi ve bütün insanlık âleminin kınadığı İstanbul faciasının oluşmasına sebep vererek masum kanlar döktü” (Bu bildirgeyi Atatürk yazmış, Hareket Ordusu Komutanı Hüseyin Hüsnü Paşa imzalamıştır.  [Kocatürk]

1938 – Kırşehir ve çevresindeki 6,6 büyüklüğündeki depremde 149 kişi öldü.

1943 – II. Dünya Savaşı: Alman askerleri Yahudileri toplamak için Varşova Gettosu’na girdi.

1947 – Hindistan’da Kongre Partisi, ülkenin Hindistan ve Pakistan olarak iki ayrı devlete bölünmesini kabul etti.

1948 – Amerika Birleşik Devletleri, yeni bir atom silahını Marshall Adaları’nda denedi.

2015 – Oktay Sinanoğlu’nun ölümü, Türk kuantum kimyacısı ve moleküler biyolog (d. 1934)

1961 – Küba’ya karşı yapılan Domuzlar Körfezi Çıkarması, ABD açısından başarısızlıkla sonuçlandı.

1971 – İlk uzay istasyonu Salyut 1, uzaya fırlatıldı.

1975 – Hindistan’ın ilk uydusu olan “Aryabhata” fırlatıldı.

1987 – Simpsonlar, televizyonda gösterime girdi.

1882 – Charles Darwin’in ölümü, İngiliz biyolog (d. 1809)

1906 – Pierre Curie’nin ölümü, Fransız fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (d. 1859)

1914 – Charles Sanders Peirce’ın ölümü, Amerikalı filozof (d. 1839)

ATATÜRK VE TARİHTE BUGÜN 19 NİSAN
2







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!