
Pera Palas 101 Numaralı Oda ve Şişli’den Önceki Ev
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, e fırsat buldukça annesinin yaşadığı bu eve geliyordu. O yıllarda Akaretler Caddesi 76 numaralı olan ev, Mustafa Kemal’in İstanbul’da kiraladığı ilk konuttu. II. Abdülhamit Vakfiyesine bağlı bu eve annesi Zübeyde Hanım ile kardeşi Makbule Hanım Balkan Savaşları sırasında Selanik’in düşman işgaline uğramasından sonra İstanbul’a göç ettiklerinde yerleşmişti. Fikriye Hanım da Selanik’ten İstanbul’a göç edince Mustafa Kemal Paşa’yı ziyaret etmek için bu eve gelmişti. Açık sarı renkteki cumbalı ev 540 metrekareydi. 7 odası vardı ve bodrum katından arkaya açılan bir bahçesi vardı. Mustafa Kemal, o zamanki adıyla Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nün sporcularıyla sohbet ederken Çanakkale Müdafi Kumandanı olarak büyük saygı görüyordu. 5 Haziran 2010 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından müze haline getirilen Atatürk’ün evinin girişindeki orijinal tabelası 2021 yılında tekrar asıldı. Akaretler Caddesi’nde gerçekleşen kentsel dönüşüm sırasında indirilen mermer tabelanın yeniden asılması, evin millî mücadeledeki yerini koruması için çok önemli. Çünkü bu ev, Pera Palas 101 numaralı oda ve Şişli’deki evi gibi, kurtuluş planlarının yapıldığı karargâhlardan biriydi.

İtalyanların baskınına direnen Mustafa Kemal
Tabelanın yeniden yerinde olmasının önemini vurgulayan Doç. Dr. Evrim Şencan Gürtunca, evin tarihinin aydınlatılması ve kamuoyuna daha iyi anlatılması için çalışmaların başladığını belirtti. Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evrim Şencan Gürtunca, “Paşa bu eve dinlenmek, ailesini görmek ve gizli görüşmelerini yapmak için geliyordu. Emir eri Şakir Çavuş da bazen yanında olurdu. Kalıcı olarak burada kalmamasının nedeni ise çocukluğundan beri aile bireyleriyle aynı evde oturmaktan hoşlanmaması olarak gösterilir. Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a çıkmadan önce yani İstanbul işgal altındayken yine bir gün eve gelmişti. İşgalci İtalyan askerleri o sırada evi bastı. Mustafa Kemal, İtalyan subaya evini basmaya hakları olmadığını anlattı. Mustafa Kemal’in çok sinirli olduğunu gören İtalyan subay, aldıkları emri yerine getirdiklerini söyleyince Paşa, evde telefon olmadığı için yakındaki Kazım Paşa Apartmanına koştu. İtalya temsilciliğini arayarak tepkisini sert dille anlattı. Telefondaki İtalyan subay özür diledi ve askerler geri çekildi. Ama Zübeyde Hanım çok korkmuş ve fenalaşmıştı.” dedi.

İngilizler yokluğunu fırsat bilip evi bastı
İşgalci İtalyanların ardından İngiliz askerlerinin evi bastığını ve Mustafa Kemal’in evde olmamasını fırsat bilerek içeri girdiklerini söyleyen Doç. Dr. Evrim Şencan Gürtunca, “İngilizler merdivenlerde koşturdular, evi didik didik aradılar. Makbule Hanımın çırpınmaları sonuç vermedi. Atatürk, Türk milletinin geleceğine dair planlarının bir kısmını burada yapmıştı. Ev baskınları da sadece İtalyan ve İngiliz zabitlerle sınırlı kalmamıştı. Ferit Paşa hükümeti de bu evi birkaç kez basmıştı. Komşuları öğretmen Adile Hanım, 1940’lı yıllarda hayattaydı ve Atatürk’ün Sofya askeri ataşeliğinden döndüğünde bu eve yerleştiğini söylemişti. Adile Hanım, Atatürk’ün arka bahçede ve hep bir haritaya bakarak çalıştığını hatırlıyordu. Evin alt katında, emir eri Şakir, Hüseyin Çavuş, emir eri Halid, Abdullah ve Bekir Çavuş kalırdı. Alışverişi Şakir ve Abdullah Beyler yapardı. Ayşe, Safiye ve Nazife Hanımlar ise ev işlerine yardım ederlerdi. Atatürk’ün komşularına çok nazik davrandığı ve onları evinde ağırlamayı çok sevdiği komşularının dilinden düşmezdi. Dillerinden düşmeyen bir başka anı ise, kendisine hediye edilen sandıklarla dolu altını iade ettiğidir.” dedi.

Gürtunca, “Atatürk, Kurtuluş savaşı için Anadolu’ya geçince Adile Hanım, ziyaret ettiği Zübeyde Hanımın ağlamaktan gözlerinin şiştiğini belirtmişti. Atatürk bu eve o kadar bağlıydı ki, cumhurbaşkanı olduktan sonra evi görmeye gelmişti. Üstelik İran Şahını evin önüne getirerek yaşadıklarını anlatmıştı. 1940’lı yıllarda hayatta olan emir eri Abdullah aynı sokakta bakkal dükkânı işletti. Bakkal Abdullah, Paşa’nın Şakir’e ve kendisine evladı gibi davrandığını anlatırdı. Zübeyde Hanımın ağlamaktan gözlerini yitirdiğini Abdullah da doğruladı. Zübeyde Hanım, Atatürk’ün manevi oğlu Abdürrahim Tunçak’ın süt ihtiyacı için bir inek satın aldı ve kayıkla getirtti. İnce tahtalarla döşenmiş, samanla örtülü evin girişinde ineği yıllarca besledi ve ona Bahtiyar ismini verdi.” dedi.

Gürtunca, “O zamanlar Akaretler 76 numara olarak bilinen ev 1941 yılında 78 numara oldu. Günümüzde ise 36 numaralı. Bu müze evin değerinin daha iyi anlaşılması ve yaşananların ders olması için günümüzde daha ayrıntılı anlatılması gerekli. Hatta, zaman zaman bu evle Atatürk’ün Şişli’deki evinin karıştırıldığını biliyoruz. Bu tip karışıklıkların önüne geçmek için yapılacak kapsamlı araştırmalar tarihe ışık tutacaktır. Bu konudaki çalışmalara başladık” diye konuştu.




















