Asker kimliğiyle Kurtuluş Savaşı’nda
Trablusgarp ve Balkan Savaşları’nda gösterdiği kahramanlıklarla tanındı. Okyar, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Milli Mücadele’ye katılarak Anadolu’ya geçti ve Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte çalıştı. Kurtuluş Savaşı’nın zafere ulaşmasında önemli rol oynadı. Özellikle Büyük Taarruz’da gösterdiği cesaret ve liderlik vasıfları ile öne çıktı. Savaştan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda yer aldı ve ilk hükümetlerde çeşitli bakanlıklar üstlendi.

1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra, Okyar, 22 Kasım 1924’te Türkiye’nin ikinci Başbakanı olarak seçildi. 3 Mart 1925 tarihine kadar Başbakan ve Milli Müdafaa Bakanı olarak görevlerini yerine getirdi. Bu dönemde, Lozan Antlaşması’nın imzalanması ve Şeyh Said İsyanı’nın bastırılması gibi önemli olaylara tanıklık etti. Başbakanlığı boyunca, kalkınma hamleleri başlatarak ve modernleşmeyi teşvik ederek Türkiye’nin yeni bir ulus devlet olarak gelişmesine katkıda bulundu. Okyar, siyasi kariyerinin yanı sıra, aynı zamanda başarılı bir diplomat olarak da bilinir. Lozan Konferansı’nda (1923) Osmanlı topraklarının kaderini etkileyen önemli kararların alınmasında rol oynadı.

Diplomat kimliğiyle Lozan’da
Bu konferansta, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını savunmada önemli bir rol oynadı ve kapitülasyonların kaldırılması, Boğazlar’ın statüsü ve azınlık hakları gibi konularda elde edilen kazanımların mimarlarından biri oldu. Fransa (1925-1927) ve İngiltere (1927-1934) Büyükelçisi olarak da görev yapan Okyar, diplomatik alanda gösterdiği başarılarla Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını yükseltmeye katkıda bulundu. Siyaset ve diplomasinin yanı sıra, Okyar edebiyat ve sanatla da ilgilenmiştir. Birçok makale, hikaye ve şiir kaleme almıştır. Eserlerinde vatan sevgisi, milliyetçilik ve hürriyet gibi temalar ön plana çıkmıştır. Okyar, aynı zamanda bir müziksever ve bestekâr olarak da bilinir. Birçok beste yapmış ve Türk musikisine katkıda bulunmuştur. 1934 yılında emekli olan Okyar, siyasi hayattan çekildikten sonra da Türkiye’nin gelişmesini yakından takip etmeye devam etti. 7 Mayıs 1943 yılında İstanbul’da vefat etti. Geride bıraktığı eserler ve hizmetlerle Türk tarihine adını yazdırmıştır.
DİPLOMAT-BÜROKRAT-ASKER-BESTEKAR

KAYNAKLAR:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Fethi_Okyar
Ahmet Bedevi Okyar, Babam Fethi Okyar (İstanbul: Milliyet Basım Matbaası, 1960)
Tarık Gündem, Fethi Okyar ve Lozan Antlaşması (Ankara: Bilgi Yayınevi, 2004)
Nurhan Atılgan, Lozan’da Bir Diplomat: Fethi Okyar (İstanbul: İletişim Yayıncılık, 2010)
Makaleler:
Hakkı Devrim, “Fethi Okyar ve Lozan Antlaşması”, Belleten, Cilt 41, Sayı 162 (1977), s. 521-548.
Ahmet Mumcu, “Fethi Okyar’ın Milli Mücadele’ye Katkıları”, Atatürk Araştırma Merkezi



















