Şimdi bu şiirler denizden toplandı ya; “Şöyle bir tatlı suda durulasaydın şunları be kaptan” diye geçirmeyin aklınızdan. Her şey de geçerlidir o, bir tek şiirler hariç. DENİZDEN ÇIKMIŞ BİR ŞİİRİN TUZU MUTLAKA ÜSTÜNDE KALMALI. YOKSA YAVAN OLUR, GİTMEZ, TAKILIR KALIR HİÇ OLMADIK BİR YERDE…

“ Önce bir Kadıköy yaptım Beşiktaş iskelesinden…”
VAPUR KAÇMIŞ DİYE
Üzülmüşlüğüm yoktur
Vapur kaçmış diye
Hatta
Üstüme vazife değilken
Çok yardım etmişliğim vardır kalanlara iskelede

Telaş içindeki vatandaşa
Acele etmeyin kardeş
Dönüp gelecek demişliğim vardır çok kez
Bazen sesli
Bazen sessiz
Ardından çok bakmışlığım vardır beyaz köpüklerin

FOTOĞRAF: BARIŞ ÖZKÖK
Vapuru beklerken
Üzülmüşlüğüm yoktur vapur kaçmış diye ancak
Bazen sesli
Bazen sessiz
Çok ağlamışlığım vardır başka şeylere
Bilmişliğimden olsa gerek
Üzülmüşlüğüm yoktur yalnızlığıma
Bazen senle
Bazen sensiz
Nasıl olsa vapur yanaşacak yine aynı rıhtıma diye
Üzülmüşlüğüm yoktur
Vapur kaçmış diye
Halatlarla beraber
Hayatı çözmüşlüğümüzden olsa gerek
Senle
Veya sensiz
Nasıl olsa bir gün her şey bitecek
Üzülmüşlüğümüzden değil
Bilmişliğimizden olsa gerek
“ Sonra Boğaz’ı geçtim içim titreyerek…Ve Boğaz var oldukça titreyecek… ”
BOĞAZ GEÇERKEN
İçim titrer
Boğaz geçerken
Ne rüzgardan ne akıntıdan
Ne Kandilli ışıklarından
Ne Kızkulesi zerafetinden
Ne karşıdan gelen gemilerden
Aldılar beni gemiden
İçim titrer
Boğaz geçerken
Ne her iki yakasında şiir yazdığım meyhaneler
Ne kovaladığım ne kovalandığım beyhude günler
Ne yaşanmış ne de yaşanacak hatıralar
Aldılar beni gemiden
İçim titrer
Boğaz geçerken
29 haziran 1986 Kumkapı demirledi nedensiz koskoca gemi
Varmış bir nedeni meğer ben anlamamışım
Efendi Kaptan diye anonstan
Köprü üstüne çağırdılar beni
Gözlerime baktı
Metin ol evladım diye sarılıp kemiklerimi sıktı Kaptan
Kulağıma fısıldadı gevşetmeden kollarını
Baban öldü evladım dedi
Başın sağ olsun buyurdular
Aldılar beni gemiden
İçim titrer
Boğaz geçerken
Göçmüş bu alemden gecenin yarısında muhterem
Maltepe’de uzun bir katarın arkasından sanki beni beklemiş
Tekne kazıntısı gelsin hele
Taze mezarına bir avuç toprak atsın diye küreklerden kalan
Aldılar beni gemiden
İçim titrer
Boğaz geçerken
Tam hamule Rusya dan İsveç e giderken
Bir daha gidemedim uzaklara korkumdan
Dönememekten değil geldiğimde bulamamaktan
Halbuki ne güzel sağ salim geçmiştik Boğazı
Aldılar beni gemiden
“Ne Var! diye haykırdım, her şeyden daha çok hürmet ettiğimi denize…”
NE VAR
Ne var
Ne var her sabah kalkıp güneşi doğurduysak
Ne olur ne olmaz belki akşamdan kalmadır
Ne var işimizi sağlama aldıysak
Ne var hürmet ettiysek uçsuz bucaksız denizlere
Her şeyden daha çok
Ne var kana kana özlediysek özlediğimiz her şeyi
Ne var şiir sevdiysek be ne var
Bir şiirin bir yerinde
İnsanın burnunun direğinin sızlamasından daha güzel ne var
Ne var kandırdıysak asmaları şarap olunca cennete gideceksin diye
Ne olmuş yani

www.kozmikanafor.com
Ne var tartıştıysak yıldızlarla koymayın aramıza mesafe diye
Ne var şikayet ettiysek insanlığımızdan zaman zaman
Ne var sohbet ettiysek ağaçlarla ormanın ortasında
Ne var bütün mesaimizi veriyorsak kendimizi anlamaya
Ne var korkmuyorsak içimizdeki yangınlardan
Ne olmuş yani
Yok bir de korkacaktık
Ne var içinde nefretle yaşayanları sevemiyorsak
Ne var yani her şeyi seveceğiz diye kandırmıyorsak kendimizi
Ne var yani bir parça nefret bizim de hakkımız değil mi
Ne var yani biz insan değil miyiz
Alla Alla yaa
Ne var görünmeyenin arkasında ne var diye didinip durduysak ömür boyu
Ne var sevdiysek bardaktan boşanırcasına her neyi sevmişsek
Ne var güldüysek kahkahalarla katıla katıla
Ne var ağladıysak yeri geldiğinde doya doya
Ne var çıkmadıysak dağların zirvelerine
Biz denizciyiz
Ne olmuş yani
Ne var yani şehirlerin yerlerini bilmiyorsak
Ne var bilmiyorsak nehirlerin ovaların isimlerini
Milyonlarca yıldır değişmeyen tek sesin dalgaların sesi olduğunu biliyoruz ama
Yetmez mi
Ne var övündüğümüz tek şey kimseyi incitmeden yaşamaya çalışmaksa
Ne var her şeye saygı göstermeye çalıştıysak kan revan içinde
Yılmadan ve daha önemlisi
Yıldırmadan
Ne var durup durup kendimize sen bir hiçsin diyorsak
Ve ne var hiçbir itiraz gelmiyorsa kendimizden
Ne olmuş yani
Ne var ramak kalmışsa her şeye ve hiçbir şeye
Ve ne var maskesini düşürdüysek ölümün
Ne var vicdanımızın sesi kendi sesimizi boğduysa
Ne var
Öldük mü
Cani mi olduk
Ne var
Bilakis yaşamaya başladık insan gibi
“ Ve bir gün varacağım denize… ” diyerek devam ettim sefere !
BİR GÜN
Bir gün varacağım denize
Vermeyecek beni geriye
Keşke soracak olsaydı bana
Kalır mıydın diye
Alıkoymalığına geldim derdim ona erkekçe
“Düş kayıklarında kürek çekmeyi anlattım biraz…Kısacık, iki satır ama, derin bir nefes almak lazım bence okumadan evvel…”
EGE

Göz gözü görmeyen gecelerin denizlerinden damıtılarak yapılmış
pastel renkli düş kayıklarında kürek çekerek hayatı boyamayı senden öğrendim
senin haberin dahi yokken
Gündüzleri ise kurşun kalemlerle yazılmış şiirlerle savuşturabiliyorum ancak
göz gözü gördüğünden
yine senin haberin yokken
+++
“Ve her zamanki gibi, bir deniz kenarında seyrettim bütün olan biteni…”
BİR DENİZ KENARINDA
Bir kalabalık çöreklendi yalnızlığıma
Yağmalıyor benliğimi hiç durmadan
Bir deniz kenarında
Seyrediyorum olan biteni
Yanımda bana dur diyecek kimse olmadığından
“Düşler, cenaze evi ise gerçekleşen rüyaların, en güzel şey denize gömülmek o zaman…”
DÜŞLER
Düşler
Cenaze evidir gerçekleşen rüyaların
Bir tabutun başına toplanmıştır geride bıraktıkların
Toprağa gömerler
Denize gömerler
Kül ederler ateşe güvenip
Bir türlü içine sığdıramazlar seni
Çaresiz
Akıllarda kalırsın sonsuza kadar
Düşler
Cenaze evidir gerçekleşen rüyaların
Dağılınca
Bir başka gerçeğin peşine takılırlar çaresiz
“Hem olsak hem olmasak diyerek, biraz kafanızı karıştırsak sonlara doğru…”
HEM OLSAK HEM OLMASAK
Deniz soğuk
Ama olsun bak
Ay sıcak
Ona bakıp
Ne çok şey var
Anlatacak
Ömür kısa
Yıldız çok
Acaba ne yapsak
Buldum işte
Kendimizden
Bir ada yapsak
Kış geldiğinde
Fırtınaları bahane edip
Birbirimize sığınsak
Yaz geldiğinde
Denizi maviye
Güneşi kırmızıya boyasak
Hem gündüz
Hem gece olsak
Mesela biz de zeytin olsak
Üzümlerin iyilerini ayırıp
Ağlayanlarından şarap yapsak
Sonra onlarla beraber ağlasak
Hem olsak
Hem olmasak
Sadece olduğumuz gibi kalsak
“Ve son olarak; yaşarken, yaşamak lazımdır diyerek umutlarımızı tazelesek biraz…”
YAŞAMAK
Yaşamak
Fark edilmek değil
Farkında olmaktır yaşamak
Yaşamak
Zamanı gelince kopacak
Dalında olgunlaşan her şeydir yaşamak
Yaşamak
Olmaya çalıştığın gibi değil
Olduğun gibi olmaktır yaşamak
Yaşamak
En kurulmayacak hayalleri
Göğsünü gere gere kurmaktır yaşamak
Yaşamak
Yaşayan ve artık yaşamayan her şeye
Şükran duymaktır yaşamak
Yaşamak
Tek başına değil
Yıldızları beraberce saymaktır yaşamak
Yaşamak
Yolunu değiştirip
Bir karıncaya evine kadar eşlik etmektir yaşamak
Yaşamak
Yalnızlığa sığınmak değil
Yalnızlıkla savaşmaktır yaşamak
Yaşamak
Sadece sevdiklerine değil
Her şeye sarılmaktır yaşamak
Yaşamak
Her şeyi bilmek değil
Her şeyi arkada bırakıp gideceğini bilmektir yaşamak
Yaşamak
Ne pahasına olursa olsun değil
Her şeye saygılı olmaktır yaşamak
Yaşamak
Çok yaşamak değil
İçindeki çocukla beraber yaşlanmaktır yaşamak
Yaşamak
Vicdanınla dost olmak için
Feda etmesini bilebilmektir yaşamak
Yaşamak
Geçmiş ve gelecekle boğuşmak değil
Bugünle sarmaş dolaş olmaktır yaşamak
Yaşamak
Layıkıyla yaşamaktır yaşamak
Deniz; her şeyi itiraf etmeye geldiğin bir mahkeme salonuna benzer.
Güneş, Ay, bulutlar. Yıldızlar, rüzgarlar, dalgalar. Zaten biliyorsun, bütün deliller aleyhinedir. Hakim; “Şahitler Gelsin” diye buyurduğunda; “Gerek Yok” diye fırlarsın sanık sandalyesinden. Ve her zamankinden daha gür bir sesle; “Ben her şeye şahidim” dersin…
Başta bütün denizciler olmak üzere, denize gönül veren herkese, ülkemizin ve dünyanın bütün insanlarına, sağlıklı ve mutlu bir “YENİ YIL” dilerim. Ayırmadan, kayırmadan herkese. Dilerim herkes insan olsun. Dilerim öyle olsun…
Derleyen ve Şiirler: Talip Özcengiz, 31.12.2020, Atina



















