1. Haberler
  2. Genel
  3. DENİZ HER ŞEYİ İTİRAFA GELDİĞİN MAHKEME SALONUNA BENZER…TALİP ÖZCENGİZ DUYGU YÜKÜYLE

DENİZ HER ŞEYİ İTİRAFA GELDİĞİN MAHKEME SALONUNA BENZER…TALİP ÖZCENGİZ DUYGU YÜKÜYLE

ŞİİR BUKETİ...KÜÇÜK BİR YILBAŞI HEDİYESİ... Her zaman olduğu gibi acısıyla tatlısıyla demek isterdim ama, maalesef daha çok acılarıyla bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz. İnsanlar sevdiklerini kaybetti ve kaybetmeye devam ediyor. Ayrı düştüler. Özlem içindeler. Sarılmak unutuldu. Önce onlara özlemek sarılmanın yarısıdır diyerek bir teselli verelim. Sonra da denizden topladığım şiirlerimden bir ‘ŞİİR BUKETİ’ sunayım size. Küçük bir YILBAŞI HEDİYESİ olarak ve kabulünü rica ederek. Yine küçük bir KAHVE MOLASI kadar... (Yılbaşı’dır. Çocukluğumuzda sadece büyüklere ikram edilen-veya büyükler öyle sanıyordu-yaldızlı, top şeklinde, içi likörlü nostaljik çikolatalardan da atın ağzınıza bir tane, eğer arzu ederseniz ve seviyorsanız eğer tabi. Hem biraz nostalji olur, hem de iyi gider kahveyle. Yanaklarınız al al olsun, yine inşallah. Üzerinize titreyenlerin hayali “ne çok koşuşturdun yine” diye bağırsın hepinize. Sırtınıza sokulan bir bez ve sırtınızdan alınan bir terli mendilde saklıdır bütün hayatın sihri...)

featured
DCIM100MEDIADJI_0313.JPG
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şimdi bu şiirler denizden toplandı ya; “Şöyle bir tatlı suda durulasaydın şunları be kaptan” diye geçirmeyin aklınızdan. Her şey de geçerlidir o, bir tek şiirler hariç. DENİZDEN ÇIKMIŞ BİR ŞİİRİN TUZU MUTLAKA ÜSTÜNDE KALMALI. YOKSA YAVAN OLUR, GİTMEZ, TAKILIR KALIR HİÇ OLMADIK BİR YERDE…

“ Önce bir Kadıköy yaptım Beşiktaş iskelesinden…”

 VAPUR KAÇMIŞ DİYE

Üzülmüşlüğüm yoktur

Vapur kaçmış diye

Hatta

Üstüme vazife değilken

Çok yardım etmişliğim vardır kalanlara iskelede

Telaş içindeki vatandaşa

Acele etmeyin kardeş

Dönüp gelecek demişliğim vardır çok kez

Bazen sesli

Bazen sessiz

Ardından çok bakmışlığım vardır beyaz köpüklerin

FOTOĞRAF: BARIŞ ÖZKÖK

 

Vapuru beklerken

Üzülmüşlüğüm yoktur vapur kaçmış diye ancak

Bazen sesli

Bazen sessiz

Çok ağlamışlığım vardır başka şeylere

Bilmişliğimden olsa gerek

Üzülmüşlüğüm yoktur yalnızlığıma

Bazen senle

Bazen sensiz

Nasıl olsa vapur yanaşacak yine aynı rıhtıma diye

Üzülmüşlüğüm yoktur

Vapur kaçmış diye

Halatlarla beraber

Hayatı çözmüşlüğümüzden olsa gerek

Senle

Veya sensiz

Nasıl olsa bir gün her şey bitecek

Üzülmüşlüğümüzden değil

Bilmişliğimizden olsa gerek

“ Sonra Boğaz’ı geçtim içim titreyerek…Ve Boğaz var oldukça titreyecek… ”

BOĞAZ GEÇERKEN

İçim titrer

Boğaz geçerken

Ne rüzgardan ne akıntıdan

Ne Kandilli ışıklarından

Ne Kızkulesi zerafetinden

Ne karşıdan gelen gemilerden

Aldılar beni gemiden

İçim titrer

Boğaz geçerken

Ne her iki yakasında şiir yazdığım meyhaneler

Ne kovaladığım ne kovalandığım beyhude günler

Ne yaşanmış ne de yaşanacak hatıralar

Aldılar beni gemiden

İçim titrer

Boğaz geçerken

29 haziran 1986 Kumkapı demirledi nedensiz koskoca gemi

Varmış bir nedeni meğer ben anlamamışım

Efendi Kaptan diye anonstan

Köprü üstüne çağırdılar beni

Gözlerime baktı

Metin ol evladım diye sarılıp kemiklerimi sıktı Kaptan

Kulağıma fısıldadı gevşetmeden kollarını

Baban öldü evladım dedi

Başın sağ olsun buyurdular

Aldılar beni gemiden

İçim titrer

Boğaz geçerken

Göçmüş bu alemden gecenin yarısında muhterem

Maltepe’de uzun bir katarın arkasından sanki beni beklemiş

Tekne kazıntısı gelsin hele

Taze mezarına bir avuç toprak atsın diye küreklerden kalan

Aldılar beni gemiden

İçim titrer

Boğaz geçerken

Tam hamule Rusya dan İsveç e giderken

Bir daha gidemedim uzaklara korkumdan

Dönememekten değil geldiğimde bulamamaktan

Halbuki ne güzel sağ salim geçmiştik Boğazı

Aldılar beni gemiden

 “Ne Var! diye haykırdım, her şeyden daha çok hürmet ettiğimi denize…”

NE VAR

Ne var

Ne var her sabah kalkıp güneşi doğurduysak

Ne olur ne olmaz belki akşamdan kalmadır

Ne var işimizi sağlama aldıysak

Ne var hürmet ettiysek uçsuz bucaksız denizlere

Her şeyden daha çok

Ne var kana kana özlediysek özlediğimiz her şeyi

Ne var şiir sevdiysek be ne var

Bir şiirin bir yerinde

İnsanın burnunun direğinin sızlamasından daha güzel ne var

Ne var kandırdıysak asmaları şarap olunca cennete gideceksin diye

Ne olmuş yani

  www.kozmikanafor.com

 

Ne var tartıştıysak yıldızlarla koymayın aramıza mesafe diye

Ne var şikayet ettiysek insanlığımızdan zaman zaman

Ne var sohbet ettiysek ağaçlarla ormanın ortasında

Ne var bütün mesaimizi veriyorsak kendimizi anlamaya

Ne var korkmuyorsak içimizdeki yangınlardan

Ne olmuş yani

Yok bir de korkacaktık

Ne var içinde nefretle yaşayanları sevemiyorsak

Ne var yani her şeyi seveceğiz diye kandırmıyorsak kendimizi

Ne var yani bir parça nefret bizim de hakkımız değil mi

Ne var yani biz insan değil miyiz

Alla Alla yaa

Ne var görünmeyenin arkasında ne var diye didinip durduysak ömür boyu

Ne var sevdiysek bardaktan boşanırcasına her neyi sevmişsek

Ne var güldüysek kahkahalarla katıla katıla

Ne var ağladıysak yeri geldiğinde doya doya

Ne var çıkmadıysak dağların zirvelerine

Biz denizciyiz

Ne olmuş yani

Ne var yani şehirlerin yerlerini bilmiyorsak

Ne var bilmiyorsak nehirlerin ovaların isimlerini

Milyonlarca yıldır değişmeyen tek sesin dalgaların sesi olduğunu biliyoruz ama

Yetmez mi

 

Ne var övündüğümüz tek şey kimseyi incitmeden yaşamaya çalışmaksa

Ne var her şeye saygı göstermeye çalıştıysak kan revan içinde

Yılmadan ve daha önemlisi

Yıldırmadan

Ne var durup durup kendimize sen bir hiçsin diyorsak

Ve ne var hiçbir itiraz gelmiyorsa kendimizden

Ne olmuş yani

Ne var ramak kalmışsa her şeye ve hiçbir şeye

Ve ne var maskesini düşürdüysek ölümün

Ne var vicdanımızın sesi kendi sesimizi boğduysa

Ne var

Öldük mü

Cani mi olduk

Ne var

Bilakis yaşamaya başladık insan gibi

“ Ve bir gün varacağım denize… ” diyerek devam ettim sefere !

                                                              

BİR GÜN

Bir gün varacağım denize

Vermeyecek beni geriye

Keşke soracak olsaydı bana

Kalır mıydın diye

Alıkoymalığına geldim derdim ona erkekçe

 

“Düş kayıklarında kürek çekmeyi anlattım biraz…Kısacık, iki satır ama, derin bir nefes almak lazım bence okumadan evvel…”

EGE

Göz gözü görmeyen gecelerin denizlerinden damıtılarak yapılmış

pastel renkli düş kayıklarında kürek çekerek hayatı boyamayı senden öğrendim

senin haberin dahi yokken

Gündüzleri ise kurşun kalemlerle yazılmış şiirlerle savuşturabiliyorum ancak

göz gözü gördüğünden

yine senin haberin yokken

+++

“Ve her zamanki gibi,  bir deniz kenarında seyrettim bütün olan biteni…”

BİR DENİZ KENARINDA

Bir kalabalık çöreklendi yalnızlığıma
Yağmalıyor benliğimi hiç durmadan
Bir deniz kenarında

Seyrediyorum olan biteni
Yanımda bana dur diyecek kimse olmadığından

“Düşler, cenaze evi ise gerçekleşen rüyaların,  en güzel şey denize gömülmek o zaman…”

DÜŞLER

Düşler
Cenaze evidir gerçekleşen rüyaların
Bir tabutun başına toplanmıştır geride bıraktıkların

Toprağa gömerler
Denize gömerler
Kül ederler ateşe güvenip
Bir türlü içine sığdıramazlar seni
Çaresiz
Akıllarda kalırsın sonsuza kadar

Düşler
Cenaze evidir gerçekleşen rüyaların
Dağılınca
Bir başka gerçeğin peşine takılırlar çaresiz

“Hem olsak hem olmasak diyerek, biraz kafanızı karıştırsak sonlara doğru…”

HEM OLSAK HEM OLMASAK

Deniz soğuk

Ama olsun bak

Ay sıcak

Ona bakıp

Ne çok şey var

Anlatacak

Ömür kısa

Yıldız çok

Acaba ne yapsak

Buldum işte

Kendimizden

Bir ada yapsak

Kış geldiğinde

Fırtınaları bahane edip

Birbirimize sığınsak

Yaz geldiğinde

Denizi maviye

Güneşi kırmızıya boyasak

Hem gündüz

Hem gece olsak

Mesela biz de zeytin olsak

Üzümlerin iyilerini ayırıp

Ağlayanlarından şarap yapsak

Sonra onlarla beraber ağlasak

Hem olsak

Hem olmasak

Sadece olduğumuz gibi kalsak

“Ve son olarak; yaşarken, yaşamak lazımdır diyerek umutlarımızı tazelesek biraz…”

YAŞAMAK

Yaşamak

Fark edilmek değil

Farkında olmaktır yaşamak

Yaşamak

Zamanı gelince kopacak

Dalında olgunlaşan her şeydir yaşamak

Yaşamak

Olmaya çalıştığın gibi değil

Olduğun gibi olmaktır yaşamak

Yaşamak

En kurulmayacak hayalleri

Göğsünü gere gere kurmaktır yaşamak

Yaşamak

Yaşayan ve artık yaşamayan her şeye

Şükran duymaktır yaşamak

Yaşamak

Tek başına değil

Yıldızları beraberce saymaktır yaşamak

Yaşamak

Yolunu değiştirip

Bir karıncaya evine kadar eşlik etmektir yaşamak

Yaşamak

Yalnızlığa sığınmak değil

Yalnızlıkla savaşmaktır yaşamak

Yaşamak

Sadece sevdiklerine değil

Her şeye sarılmaktır yaşamak

Yaşamak

Her şeyi bilmek değil

Her şeyi arkada bırakıp gideceğini bilmektir yaşamak

Yaşamak

Ne pahasına olursa olsun değil

Her şeye saygılı olmaktır yaşamak

Yaşamak

Çok yaşamak değil

İçindeki çocukla beraber yaşlanmaktır yaşamak

Yaşamak

Vicdanınla dost olmak için

Feda etmesini bilebilmektir yaşamak

Yaşamak

Geçmiş ve gelecekle boğuşmak değil

Bugünle sarmaş dolaş olmaktır yaşamak

Yaşamak

Layıkıyla yaşamaktır yaşamak

Deniz; her şeyi itiraf etmeye geldiğin bir mahkeme salonuna benzer.

Güneş, Ay, bulutlar. Yıldızlar, rüzgarlar, dalgalar. Zaten biliyorsun, bütün deliller aleyhinedir. Hakim; “Şahitler Gelsin” diye buyurduğunda; “Gerek Yok” diye fırlarsın sanık sandalyesinden. Ve her zamankinden daha gür bir sesle; “Ben her şeye şahidim” dersin…

Başta bütün denizciler olmak üzere, denize gönül veren herkese, ülkemizin ve dünyanın bütün insanlarına, sağlıklı ve mutlu bir “YENİ YIL” dilerim. Ayırmadan, kayırmadan herkese. Dilerim herkes insan olsun. Dilerim öyle olsun…

 

Derleyen ve Şiirler:  Talip Özcengiz, 31.12.2020, Atina

 

DENİZ HER ŞEYİ İTİRAFA GELDİĞİN MAHKEME SALONUNA BENZER…TALİP ÖZCENGİZ DUYGU YÜKÜYLE
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!