Sanayi devrimiyle dünyayı sadece kendi ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmeye çalışan insanın tüm kaynakların sahibi düşüncesiyle giriştiği hoyratlığın başka bir sonucu bence müsilaj. Türk bilim insanlarının deniz salyası olarak nitelendirdiği sarı-kahverengi oluşumun bu günlerde devletin en üst kademesinin bile gündeminde. 4 aydır etkili olan deniz salyasının ilk işaretlerini alan balıkçılar 2020-2021 balık sezonunu erken kapatmak zorunda kaldıklarını söylediğinde henüz Mart ayının ortalarındaydık. Balıkçılar ağ gözeneklerini tıkayan sürüleri görünmez kılan deniz salyası nedeniyle teknelerini erken karaya çektiklerini söyledikten hemen sonra baharla birlikte kendilerini denizlere atan dalgıçlar fark etti hoyratlığı. Marmara Denizi’nin farklı yerlerinde dalan sualtı gönüllülerinin kameralarına yansıyan görüntülerde deniz salyasının sualtında oluşturduğu işgal kolayca fark ediliyordu. Yine kara da bahar çiçekleri açarken denizde yılın ilk tecrübelerini yapmak isteyen amatör denizciler pruvalarında beliren kütleleri ihbar ediyordu herkese. İstanbul’dan havalanan uçaklardaki yolcuların çektiği amatör görüntüler vahametin hızla büyüdüğünü kanıtlarken uzun süre sarı oluşumun Marmara Denizi’ni işgal ettiğinin farkında olunmadı. Deniz ekosisteminin tüm aşamalarıyla ilgilenen bir gazeteci olarak şahit olduğum bu süreç 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde devletin en üst makamlarının konuyla ilgili açıklama yapmasıyla bir çevre felaketi yaşandığının kabul edilmesine evrildi.
Sukürede özgül ağırlığı olmasa da bizim için çok değerli
Marmara Denizi’nin suküre dünyada sadece tek ülkeye ait tek deniz olduğunu biliyorduk ama değerini bilmiyorduk. 12 bin yıl önce deniz seviyesinin altında(-85 metre) bir göl olan Marmara Denizi, 6500-7000 yıl önce son şeklini alarak tek iç denizimiz olmuştu. Güzide Marmara Denizi, yüzde 70’i sularla kaplı sukürede matematiksel olarak özgül ağırlık taşımıyor. Baştan uca 240 kilometre uzunluğa 70 kilometre genişliğe sahip nadide ekosistem sizce denetlenmeyecek kadar büyük bir alan mı? 11 bin 500 kilometrekarelik alana yayılan mavilik en derini bin 270 metre olan 3 çukuru barındırırken, 4 körfezi (İzmit, Gemlik, Bandırma ve Erdek) bütünüyle insanlığın hizmetine sunuyor. Karadeniz’in az tuzlu sularıyla Akdeniz’in tuzlu sularının harmanlandığı İstanbul ve Çanakkale boğazlarıyla Türk Boğazlar Sistemini tamamlayan Marmara Denizi’ndeki müsilaj yoğunluğunun çaresini bilim insanları arıyor. İki denizin birbirini tamamladığı müthiş dengenin ürünü Marmara Denizi’nin sarı çığlığı olan müsilaj girişte bahsettiğim hoyratlığın ürünü değil mi?
Canlılar için gerekli oksijen normalin çok altında
15 yılın en yoğun deniz salyası (müsilaj) yoğunluğunun çözümü için katıldığım iki bilimsel seferde de bilim insanlarının çözünmüş oksijenin azlığına yaptığı vurgu, azot ve fosfor yükünün Marmara Denizi’ne artık yük olduğunun kanıtı. İleri biyolojik arıtma sistemi uygulanmasının tek çözüm olduğunun altını çizen bilim insanları, deniz salyasını nadide ekosistemi denizimizin çığlığı, feryadı, alarm zili olarak değerlendiriyor. Oysa dünyanın var olmasını sağlayan fotosentezi gerçekleştiren mikroskobik tek hücreli canlılar yani fitoplanktonlar(bitkisel plankton) oluşturuyor deniz salyasını. Basit anlamda strese girdiğinde; besin bulamadığında, kirleticilerle karşılaştığında ya da aşırı sıcaklıkta gibi nedenlerle karşılaştığında deniz salyasına dönüşen bu ortam yapışkan içeriğiyle kirliliği arttırabiliyor. Marmara Denizi’nin kaldıramayacağı yük olan azot ve fosfor yükünün giderilmesiyle Marmara Denizi ekosistemine şans verileceği umut dünyamızı yeşertiyor.
İzmir’in denizini sarı-kahverengi görmeyeceğiz umuduyla
Sakin Şehir anlayışını ülkemize kazandırmaktan öteye geçerek ekosistem ve çevre hassasiyetiyle tanınan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de dediği gibi mavi şehir İzmir’in bu felaketle karşılaşmaması için tüm önlemlerin alındığını bilmek güzel.
Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…
İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…
Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…