1. Haberler
  2. İklim Değişikliği
  3. Güneydoğu’da kuraklık alarmı verildi

Güneydoğu’da kuraklık alarmı verildi

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 Ziraat Odası raporu: 22 ilde tarımsal kuraklık var, rekolte kaybı kaçınılmaz

Bölgede ekilen ürünlerin başak vermeden kuruduğu ve rekolte kayıplarının gerçekleşeceği bildirildi. Kuraklık sonucu Türkiye’nin toplam buğday, arpa ve mercimek üretiminde yüzde 20 azalma yaşayacağı ifade edildi.

 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği 2020-2021 Tarımsal Üretim Dönemi Kuraklık Risk Tahmin Raporunu yayımladı. Rapora göre, azalan yağışlar 22 ilde tarımsal kuraklığa neden oldu. TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, özellikle buğday rekoltesinde ciddi kayıp yaşandığını söyledi.

 

TZOB’un raporuna göre, Türkiye’de 22 ilde tarımsal kuraklık yaşanıyor. Ekim-Nisan ayları arasında yağışlar, geçen yıla oranla yüzde 18 virgül 6 azaldı. Bu durum, özellikle buğday ve arpa gibi hububat üretimini olumsuz etkiledi.

 

Türkiye Ziraat Odası Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2020-2021 Tarımsal Üretim Dönemi Kuraklık Risk Tahmin Raporu paylaştı.

 

Bayraktar, Türkiye’de 22 ilde tarımsal kuraklık tehlikesinin devam ettiğine dikkat çekti.

 

Buğdayda büyük kayıp

 

Kuraklığa bağlı olarak geçen yılın buğday rekoltesine göre yaklaşık 2 milyon ton kayıp beklendiğini ifade eden Bayraktar, ”Geçen yıl 20 milyon 500 bin ton olan rekoltenin yüzde 9,75 azalarak 2021 yılında yaklaşık olarak 18 milyon 500 bin ton olması tahmin edilmektedir” bilgisini verdi.

 

”Fiyatların artmasına neden oluyor ”

 

Dünya Tahıl Konseyi ve ABD Tarım Bakanlığı’ndan alınan 2020-2021 yılı verilerine göre buğday üretiminin 790 milyon ton, mısır üretiminin 1 milyar 200 milyon ton, arpa üretiminin 159 milyon ton, çeltik üretiminin 504 milyon ton ve soya üretiminin 363 milyon ton civarında olacağını belirten Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

”Dünyada 2020-2021 döneminde tahıl arzında sıkıntı bulunmamaktadır. Pandemi sürecinde, gıda güvenliği endişesi, iklim değişikliği gibi nedenlerle ithalatçı ülkelerin fazla alım yapmaları, ihracatçı ülkelerin ise ihracatlarını kısıtlamaları, durdurmaları veya stoklarını artırmak istemeleri gibi nedenlerle talep yönünde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu durum fiyatlarda yukarı yönlü bir hareketlenmeye sebep olmaktadır.”

 

Üretimi kuraklık vurdu

 

Üretim döneminin başladığı 1 Ekim 2020-30 Nisan 2021 döneminde ülkemizde yağışların 337,5 milimetre (mm) olduğuna ve normale oranla yüzde 23,6, geçen yıla oranla ise yüzde 18,6 azaldığına dikkati çeken Bayraktar, “Bu durum kış aylarının kurak geçmesine neden olmuş ve ekimi yapılan hububat, baklagiller ve bazı yem bitkileri ekilişlerinin gelişimini olumsuz etkilemiştir” dedi.

 

Şemsi Bayraktar, ülkemizde üretim döneminde yağışların geçen yıla göre İç Anadolu Bölgesi’nde yüzde 20,3, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 46,5, Akdeniz Bölgesi’nde yüzde 31,5, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 27,5 ve Karadeniz Bölgesi’nde yüzde 7,6 azalırken, Ege Bölgesi’nde yüzde 7,8 ve Marmara Bölgesi’nde yüzde 34,5 arttığını açıkladı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Sonbahar yağışları tüm bölgelerde uzun yıllar ortalamasından ve geçen yıldan düşük olurken, en fazla azalma yüzde 31 ile İç Anadolu Bölgesi’nde olmuştur. Ege ve Karadeniz bölgelerinde ise son 40 yılın en kurak sonbaharı yaşanmıştır. Marmara Bölgesi haricinde tüm bölgelerde kış mevsimi yağışları uzun yıllar ortalamalarına göre azalmıştır. Azalan yağışlar özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve İç Anadolu Bölgesi’nin bazı illerinde ekilen tohumlarda yeterli çimlenme olmamış, çıkış yapan tohumlarda ise gelişme zayıflıkları meydana gelmiştir. Bu yıl üretim sezonunun başından itibaren yağışların yetersiz olması meteorolojik kuraklığa neden olmuştur. Gelinen son durum değerlendirildiğinde mayıs ayında ise bazı illerimizde tarımsal kuraklığa kadar ilerlediği görülmüştür.”

 

”Hidrolojik kuraklığa neden oldu”

 

Son yıllarda kış yağışlarının yetersiz olması ve bu yıl da sezonun başından itibaren ülke genelinde beklenen yağışların gelmemesi sonucu meteorolojik ve tarımsal kuraklığın yanı sıra hidrolojik kuraklığında yaşandığına dikkat çeken Bayraktar, hidrolojik kuraklıkla ilgili verileri şöyle aktardı:

 

“Hidrolojik kuraklık sonucu göller ve akarsularda kurumalar görülmüş, barajlarda su seviyeleri azalmış, yeraltı su seviyeleri gerilemiş zaman zaman içme suyu konusunda dahi endişeler oluşmuştur. Bu yıl yeterli sulama yapılamaması durumunda birçok üründe de verim kaybı yaşanabilecektir. Su yetersizliği ürün tercihlerini de etkilemektedir. Ege Bölgesi’nde pamuk yerine kuru şartlarda üretimi üretilebilen ayçiçeğine yönelme olmuştur.

 

Hidrolojik kuraklık sonucu sulu tarım alanları da riske girmiştir. Çiftçiler yağışın olmaması ve baraj su seviyesinin düşük olması nedeniyle hangi ürünü ekeceği konusunda kararsız kalmaktadır. Önümüzdeki aylarda yağışların yetersiz olması ve sulamanın yeterli düzeyde yapılamaması ile mısır, pamuk, şekerpancarı gibi çok su tüketilen ürünlerde de sorun yaşanabilecektir.”

 

Hasat olmayınca çiftçinin borçları katlanacak

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, Diyarbakır başta olmak üzere bölge illerinde yaşanan kuraklık nedeniyle, tarlaların yüzde 80’inde ürün hasadı yapılamayacağını, aldıkları borçlar ile tarlalarını süren çiftçiler ve çiftçilere girdi sağlayan ancak ödemelerini alamayan işletmelerin ciddi zararlar ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Avşar “Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin su/tarım yılı yağışı 303.3 mm, normali 418.7 mm ve 2020 su/tarım yılı aynı dönem yağışı 507.5 mm. Bu yıl yağışlarda normaline göre yüzde 28, 2020 su/tarım yılı yağışlarına göre yüzde 40 azalma gerçekleşti. 3 milyon dekar tarım alanı kuraklıktan etkilendi ve binlerce çiftçi bu yıl hasat yapamayacak durumda” dedi.

 

Çiftçilerin yüksek girdi maliyetleri nedeni ile son yıllarda oldukça zorlandığını, pandemiyle birlikte kuraklığın daha büyük zararlara yol açtığını ifade eden Avşar, “Çiftçiler ekim döneminde kullanacakları girdiler için işletmelere borçlanıyor, kredi kullanıyor. Hasat yapıldıktan sonra ödemelerini gerçekleştirmeye başlıyor. Aldıkları mazot, gübre gibi girdi destekleri piyasa fiyatlarına göre oldukça yetersiz. Hasat yapamayınca borçları katlanıyor ve bu durum ürün ve hizmet aldıkları işletmeleri de olumsuz etkiliyor. Yaşanan bu kuraklık bir doğal afettir. Bu doğal afetten zarar gören tüm kesimlerin acil desteklenmesi gerekir. Rekoltenin düşmesi tüketici fiyatlarına yansıyacağı gibi, ithalatın da artmasına neden olacak” dedi.

 

Yazı : Emirhan Taştan

Kaynak: https://www.ntv.com.tr – https://www.dunya.com

Güneydoğu’da kuraklık alarmı verildi
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!