
Hayalet ağ ya da ölüm duvarı
Balıkçıların denize serdiği ağların çeşitli nedenlerle sualtı kalması Türk deniz ekosisteminin en büyük sorunlarından olduğu için Tarım ve Orman Bakanlığı, 2014 yılında “Denizlerin Terkedilmiş Av Araçlarından Temizlenmesi Projesi’ni başlatmıştı. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün yerel yönetimler, dalgıçlar ve balıkçılarla yaptığı işbirliği sonucu denizlerde ve iç sularda yaklaşık 10 bin bin futbol sahası büyüklüğünde hayalet ağ karaya çıkartılmıştı. Milyonlarca balığın yanında deniz kuşları, deniz kaplumbağaları, mercanlar, omurgasızlar ve hareket yeteneği kısıtlı kabukluların ölümü engellenirken okyanuslarda da benzer sorunların yaşandığı öğrenildi. Uluslararası Yeşil Barış Örgütü, halk arasında hayalet ağ olarak bilinen amaç dışı kontrolsüz avlanmaya devam eden balıkçılık gereçlerinin küresel denizlerdeki ölüm duvarına benzetildiğini belirtti. Greenpeace Biyoçeşitlilik Proje Lideri Nihan Temiz Ataş, Birleşmiş Milletler’in 30 yıl önce Greenpeace’in kampanyasının ardından yıkıcı etkisi olan 2,5 kilometreden uzun akıntı ağlarını yasakladığını belirtti. Ataş, “Bu ağlar, denizde birkaç kilometrelik alanda yunuslar, balinalar, köpekbalıkları, deniz kaplumbağaları gibi nesli tükenmekte olan deniz canlılarını hedefinde olmamasına rağmen öldürebiliyorlar. Bu ağlardan biri denize atıldığında ya da kaybolduğunda hayalet ağ olarak deniz canlılarını tuzağa düşürmeye devam ediyor. Kampanyamız sonucu ilk kez bir balıkçılık malzemesi, hedef türler üzerindeki etkisi nedeniyle değil savunmasız türler üzerindeki etkisi nedeniyle yasaklandı.” dedi. Her yıl sadece ABD çevresindeki yaklaşık 5 bin deniz kaplumbağasının hayalet ağlar sonucu öldüğü tahmin ediliyor.

Hayalet ağlar Hint Okyanusu’nda büyük tehlike
Her yıl yaklaşık 640 bin ton terk edilmiş veya kaybolmuş balıkçılık ekipmanının yani hayalet ağların okyanusa girdiğini belirten Ataş, “Sadece ağlar değil, denize bırakılan ve ayrım gözetmeksizin deniz yaşamını öldürmeye devam eden her türlü oltanın boyutu 50 binden fazla çift katlı otobüs demek. Bu da bölgesel kuruluşların deniz yaşamını korumak için kararlı hareket edemediğini gösteriyor. Korumalar uluslararası sularda ekosistemler için yetersiz. Açık denizlerde uygun korumanın olmaması yıkıcı balıkçılık yöntemlerinin kontrolsüz devam etmesine izin veriyor. Bilim insanları okyanusların üçte birini korumamız gerektiğini söylüyor. Dünyanın birçok yerinde büyük ölçekli akıntı ağları okyanusları yağmalıyor.

Hint Okyanusu ton balığı avının yaklaşık yüzde 34’ünü oluşturuyor. Ama akıntı ağları Hint Okyanusu’nda kıyı devletlerince hala kullanılıyor. Greenpeace’in Hint Okyanusu araştırması, balıkçılık teknelerinin yasal uzunluğunun en az dört katı uzunluğunda ağ kullandığını ortaya çıkardı. 1950 ile 2018 yılları arasında öldürülen toplam 4,1 milyon küçük deniz memelisi olduğunu tahmin ediyor. 2004-2006 döneminde ise yılda neredeyse 100 bin deniz memelisinin bu şekilde öldüğü tahmin ediliyor.” dedi.


These vessels often fish for tuna with 7 mile long gill nets, fishing with a gill net over 1.5 miles is illegal. Greenpeace is in the Northern Indian Ocean to bear witness to the destructive fishing practices of under documented fishing fleets which it is estimated cause the bycatch of 80-100,000 cetaceans per year.

Hayalet Ağlar ve Küresel Okyanus Anlaşması
Ağların yapım malzemesi çoğunlukla deniz suyunda yüzebilir yoğunluktaki plastiklerden yapıldığı için akıntılar yardımıyla uzun mesafeler gidebilirken, dibe takıldığı zamanda uzun yıllar avlanmaya devam ediyor. Gökova Körfezi, Karadeniz, İstanbul Adalar, İzmir Körfezi gibi özel koruma alanlarının derinliklerinde ya da su yüzeyinde hayalet ağların yoğun bulunduğu, ekosistemde tahribatlar yaratmaya devam ettiği biliniyor. Greenpeace gibi çevre koruma örgütlerinin Ocak 2015’ten itibaren deniz yaşamının biyolojik çeşitliliğinin korunması için yaptığı uluslararası baskılar sonucu Küresel Okyanus Anlaşması gündeme gelmişti. Eylül 2018’de başlayan görüşmelerin üçüncüsü Ağustos 2019’da New York’ta yapıldı. Kovid-19 nedeniyle aksayan sürecin 2022 yılında tamamlanması bekleniyor. Küresel Okyanus Antlaşması’nın imzalanmasıyla okyanus ve açık denizlerin kaderinde büyük değişiklikler yapılırken pek çok canlının kurtulması için önlemler alınacak. Bilim insanları iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için 2030 yılına kadar okyanuslarımızın en az üçte birinin okyanus koruma alanı ilan edilmesi gerektiğini belirtiyor.


These vessels often fish for tuna with 7 mile long gill nets, fishing with a gill net over 1.5 miles is illegal. Greenpeace is in the Northern Indian Ocean to bear witness to the destructive fishing practices of under documented fishing fleets which it is estimated cause the bycatch of 80-100,000 cetaceans per year.




















