İlk Milli Fırkateyn TCG İstanbul Mavi Vatan İle Buluştu
İlk Milli Fırkateyn TCG İstanbul Mavi Vatan İle Buluştu
Türk donanmasını Akdeniz çanağında sayılı güçlerden biri yapan MİLGEM Projesinin 5’inci gemisi TCG İstanbul (F-515) fırkateyni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı bir törenle gerçekleştirildi. Aynı törenle MİLGEM korvetinin Pakistan Deniz Kuvvetleri için yapılan 3’üncü örneğinin ilk kaynak töreni de yapıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan törende, "Denizaltı teknolojisinde önemli kabiliyetler edindiğimiz yeni tip 6 denizaltımızı 2022 yılında Piri Reis'ten başlayarak her yıl birer tane olmak üzere hizmete alacağız." dedi.
MİLGEM Projesi’nin 5’inci gemisi olan İstanbul (F-515) Fırkateyni’nin denize iniş ve Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 3’üncü Gemi İlk Kaynak Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersane Komutanlığı’nda MİLGEM Projesi’nin 5’inci gemisi olan İstanbul (F-515) Fırkateyni’nin Denize İniş Töreni ve Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 3’üncü Gemi İlk Kaynak Töreni’ne katıldı.
MİLGEM Projesinin 5. Gemisi, projenin ilk İstif sınıfı fırkateyni olacak. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı projesiyle STM firması ana yükleniciliğinde inşa ediliyor. 80 Civarında, büyük çoğunluğu yerli olan Alt Yüklenici Firma görev alıyor. 220 firmanın görev aldığı projenin 2023 yılında teslim edilmesi hedefleniyor.
ANA ÖZELLİKLERİ
113 Metre Uzunluk
14.4 Metre Genişlik
3000 Ton Deplasman
150’den Fazla Sistem yer alacak
400’ü Aşkın İnşa Malzemesi kullanılacak
KORVET SINIFI MİLGEMLERE GÖRE FARKLARI
-10 Metre Daha Uzun Boy ve Yapısal Değişiklikler
-Silah Sisteminde Yapısal Donanım Değişikliği ve İlaveler
-Satıhtan Havaya Güdümlü Mermi Bulundurma Ve Fırlatabilme Kabiliyeti
-Önceki gemilerde %70 olan yerlilik %75’e ulaşacak
Yerli Tedarikçiler Tarafından Sağlanacak ana unsurlar:
-Silah Elektronik Sistemleri ile Elektrik Sistemi
-Yardımcı Makine Sistemleri
-Gemide Yaşam İçin Gerekli Ekipmanlar
İlk Milli Fırkateyn TCG İstanbul Mavi Vatan İle Buluştu
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.