1. Haberler
  2. Genel
  3. İSTANBUL’UN DİVİT VE HOKKASI YILIN ARKEOLOJİK KEŞFİ SEÇİLDİ

İSTANBUL’UN DİVİT VE HOKKASI YILIN ARKEOLOJİK KEŞFİ SEÇİLDİ

12 bin yıl öncesine tarihlenen Göbeklitepe ile insanlık tarihinin seyrini değiştiren Türkiye'nin arkeolojik zenginlikleri, 2022 boyunca süren bilimsel kazılarla bir kez daha kanıtlandı. Arkeoloji keşif değerlendirmesine katılan değişik üniversitelerden 20 arkeoloji öğrencisinin hazırladığı listeyi, yaklaşık 400 arkeoloji meraklısı değerlendirdi. Böylece etki uyandırması ve eşine az rastlanır olması gereken 10 adaylık liste oluştu. İstanbul'daki Bathonea antik kentinde bulunan imparatorluk yazman ya da muhasebecisine ait olduğu düşünülen diviti kemikten, hokkası pişmiş topraktan yapılan yazı takımını ilk sıraya yerleştirdi. Efes'teki Bizans Mahallesi ile Kütahya'daki Tavşanlı Höyük'te bulunna Hitit Mührü ve Miken Kılıcı ilk sıralarda yer aldı. Geçen yıl yapılan ankette Karahantepe'deki insan başlı kült odası en önemli keşif seçilmişti.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

20 keşfi içeren liste

1960’lı yıllarda istanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Halet Çambel ve Şikago Üniversitesi’nden Robert J. Braidwood  tarafından başlatılan  “Güneydoğu Anadolu Tarihöncesi Araştırmaları” projesinde keşfedilen Göbeklitepe ile insanlık tarihinin seyrini değiştiren Türkiye’nin arkeolojik zenginlikleri 2022 yılında da hız kesmeden devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından verilen izinlerle 2022 yılında 400’den fazla kazı yapıldı. Tarih boyunca onlarca medeniyete ev sahipliği, 3 imparatorluğa ise başkentlik yapan Türkiye’de 2022 yılı keşiflerini genç arkeologlar Milliyet için değerlendirdi. Kocaeli, İstanbul, Hacettepe, Uludağ ve Ege üniversitelerindeki  arkeoloji bölümlerinde yüksek lisans ve lisans eğitimi alan 20 öğrenci önce 20 arkeolojik keşfi içeren kendi listesini hazırladı. Keşiflerde, maddi kültüre ait verilerde  eşine az rastlanan durumlar olması dikkate alındı. Ayrıca bulunan eser ya da yerlerin bilimsel yeniliklerle bölgesel ilişkileri dikkate alındı. Genç arkeologların belirlediği 20 keşfi içeren liste, öğrenci ve ilgililerden oluşan yaklaşık 400 kişiye gönderilerek ilk 10 keşif belirlendi.

Zirvedeki arkeolojik keşifler

Listenin ilk sırasında Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından sürdürülen İstanbul’daki Bathonea antik kenti kazıları yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Küçükçekmece gölünün Avcılar kıyısında Prof. Dr. Şengül Aydıngün tarafından sürdürülen kazılara bu yıl 9 ülkeden 45 bilim insanı katıldı. Çalışmalarda Bathonea limanına giren ürün ve gemilerin kaydının tutulduğu divit-hokka takımı 1600 yıl öncesine tarihlendi. İkinci sırada ise İzmir Efes’te Avusturya Bilimler Akademisi Avusturya Arkeoloji Enstitüsü Müdürü ve Efes Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Sabine Ladstatter’in sürdürdüğü kazılarda bulunan Erken Bizans Dönemi’ne tarihlenen dükkanlar ve yerel mahalle yer aldı. Antik kentin kült yapılarındaki yamaç evler, 50 yıl önce bulunan Efes’ten sonraki en önemli keşif kabul ediliyor. Kütahya’da, 8 bin yıllık geçmişe sahip olan Tavşanlı Höyük’te devam eden kazılarda 3 bin 300 yıllık mühür ve Miken dönemi kılıç, listenin üçüncü sırasına girdi.


4- Domuztepe Höyüğü’nde 7500 yıllık mühür-Kahramanmaraş

5- Garibintepe Urartu Duvar resimleri-  Van

6- Prusias ad Hypium Antik Kenti Tiyatrosunda Apollon heykeli- Düzce

7- Apollon Tapınağının keşfi-  Apollonia ad Rhyndacum Antik Kenti  / Bursa

8- Su altında Helenistik Antik Lİmanın keşfi  Kerpe/Kocaeli

9- Gre Fılla’da 10 bin yıllık yerleşim- Diyarbakır

10-Tripolis’te Taş kesme atölyesinin ve sipariş yazıtının bulunması /Denizli

 

Mimar Dr. Sinan Genim

“Anadolu, insanlık tarihini öğrenmek, insanın yeryüzündeki serüvenini anlamak açısından bir başka coğrafyayla kıyaslanmacak birikime sahiptir. Yirmi isimli bu listeyi değerlendirmem istendiğinde doğrusu oldukça zorlandım. Yeni yerleşmeler, heykeller ve erken duvar resimlerinin bulunduğu bu listede bir şey ilgimi çekti. Bathonea kentinde bulunan yazı takımı; peşmiş topraktan küçük bir hokka ve muhtemelen geyik kemiğinden yapılmış bir kalem. Yapılan mikroskobik incelemeler sonucu kemik kalemde kırmızı ve siyah boyaların kullanıldığı anlaşılmış. Bir liman şehri olan Bathonea’da muhtemelen gelen ve giden ticari malların kaydının tutulduğu ve bunun için iki renkli mürekkep kullanıldığının anlaşılmasının arkeolojik açıdan büyük bir keşif olduğunu düşündüğüm için bu listenin öncülüğünün ona verilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

Prof. Dr. Rüstem Aslan

“Tavşanlı Höyük’te Hitit Mührü ve Miken Kılıcı- Kütahya: Bu buluntu uzun yıllardır tartışılagelen Hitit-Miken ilişkisine daha detaylı anlama ve yorulma açısının büyük önem taşıyor. Özellikle İlyada Destanı’ndaki gerçek bir öz teorisini de güçlendiriyor. Anadolu neolitik dönem keşifleri sürprizlerle dolu. Yerleşik hayata geçiş öncesi ve geçiş sürecindeki dinamikleri anlama, şu şu ana kadar elde edilen Neolitik dönem sonuçlarını sınama şansı verdiği için büyük önem taşıyor.”

Troya Müzesi Direktörü Rıdvan Gölcük

“Prof. Dr. Şengül Aydıngün başkanlığında yürütülen ‘İstanbul Tarih Öncesi Yüzey Araştırmaları, Balkanlar üzerinden Anadolu’ya MÖ. 1200’lerde başlayan en erken göçlerden birinin İstanbul Boğazı üzerinden gerçekleştiğinin maddi kanıtlarını bilim dünyasına sunmuştu. 2022 kazı sezonunda ise Bathonea arkeolojik kazılarda ender rastlanan yaklaşık 1600 senelik divit ve hokka dan oluşan yazı takımı ile bizlere hoş bir sürpriz yaptı. İstanbul anlatılmaya çalışılırken sanırım onun en çok vurgulanan yönü ‘gizemli’ olmasıdır. Efes’te Bizans mahallesinin keşfi ise kesinlikle etkileyici bir sahne. Harika korunmuş binlerce kap, tuzlanmış uskumru ile dolu amphoralar, zeytin, badem, şeftali çekirdekleri, kömürleşmiş bezelye ve baklagillere ait tohumlar, midye ve istiridye kalıntıları… Karşımızda tatsız biten bir ‘son akşam’ yemeği sahnesi adeta. Kütahya- Tavşanlı Höyük ise Anadolu arkeolojisinde önemli sorulara yanıt verebilir. Hitit Mührü ve Miken kılıcı heyecan verici. Kazı Başkanı Doç. Dr. Erkan Fidan, Tavşanlı Höyük’ün Anadolu tarihinde eksik bir halka olarak görülen Luvilere ait bir şehir olabileceğini düşünüyorum” diyor. Bu öngörü bile hakkında çok az şey bildiğimiz Luviler konusunda bizleri meraklandırmaya yetiyor. Kazıda çıkan baykuş yüzlü idollerin Troya’yla ilişkisi merak konusu.”

Arkeolog Nezih Başgelen

“Diyarbakır Ambar barajı göl alanından etkilenecek vadideki üç höyükte, Prof. Dr. Tuba Ökse yönetiminde yapılan titiz kurtarma kazıları çok önemli. Ambar Çayı’nın yukarı havzasının, MÖ 9000’den itibaren Göbeklitepe benzeri bir yerleşim bölgesi olduğunu gösteriyor. Gre Fılla IV’te MÖ 9300-7550 yılları arasında kullanılan oval yapılarda bulunan ilginç insan ve hayvan heykelleri  dikili taşlar, havanlar, falluslar  ile üst üste her tabakada yenilenmiş sıvı ve katı madde sunakları, bu yapıların ritüel etkinliklerinde o dönemde topluluk tarafından ortaklaşa kullanıldığını göstermektedir. Bu önemli bulgular ve mimari yapı kalıntılar bu yılkı kazı döneminin ardından Nevali Çori örneğinde olduğu gibi müzede sergilenmek üzere titizlikle yerinden alınıp taşınmıştır.”

 

İSTANBUL’UN DİVİT VE HOKKASI YILIN ARKEOLOJİK KEŞFİ SEÇİLDİ
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!