
Bulgar Struma gemisinin son yolculuğu düzenlenen biletlerde lüks transatlantiklerin resimleri kullanılmıştı.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası’nın işgalinden kaçan 769 Yahudi’yi taşıyan Struma, romanya-Köstence limanından çıktığı yolculuğun sonunda 15 Aralık 1941 tarihinde Sarayburnu açıklarında demirlemişti. 72 gün süren uluslararası diplomatik girişimlere rağmen geldiği Karadeniz’e gönderilen Struma 24 Şubat 1942’nin ilk saatlerinde Şile-Yom Burnu açıklarında Sovyet denizaltısı SC 213’ün hedefi olmuştu. Savaşta olduğu Alman işgalinden korkulduğu için Karadeniz’de pek çok gemiyi batıran Stalin’in emriyle ateşlenen torpido Struma’yı batırırken 769 yolcudan sadece David Stoliar kurtulmuştu. İstanbul Deniz Müzesi eski Komutanı Emekli Deniz kurmay Albay Ali Rıza İşipek, Struma’yı batıran SC 213’ün Yahudilerin geldiği Romanya kıyılarında mayınlara çarparak battığını belirtti. İki geminin kaderinin suyun altında birleştiğini belirten İşipek, “Yahudi mültecilerle torpidolanarak batan Struma ile onu batıran Sovyetlerin ShCh – 213 denizaltısının hikayesi 1942 yılında Karadeniz’in soğuk sularında kesişti. Savaşın başında 1941 yılında Romanya’nın Yaş şehrinde 4 bin Yahudi’nin Nazilerce katledilmesiyle Romanya Yahudileri için Filistin’e gitmekten başka çare kalmamıştı. Türkiye karasularını kullanarak Filistin’e kaçmayı planlayan Romanyalı zenginlerden ve entelektüellerden oluşan büyük bir Yahudi grubu Struma’yı kiralamışlardı. 12 Aralık 1941’de Köstence’den 769 yolcu ve 10 mürettebatla yola çıkan Struma’nın makinesi bozulduğu için Sarayburnu açıklarında demirlemişti. Yolcularla ilgili uluslararası görüşmeler sonuç vermeyince 23 Şubat 1942’de makinesi çalışmayan gemi, Şile açıklarında kaderine terk edilmişti. Gece sürüklenen gemi 24 Şubat sabahı torpillenerek batarken 103’ü çocuk 768 Yahudi mülteci ölmüştü” dedi.

“Kızıl Filo’nun denizaltısı ShCh 213 Çankaya’yı da batırmıştı”
Deniz tarihi araştırmacısı Ali Rıza İşipek, “1960’larda Sovyet arşivlerinden çıkan belgeler ışığında Struma’nın Sovyet denizaltısı ShCh-213 tarafından torpido ile vurularak battığı kesinleşir. Sovyet askerî arşivlerine Sc-213 denizaltısının harekatı için şu not yazıldı. ‘24.2.1942 sabahı korumasız düşman gemisi Struma’ya rastlandı. Gemi 1118 metreden başarıyla torpidolandı ve batırıldı. Genç subaylar, gemi komutanı ve astsubaylar. Ve torpidoyu ateşleyen Kızıl Filo denizcileri. Cesaret örneği sergilemişlerdir’. Karadeniz Donanması 4. Denizaltı Filosu’ndan ShCh 213 komutanı Yüzbaşı Dmitry Mitrofanovic Denezhko’dur. Struma’dan birkaç saat önce 23 Şubat akşamı Karaburun açıklarında Türk yelkenlisi Çankaya’yı içindeki Türk mürettebatla batırmıştı. Hatta 3 Mart’ta yine Türk gemisi olan Adana’ya saldırır ama batıramaz” diye konuştu.

Türk Çankaya yelkenlisi de ScHc 213’ün torpidosu ile Karadeniz’in derinliklerine gömülmüştü.
ScHc 213 denizaltısı Struma ile aynı kaderi paylaşarak Karadeniz’de battı
Struma’yı Karadeniz’in derinliklerine gönderen denizaltının aynı kaderi paylaştığını vurgulayan İşipek, “Yaz boyu hava saldırılarına maruz kalan ShCh-213 komutanı ölünce yerine Yüzbaşı İsayev atanmıştı. Batum’dan yola çıkan Sovyet denizaltısı 6’ıncı karakol görevi için 28 Eylül 1942 tarihinde Romanya’nın Tuna Nehri deltasındaki 45 numaralı karakol sahasına gitti. 16 günlük görevi için gittiği bölgede Almanların bıraktığı S20, S-21, S-22 ve S-23 mayın hatlarına çarparak battığı düşünülüyor. 43 mürettebatıyla batan ShCh -213 denizaltısı 2008 yılında Köstence açıklarında 30 metre derinlikte tespit edilirken mayın patlamasıyla battığı kanıtlanmıştı. Şubat ayında avcı gemi Ekim ayında av olarak derinlere gömülürken, Yahudi mülteciler gibi Sovyet denizcileri Karadeniz’in soğuk ve karanlık sularında yaşamlarını yitirmişlerdi. Karadeniz’in karanlık sularında batan Struma insanlık ayıbı olarak tarihe geçmiştir. Facianın sorumluluğu Naziler haricinde, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne yüklenmek istense de İngiliz arşivlerindeki yazışmalar, Orta Doğu’da petrol çıkarlarını yitirmek istemeyen İngiltere’nin suçunu ispatlamıştır. 103 çocuğun da bulunduğu masum insanları ölüme terk etmiş olan zamanın yöneticilerinin vicdanı sorumlulukları onlarla kalmaya devam edecektir” dedi.

Aaron Nommaz
“Türkiye 4 sorumlu ülkeye örnek olmalı”
Tarih romanları yazan ünlü yazar Aaron Nomaz ise, Struma ile en büyük hesaplaşmayı Türkiye’nin yaptığını ama İngiltere, Rusya, Romanya ve Almanya’nın suskun kaldığını söyledi. Struma kitabının yazarı Nomaz, “Stalin, Alman işgalinden korktuğu için balıkçı teknelerinin bile batırılmasını emretmişti. Fakat, Türkiye dışında sorumlu ülkelerin hiçbiri Struma ile hesaplaşamıyor. Bu faciada çok daha önemli rolü olan ülkeler var. Dönemin koşulları incelendiğinde Türkiye’nin bu 4 ülkeden çok daha az kabahatli olduğu açıktır. Türkiye de anma yapılırken neden bu ülkelerde anma yapılmıyor? İşte bu sorumluluk nedeniyle. Struma konusunda Türkiye’nin çabaları bu 4 ülkeye örnek olmalıdır” dedi.

Silahsız 16 Türk teknesi batırıldı
2013 yılında Romen dalgıç ekibi North Wave tarafından ilk kez görüntülenen ShCh 213 Karadeniz’de Sovyet donanmasının ezici bir üstünlüğünün kanıtıydı. Sovyet denizaltılarının Bulgar limanlarına yük taşıyan 16 Türk ticari gemisini batırdığını belirten İşipek, “ Hepsi silahsızdı ve tütün, hububat, pamuk, meyve, fındık, tuğla gibi ürünler taşıyorlardı. Struma, İngiliz, Yunan, Bulgar ve son olarak Panama bandırasında yedi farklı isimde çalışmış. Almanya’nın İstanbul başkonsolosu gemide salgın hastalık olduğu ihbarında bulunarak yolcuların karaya çıkarılmaması için baskı yapmıştı. Bölgedeki petrol çıkarlarının tehlikeye düşeceğini görerek Filistin’e Yahudi göçünü kısıtlayan İngiltere’nin baskısıyla gemi yoluna devam ettirilmedi ve yolcuların karaya çıkmasına izin verilmedi. Alman müttefiki Romanya gemiyi geri kabul etmedi. Türkiye savaşta taraf olmamak için mültecileri almadı. 9 hafta kıyıda demirli bekleyen gemiye Kızılay ve İstanbul’daki Yahudi toplumu tarafından yardım malzemeleri ulaştırılmıştı” dedi.




















