Virüsü İspanya’da kaptı Cezayir’de hastalandı Yunanistan’da öldü
31 yıl Türk Deniz Kuvvetleri’nde çalıştıktan sonra albay rütbesiyle emekli olan Osman Küçüknalbant, kısa bir aradan sonra ticari gemilerde kaptan olarak çalışmaya başlamıştı. Çalıştığı M/V Frigia isimli gemi 23 Mart 2010 tarihinde Hint Okyanusu’nun Kızıldeniz girişinde Somalili deniz haydutları tarafından kaçırılırken geminin 21 mürettebatıyla bir hafta alıkonulan Küçüknalbant özgürlüğüne kavuşmuştu. Denize dönerek tekrar gemilerde kaptanlık yapan Küçüknalbant son çalıştığı gemi olan BMI Emperor ile Akdeniz-Karadeniz havzasındaki limanlarda görev yapıyordu. Koronavirüs salgını nedeniyle olağanüstü güvenlik önlemleri alınmasına rağmen limanlarda hastalığa kapılma riskini her zaman düşünen Osman Küçüknalbant gemisiyle İspanya’nın Sagunto Limanı’na gitmişti. Gemide 3’üncü kaptan Osman Küçüknalbant gemi 18 Ağustos’ta Akdeniz’e açıldıktan kısa süre sonra ateşlenirken, girecekleri ilk liman olan Cezayir’e kadar dayanabileceğini düşündü. 22 Ağustos’ta Cezayir’e vardıklarında Küçüknalbant, düşmeyen ateş şikayetiyle Türkiye’deki doktor arkadaşını arayarak belirtileri sıralayarak yardım istedi. Bu sırada ateşi düşmeyen Küçüknalbant’ta koronavirüsün diğer belirtileri çıkmasına rağmen gemi tekrar denize açıldı. Ailesini her gün arayan Küçüknalbant’ın aramaları 24 Ağustos’ta bir anda kesilince ailesi şüphelendi. 5 gün boyunca ailesinin ulaşamadığı Küçüknalbant, 28 Ağustos’ta çağırılan deniz ambulansı ile Yunanistan’ın Mora Yarımadası’ndaki bir hastaneye götürüldü. Yanında refakatçi olmadan 3 gün yoğun bakımda kalan 3’üncü kaptan 1 Eylül’de hayatını kaybetti.


5 gün boyunca eşine ulaşamayınca şirket yetkilileriyle konuştuğunu ama sonuç alamadığını belirten eşi Ayşegül Küçüknalbant, bir dizi ihmal ve sorumsuzluk sonucu olayın ölümle sonuçlandığını iddia etti. Ayşegül Küçüknalbant, “Denizde bile olsa beni çok sık arardı. Cezayir’den sonra konuşmaları sadece yazışmaya döndü. Günlerce ulaşamadım ve şirketi aradım. Sonra bana gelen mesajların Osman’ın yazmadığını anladım. O’nun olmadığını bildiğim için ‘bana eşimi verin konuşmak istiyorum’ diye cevap yazdım. Bunun üzerine telefon tamamen kapanınca endişelerim arttı. Her şeyin iyi olduğunu söylediler oysa denizin ortasında kaderine terk ettikleri Osman’a iyi bakmadılar.” dedi.

“İhmal ve sorumsuzlukları affetmeyeceğiz”
Ayşegül Küçüknalbant, “28 Ağustos’ta hastaneye götürülürken beni aradı. ‘Kötüyüm ama iyi olacağım keşke bir serum bağlasalardı’ dedi. Deniz ambulansından ve hastaneden son iki fotoğrafı attı. Zor nefes alırken ve kendini kaybetme aşamasındayken hastaneye götürüldü. Ama yanında kimse bırakmadıkları için hastaneyeyken 2 gün O’na ulaşamadım. İstanbul’daki Bayraktar Denizcilik, sorun olmadığını sigortanın her şeyi karşılayacağını söyledi. Eşimin acil Türkiye’ye gelmesini istediğimde beni terslediler. Mora Yarımadası’ndaki hastaneyi arayan ağabeyim öldüğünü öğrendi ve şirkete haber verdi. Yani denizcilik firması kaptanı kaderine terk ederek ölüme gitmesine neden oldu. Cenazesi 5 gün sonra Yunanistan’dan geldiğinde de şirket yanımızda olmadı. Hakkımızı arayarak ölümüne giden yoldaki ihmal ve sorumsuzlukları belgelemeye çalışıyoruz. Hakkımızı arayacağız” diye konuştu.

“Zamanında müdahale edilmedi
Küçüknalbant’ın avukatıve Denizciler Derneği Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Bostancı, “Kaptan, zamanında müdahale edilmediği ve hastaneye yatırılmadığı için hayatını kaybetti. Gemi seyirdeyken 3 gün boyunca fenalaşan kaptana rağmen sefere devam edilmiş. Neredeyse bilincini yitirirken tek başına hastaneye bırakılmış. Hatta öldüğünü bile ailesi öğrenerek şirkete haber vermiş. Ölümüne sebep verenler hakkında Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk” dedi.

“Elimizden geleni yaptık”
Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı’nca Çanakkale Boğazı’na karantinaya alınan geminin mürettebatının karaya çıkmasına izin verilmemişti. Öte yandan geminin sahibi Bayraktar Denizcilik, tüm mürettebatın Avrupa limanlarında karaya çıkmalarının yazılı talimatla yasaklandığını belirtti. Erhan Bayraktar “Bizde gerçekten çok üzgünüz. Avrupa limanlarında karaya çıkmalarını yasaklamıştık. Ama kaptan Osman Küçüknalbant diğer 3 mürettebatla birlikte liman dışına çıkmış. Tüm mürettabatımızı aşılıyoruz ama bu geminin seferi nedeniyle aşısı eksik olanlardan biriydi. Cezayir çok sorunlu bir yerdi ve hiç dışarı çıkmadı. Geminin süvarisi(kaptanı) durumu çok iyi takip etti ve acil durum uygulamasıyla Yunanistan açıklarındayken deniz ambulans istedik. Yetkili acentadan rica ederek hastaneye yetiştirdik. Elimizden geleni yaptık. Maalesef çabalarımız olumlu sonuç alamadık. Tüm çalışanlarımız bizim için değerli ve önemlidir” şeklinde açıklama yaptı.




















