Bizim Denizler 1 yıl önceYıllardır yelken yarışlarına katılım sağlayan biri olarak, artık bazı şeyleri yüksek sesle söylemenin zamanı geldiğine inanıyorum. Çünkü bu hafta sonu bir kez daha gördük ki; böylesine üst düzey, teknik kapasitesi yüksek ve prestijli bir organizasyon yapılmasına rağmen halktan yeterli ilgi yoktu. Ne acı…
“Söylemesi kolay Burak, var mı bir önerin?” diyenleri duyar gibiyim… Var sevgili dostlarım, en azından bir hayalim var!
Düşünsenize: İlgili bakanlıklar, belediyeler ya da sponsor kuruluşların desteğiyle denize açılan yüzen tribün tekneleri… İçlerinde gençler, öğrenciler, deniz meraklıları… Telsiz frekanslarından yapılan canlı yayınlar hoparlörlerden veriliyor, parkur açıklamaları ve yarış kuralları seyircilere anlatılıyor, yorumlar yapılıyor. Yarışı sadece izlemiyorlar; yaşıyorlar.
“Seyirci nereden bulunacak? Bu bütçe nereden çıkacak?” diyenler olacaktır. Ama soralım: Üniversiteler, liseler, sivil toplum kuruluşları, gönüllü denizcilik kulüpleri… Bu kurumlar davet edilse gerçekten gelmezler mi? Sekiz-on seyirci teknesi, belki de bir şehir hatları vapuru tahsis etmek imkânsız mı? Hayır. Hatta bu iş doğru planlanırsa, bir süre sonra insanlar bu deneyim için bilet alır. Yeter ki yarışlar heyecanı paylaşılabilir, izlenebilir şekilde kurgulansın. ( Kızım sana söylüyorum, Yelken Federasyonu sen anla!)