Yeni Haberler

Genel

SU KÜLTÜRÜ-SU KÜLTÜ- SU MEDENİYETİ- İSKİ’DEN SU İSTANBUL’U BELGESELİ

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), İstanbul’un binlerce yıllık su tarihine ışık tutacak üç eseri daha kamuoyuna duyurdu. Alanında uzman akademisyenlerce hazırlanan Osmanlı Dönemi Tarihi Suyolu Yapıları kitabı, İstanbul’un fethiyle başlayan isale çalışmalarına ışık tutarken, Dr. Ali Ulaş’ın Kırkçeşme Su Tesisleri, Suriçi Dağıtım Planı ve Çeşme Bilgi Fişleri kitabı, İstanbul’un su isale ağında büyük öneme sahip Kırkçeşme su sistemine ve sistemin görünür yüzü çeşmelere odaklanıyor. Yönetmenliğini, su üzerine birçok belgesel ve kitap çalışmaları yapmış olan ödüllü yönetmen Mesut Gengeç’in üstlendiği İstanbul’un Tarihi Su Yolları ve Kazım Çeçen belgeseli ise Roma döneminden günümüze uzanan su yapılarını yoğun bir çalışma neticesinde izleyiciyle buluştururken, ömrünü suyollarına ve yapılarına harcamış Prof. Dr. Kazım Çeçen’i de unutmuyor.

Deniz Kartalı Denizcilik Programlar

İSTANBUL’UN İSTİMBOTU KARTAL İSTANBUL’DA KALMALIDIR!

Kurtuluş Savaşı’nın işaret fişeği kabul edilen “Geldikleri Gibi Giderler” sözleri 105 yıl önce tam da bugün Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından Kartal isimli bir buharlı teknede söylenmişti. Adana’dan 3 günlük tren yolculuğuyla geldiği Haydarpaşa Tren Gar’ının iskelesinde kendisini bekleyen Kartal (o zaman Entreprise) istimbota binip 55 parça işgal armadasını gördüğünde dudaklarından dökülen 3 kelimelik tanımlama, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulacağını müjdeliyordu. İstanbul’du işgale gelen İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan gemilerinden oluşan armadayı gören Mirliva (Tümgeneral) Mustafa Kemal Atatürk gözyaşlarını tutamayan yaveri Cevad Abbas’a dönerek ‘AĞLAMA ÇOCUK. GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER” demişti. Yenilenmesinin üzerinden tam 5 yıl geçmesine rağmen İstanbul Tersane Komutanlığı’nda bekletilen Kartal’ın Çanakkale’de sergileneceği haberleri, üzerinde emeği olanları tedirgin etti. Denizciler tarihe geçen sözlerin İstanbul’un işgal ortamında söylendiğini, o atmosferin yaydığı kasvetli İstanbul havasına rağmen Büyük Önder Atatürk’ün İstanbul’dan ilham alarak emperyalizme İstanbul Boğazı’ndan meydan okuduğunu dile getirdi. Denizciler, bilim insanları, tarihçiler, gazeteciler ve istimbotun yenilenme sürecinde çalışanlar İstanbul’da kalması için kampanya başlatacaklarını belirtti. Gönüllüler Kartal istimbotun geçtiği kaynakları bir araya getirerek gerekli görüşmeleri yapmaya hazırlanıyor.

İklim Değişikliği

KİMSE ŞAŞIRMASIN…. İSTANBUL’DA SU KITLIĞI KAPIDA

Yağışların azalmasıyla birlikte İstanbul’a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 20’nin altına gerileyerek son 16 yılın aynı dönemine göre en düşük seviyeye indi.

Genel

İŞGAL ALTINDA ÇIRPINAN ŞEHİR İSTANBUL

Değerli okurlarımız, ben bu eseri yazarken Rotary Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Bilgisayarlı Muhasebe son sınıf öğrencisiydim. Bir 19 Mayıs 2019 akşamında romanımı yazmaya başladım. O sıralarda İskenderun Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapıyordum. İleriki zamanlarda köşe yazarlığını bıraktım, üniversite sınavlarımdan dolayı sadece 15 sayfa yazıp romanımı bir kenara bıraktım. 2020 yılında Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi’ni kazandıktan sonra yazmaya devam ettim. O zamanlarda Türk Dili ve Edebiyatı dersimiz vardı. Kitabıma ilk olarak Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Murat GÖK (Allah rahmet eylesin) bakıp değerlendirmeler yapmıştı. Daha sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Tarihi alanından Ebru Güher hocamız çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Romanımı 2021 yılı Nisan ayında tamamladım. Aynı yılın Haziran ayında yayınlandı. Şu anda; Kitapyurdu, Kitapseç, N11, Hepsiburada gibi çeşitli internet sitelerinde satışı yapılmaktadır. 2021 yılı Eylül ayında İzmir Bakırçay Üniversitesi’ne geldiğimde Doç. Dr. Süleyman AŞIK hocamız kitabımla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kitabımla ilgili söyleşilerde ve imza günlerine katıldım ve katılmaya devam etmekteyim. 2023 yılında iki adet tiyatro metni yazdım, ikinci kitabımın yazımına başladım, Kanal Ses Tv’de Rotamız Tarih ve Sanat adlı programı kurarak Moderatörlüğünü üstlendim ve aynı zamanda Sarı Zeybekler Gazetesi’nde Kültür Müdürlüğünü yürütmekteyim. Son olarak ise Ne var Ne yok Gazetesi ve Deniz Kartalı internet gazetesi köşe yazarıyım.

Deniz Kültürü

KAVRAM OLARAK LAİKLİK… UMUT MERİÇ BERBEROĞLU BAKIŞ AÇISIYLA

Okullarda din dersleri kaldırılarak yerine ahlak bilgisi dersleri Din ve devlet işlerinin ayrılmaya başlamasıyla birlikte; laisizim,...

Deniz Kültürü

CUMHURİYETİN 100’ÜNCÜ YILINDA CUMHURİYETİN EN BÜYÜK DALIŞ ETKİNLİĞİ

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İşgal edilmiş ve orduları dağıtılmış bir imparatorluktan kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, 100. yaşını kutlarken şimdiye kadar yapılan en büyük dalış etkinliği için geri sayım başladı. Suyun altında unutulan ulusal değerleri hatırlatırken, denizlerinin korunması için çabalayan Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu, cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Mavi Vatan’ın 100 yerinde dalış için çıktığı rotada ulusal birliği sağladı. Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu’nun çağrısı üzerine Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı yüzlerce kişi etkinliğe katılacağını belirtirken eş zamanlı 120 noktada dalış yapılacak. Hiçbir resmi kurumun desteğini almadan bir araya gelen dalgıçlar; Karadeniz, Akdeniz, Marmara Denizi ve Ege Denizi’nin yanı sıra Sivas, Ankara, Van, Eskişehir, Elazığ, Diyarbakır ve Kars gibi denizi olmayan şehirlerde bile derinlere inecek. 21 Ekim Cumartesi günü 11.00’da “CUMHURİYET’E DERİNDEN BAĞLIYIZ” sloganıyla Atatürk’ün çizdiği Misak-ı Milli sınırları içinde dalacak dalgıçlar belki de dünyada bir ilki gerçekleştirecek. Eş zamanlı dalışa 500 dalgıçtan fazla katılımın olması beklenirken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, ABD ve Avustralya’da aynı coşku sualtına inecek.

Genel

GEÇMİŞİN ASALETİNİ KANITLAYAN TEKNELER BULUŞTU

Deniz coğrafyasıyla çevrili bir ülke olmasına rağmen denizden yeteri kadar faydalanamayan Türkiye’de halkın denizle daha çok buluşmasını amaçlayan sivil toplum kuruluşlarından Klasik Tekneler Platformu, bir etkinlik düzenledi. Deniz kültürünün önemli mirası klasik teknelerin hatırlatılması ve denizciliğin toplumun her kesimince sevilmesi için çabalayan platform, klasik tekneler ile deniz tutkunlarını 6’ncı kez buluşturdu. 17 Eylül’de Kalamış SETUR Marina’da gerçekleşen etkinlikle, barındırdığı anılarla hafızalarda iz bırakan 17 klasik tekne bir araya geldi. Deniz tutkunu iş insanı Rahmi M. Koç’un yelkenli klasiği Romola’da buluşmada yerini aldı.

Genel

CUMHURİYET COŞKUSUYLA SÜR MOTOSİKLETİ MOTOFEST’E

RAIN DOGS Motosiklet Kulübü tarafından organize edilecek MOTO FEST on the road, bu yıl sekiz şehir sekiz konser konseptiyle ve 1815 kilometre sürüş yolundan oluşan rotasıyla coğrafyamızda birleştirici rol oynayacak.

RAIN DOGS Motorsiklet Kulübü öncülüğünde sekiz farklı durak noktasından oluşan rotanın takip edileceği MOTO FEST on the road; yolu, özgürlüğü, sürüşü, macerayı, müziği ve coğrafyayı bir araya getirecek.

BÜYÜK BEŞİKTAŞIN BÜYÜK TARAFTARI

MEKSİKALI CUAUH TEMOC CUMHURİYETİMİZ İÇİN GELDİ

Türkiye Cumhuriyeti ile ilk resmi teması 1927 yılında kuran Güney Amerika ülkesi Meksika, cumhuriyetimizin 100. yılı nedeniyle yelkenli okul gemisini Türkiye’ye gönderdi. Son Aztek Kralı Cuauhtemoc’un adını taşıyan ve 266 kişiyi taşıyan gemi kapılarını açtı. Meksika Büyükelçisi Jose Luis Martinez y Hernandez, Atatürk’ün emriyle 1930 yılından beri büyükelçi bulunduran Türkiye’nin cumhuriyet bayramının kendilerine de ilham verdiğini söyledi. Gemi Komutanı Kaptan Deniz Albay Pepe Diaz ise, Sarayburnu Limanı’na girişte 113 denizci öğrencinin Türkiye’ye saygısını göstermek için yelken direklerine tırmandığını belirtti. Meksika’nın Londra merkezli Dünya Denizcilik Örgütü’ne üyelik sürecinde uluslararası ilişkilere katkı sunmak için yola çıkan Cuauhtemoc, 15 ülkeyi dolaştıktan sonra yaklaşık 24 bin deniz milini arkasında bırakarak evine dönecek. Meksika Büyükelçisi Hernandez’in eşi Mediha Osmanoğlu Martinez, II. Abdülhamit’in soyundan geliyor.

Genel

MEŞİN BİR AŞK HİKAYESİ… CEM KERPİÇÇİLER’İN DUYGU YÜKÜYLE

Fikirtepe’de toprak sahaya yaklaşırken dev gibi Fenerbahçe bayrağını görünce kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya başladı. 14-16 seçmeleri için verdikleri tişört ve şortu giyip sahaya çıktık. İlk 10 dakika sonra adını sonradan öğreneceğim ve aklımdan hiç çıkmayacak Tevfik Hoca, “Yeter sen buraya geç” deyince moralim çok bozuldu. Oysa maç bitince ilk seçilen olduğumu öğrenince yüzümde güller açtı. Yeni bir çanta içinde antrenman malzemelerimi verip idman takvimini açıkladığında Tevfik Hoca, ben mutluluk sarhoşuydum.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!