Yeni Haberler

Genel

Türk balıkçılığının Geleceği Çalınmasın…Nezih Bilecik yorumladı

Çözüm bulması gereken beşinci soruna gelince; Çanakkale ve İstanbul boğazları Atlantik orijinli balıkların beslenmek ve üremek için geçmek zorunda kaldığı dar su geçitleridir. Dolayısıyla bu balık stoklarının korunarak sürdürülebilirliğini sağlamak için onların anavaşya ve katavasya göçlerinin önlerinin kesilmemesi gerekir. Boğazlar tam anlamıyla bir biyolojik koridordur. Haliyle balıkçılığa hassas kuşaktırlar ve kesinlikle ticari avcılığa kapalı olması gereken alanlardır. Günümüzde gırgır teknelerinin Boğaziçi’nde lüfer ile ilgili uygulamaları bir avcılık değil, topyekûn bir imha eylemidir ki bunun adı da balıkçılık değildir. Boğazlarımızda yapılan ticari avcılık bilgisizlik, açgözlülük, kurnazlık ve doğaya karşı yapılan saygısızlığın yanı sıra Türkiye balıkçılığının da geleceğini çalmaktır. Özellikle Boğaziçi’nde Tarabya ve Beykoz önlerinde yapılan katliamın durdurulmaması genç (juvenil) konumundaki defneyaprağı ve çinakopların katledilmesi akıl tutulmasından ve görgüsüzlükten başka bir şey değildir. Türkiye balıkçılığı benden sonrası tufan diyenlerin kurbanı olmamalıdır.

Genel

Marmara Denizi’ni kurtaracak önlemler 

Marmara Adalar Platformu tarafından düzenlenen çalıştayda Marmara Denizi’ne nefes aldıracak çözüm yolları masaya yatırıldı. Dünyada eşi olmayan Marmara Denizi, uzun yıllardır görmezden gelinen kirliliğin ve çevresel sorunların sebep olduğu müsilaj ya da deniz salyası nedeniyle nefes almaya çalışıyor. Marmara’nın sessiz çığlığına kayıtsız kalmayan Marmara Adalar Platformu’nun, önemli isimlerin katılımıyla düzenlediği “Marmara Denizi’nde Çevresel Tehditler ve Deniz Kirliliği” çalıştayında konu tüm yönleri ile ele alındı. Bilim insanlarının daha önce de uyarılarda bulunduğu müsilaj ile su yüzüne çıkan sorunların derinde yatan sebepleri ve çözüm yollarının ortaya konduğu çalıştayda, kapsayıcı bir sivil platforma ve şeffaflığa ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.

Genel

İstanbul kıyılarındaki müsilaj toplanıyor

İBB, tüm olanaklarını kullanarak Marmara Denizi’nin altını ve üstünü tehdit eden müsilaj ile mücadele etmeyi sürdürüyor. 20 gün içinde 2 bin 516 metreküp müsilajı bertaraf eden İBB, deniz yüzeyi temizleme teknelerinden tarama ve dökü gemilerine kadar tüm araçlarını görevlendirdi. Ancak, zaman içinde vidanjörlerle karadan yapılan temizliğin daha verimli olduğu saptanınca deniz yüzeyi temizleme özelliği olmayan dökü ve tarama gemileri geri plana alındı. Deniz yüzeyi temizleme teknelerinin yanı sıra 13 kıyı temizleme ekibiyle sürdürülen çalışmada toplam müsilajın yüzde 45’i ortandan kaldırıldı. Diğer yandan İSKİ, 89 atıksu tesisini 7/24 esasına göre çalıştırarak İstanbul’un deniz ve su havzalarını korumayı sürdürüyor.

Genel

Saros Körfezi Direniyor Denizlere Umut veriyor

Marmara Denizi’ni etkisi altına alan deniz salyasının Çanakkale Boğazı üzerinden Ege Denizi’ne ulaşması dikkatleri Türkiye’nin turizm cenneti Saros Körfezi’ne çevirdi. Ege Denizi’nin en tuzlu ve yüksek oksijen içeren sularını barındıran Saros Körfezi’ne akıntılarla giren deniz salyasının yıkıcı etkisinin uzun sürmediği, deniz çayırları, gorgon ve mercan toplulukları üzerinden gitmeye başladığı dalgıçlar tarafından gözlendi. 2 ay önce kıyı balıkçılığı yapanların ağ gözeneklerini kaplayacak kadar yoğun olan deniz salyasının körfezin girdaplı akıntı sistemiyle güneye yönelerek dağıldığı düşünülürken, besin tuzlarıyla zengin sularda balık sürülerinin görülmesi sevinç uyandırdı.

Deniz Kültürü

Bu da oldu deniz salyası sahili kapattırdı

İzmit Körfezi’nde müsilaj etkili olurken, Darıca sahilleri de deniz salyasıyla kaplandı. Yapılan temizlik çalışmalarına rağmen yeniden müsilaj, ortaya çıktı.

Genel

İTÜ’den Müsilaj Sorununa Yönelik 10 Çözüm Önerisi

İstanbul Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) bir grup bilim insanı, Marmara Denizi’ni tehdit eden müsilaj (deniz salyası) sorununa ilişkin tespitleri ve olası çözümleri içeren teknik bir değerlendirme raporu açıkladı. İTÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. İsmail Koyuncu, Prof. Dr. İzzet Öztürk, Prof. Dr. Mustafa Yanalak, Prof. Dr. Özcan Arslan, Doç. Dr. Ebru Dülekgürgen, Doç. Dr. Mustafa Evren Erşahin ve Dr. Öğr. Üyesi Türker Türken’in müsilaj sorununa ilişkin görüş ve öneriler yer alıyor.

Müsilaj oluşumu ve sebep olduğu zararlarla ilgili analiz modellerinin de yer aldığı raporda, İTÜ Uydu Haberleşme ve Uzaktan Algılama Merkezi (UHUZAM) tarafından sağlanan uydu görüntülerine de yer veriliyor.

Genel

Rize’deki baloncuklar müsilaj sanıldı dere köpüğü çıktı

Rize’de denizin üzerinde yoğun kabarcıklar görerek müsilaj zanneden vatandaşların durumu Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’ne bildirdi. Öğretim elemanları bölgeye giderek incelemelerde bulundu. İlk bulgulara göre denizin üzerinde oluşan katmanın sadece rüzgardan kaynaklı oluşan dalga ve denize akan derenin köpüğünden oluşan baloncuklar olduğunu belirttildi.

Genel

Hidrojen sülfür İzmit Körfezi’nde yukarıya çıkmış

Deniz salyasının etkisini belirlemek için R/V Alemdar II araştırma gemisiyle Marmara Denizi’ne açılan İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü uzmanları, İzmit Körfezi’nde 1999 depreminde tespit edilen derinlikten daha yukarıda hidrojen sülfür buldu. Bilimsel seferin lideri kimyasal oşinograf Prof. Dr. Nuray Çağlar, “Depremin ardından 1 yıl süreyle izlediğimiz körfezin Karamürsel’deki istasyonunda 110 metrede hidrojen sülfür belirlemiştik. Son günlerde 34 metreden itibaren görülmesi çalışmalarımıza yön verecek” dedi. Seferden elde edilen sonuçlar tıbbı mikrobiyoloji, halk sağlığı ve deniz bilimleri gibi çok disiplinli dallarda bilim insanlarına ipuçları verecek.

Genel

Marmara’nın derinliklerinde hidrojen sülfür

Deniz salyasının Marmara Denizi’nde oluşturduğu yıkıcı etkiyi araştırarak çözüm önerileri geliştirmek isteyen İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü çalışmalarını klinik ortamın yanında açık denizde de çabalarını sürdürüyor. R/V Alemdar II araştırma gemisiyle gidilen Çınarcık Çukuru’nda hidrojen sülfür tespit edildi. Prof. Dr. Nuray Çağlar, “Çözünmüş oksijenin normal değerin altında olması bizi tedirgin ediyorken karşımıza hidrojen sülfür çıktı. Yani canlı yaşamını yok edecek çözünmüş gaz Marmara Denizi’nde tespit edildi. Bu seferin en önemli tespiti felaketin büyüklüğünü kanıtlıyor” dedi. Çağlar, 2019 Mayıs ve Ekim aylarında aynı gemiyle geldikleri Çınarcık çukurunda hidrojen sülfürün izine rastlanmadığını belirtirken son yıllardaki tükenişin nasıl hızlandığına vurgu yaptı.

Genel

R/V Alemdar deniz salyasını araştırmak için Marmara Denizi’nde

Marmara Denizi’nde adeta bir çevre felaketi doğuran deniz salyasına karşı bilim insanlarının çabaları devam ediyor. Deniz salyasının yıkıcı etkisinin önlenmesi ve bu sorunun tekrarlanmaması için klinik çalışmalarını sürdüren İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü R/V Alemdar II araştırma gemisi ile yeni bir sefere çıktı. Prof. Dr. Cem Gazioglu, Prof. Dr. Nuray Çağlar, Doç. Dr Hüsne Altıok gibi 12 bilim insanının katılacağı Doğu Marmara bilim seferinin sonuçlarını 4 üniversiteden bilim insanları değerlendirecek.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!