Doğal yapısı körfezi koruyor
Gelibolu yarımadası ile Doğu Trakya arasında Çanakkale ve Edirne illeri sınırlarında uzanan Saros Körfezi’nde karmaşık girdapları, güçlü akıntıları, endemik canlı türleri ve kendi kendini temizleyen doğal yapısıyla ülkemizin en önemli deniz ekosistemlerinden. Ege Denizi’nin kuzeyinde yer alarak 60 kilometre içeriye sokulan üçgen biçimli körfezin akıntıları besin zincirinin tüm halkalarının temsil eden canlıların yaşam ortamı bulabileceği güzellikler barındırıyor.

Ali Ethem Keskin- Kömür Limanı- Deniz çayırı ve mercan
Kaptan Yves Cousteau’nun ilgisini çekecek kadar güzel
1990’lı yıllarda dünyaca ünlü Fransız okyanus bilimci Kaptan Jacques-Yves Cousteau’nun ilgisini çekerek araştırma yapmasını sağlayan Saros Körfezi’ndeki canlı yapısının deniz salyasından nasıl etkilendiğini belirlemek için dalışlar yaptık. Körfezin ortasındaki Güneyli-Kömür Limanı-Armutalan Koyu hattında yaptığımız dalışlarda, Nisan ayında çökelti halinde karşımıza çıkan deniz salyasının etkisini yitirdiğini gözlemledik. 2 ay önce büyük yığınlar halinde suyun altına çökerek dünya genelinde koruma altına alınan sarı mercanların ve deniz çayırlarının üzerini kaplayan deniz salyasının dağılmaya başladığı belirledik. Girdaplar oluşturan güzlü akıntıların getirdiği besin tuzlarıyla suyun altındaki zincirin vazgeçilmez unsuru olan mercanların üzerini kaplayan deniz salyasının dağılmaya başlamasıyla birlikte balık sürüleri de kendilerini daha fazla gösteriyor.

Ferhan Coşkun- Kömür Limanı- Mercan
Girdaplar ve akıntılar körfezi temizliyor
Armutalan Koyu’nda Amfibyum Dalış Merkezi’nin uzmanları girdapların getirdiği plankton yoğunluğuyla birlikte 2 ay öncesine göre canlılığın arttığını belirtirken, özellikle gorgon ve mercanların çevresindeki hareketliliğin umut verici olduğunu söyledi. Dalış merkezi eğitmeni Olgun Güngör, Nisan ayında koy ve çevresinin üzerini kaplayan deniz salyasının suyun altına çökelmesiyle tedirgin olduklarının da altını çizdi. Tecrübeli dalgıç Güngör, “Balıkçıların ağlarını tıkayan deniz salyası, mercanların üzerini kaplamıştı. Nefes alamadığını hissettiğimiz mercanlar için sürekli kontrol dalışı yapmaya başladık. Şimdilerde dallarının üzerindeki yığılmanın bittiğini, müsilajın küçük sarkıtlar halinde kaldığını görüyoruz. Mercanların üzerini saran bir tabakanın olmaması bizi mutlu ediyor. Sevinmek için erken ama balık sürülerinin de gelmesi Saros ekosisteminin gücünü kanıtlıyor” dedi. Sualtı görüntüleme uzmanı Murat Orkun ise, “Yüksek oksijen içeren körfezin derinlerinde bile müsilajı görmek insanın doğaya verdiği zararı kanıtlıyordu. Tedbirler devam ederse körfezin sistemi az zararla atlatmasını sağlayacak. Mercanlar ve deniz çayırlarının korunması dünya genelinde uluslararası sözleşmelerle sağlanıyor. Bu sistemi korursak Ege Denizi’ni korumuş olacağız. Marmara Denizi’nde tüm önlemler alınarak kendini temizlemesi için fırsat verilmeli” dedi.

Ferhan Coşkun- Kömür Limanı- Mercan

Körfezin kuzeyinde de düzelme var
Saros Körfezi’nin kuzeyindeki İbrice-Enez hattında da doğal yaşama dair iyi haberler geliyor. Kuzey Mavi Dalış Merkezi’nden Serdar Savaşal, oltalarda biriken mülisajın artık dağıldığını belirtirken dalışlarda canlılığın oluşmaya başladığına şahit olduklarını vurguladı. Savaşal, “2 ay önce oltaları görünmez yapan ve denizin üzerini kaplayan salya dağıldı. Dipte küçük birikintiler halinde görülse de dalışları etkileyecek kadar değil. Balıkçılar da denize tekrar açılmaya başladı. Körfezin doğal özelliği yıkıma izin vermiyor ama insanoğlu olarak çabalamalıyız. Bu zenginliği korumak için tüm önlemler alınmalı” dedi.





















