Yeni Haberler

Genel

Aşık Veysel’den Dumlupınar Türküsü

68 yıl önce Çanakkale’nin Nara Burnu’nda İsveç bandıralı Naboland gemisiyle çarpıştıktan sonra 78 askerimizle batan TCG Dumlupınar denizaltısı anılıyor. Denizaltının üzerindeki lanet olarak adlandırılan 8 deniz kazasını inceleyen tarihçi Uğur Esmer, Türk donanmasında 10 yıl görev yapan TCG Dumlupınar’ın sırlarını açığa kavuşturuyor. TCG Dumlupınar adlı kitap, Aşık Veysel’in denizaltı için yazdığı ağıtı, Naboland’ın kaptanı hakkındaki Sovyet ajanı iddiaları, rota cihazının kasten bozulduğu, misilleme için İsveç’te güreş turnuvasından ihraç edilen Türk güreşçiyi ilk kez dile getiriyor.

Genel

DAK/SAR VAROL ATALAY İLKELERİYLE HAYAT KURTARIYOR

Türkiye’nin en büyük gönüllü denizde arama kurtarma oluşumunun kurucusu Varol Atalay ölümünün 12’inci yılında özlem ve saygı ile anıldı. 2001 yılında Tümamiral Varol Atalay’ın geniş ufku ve ilerici vizyonuyla kurulan Denizde Arama Kurtarma Derneği/ DAK-SAR, hayat kurtarmanın ve zor durumdaki insanlara yardım eli uzatmanın mutluluğunu kesintisiz yaşıyor. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda pek çok başarılı görevde bulunduktan sonra emekli olan ve insanlara faydalı olmak için DAK/SAR’ı kuran Atalay, İngiliz denizde arama kurtarma örgütü Royal National Lifeboat Institution’ın (RNLI) bir benzerini hayata geçirmek istemişti.

Genel

İki Mavinin Ortasında Deniz ve Gökyüzü Arasındaydılar

Ben yeniden denizlere açılmalıyım,
Denizle gök arasında yapayalnız kalmalıyım,
Yüksek bir gemi ve yol gösteren bir yıldız tek isteğim…
Dümenin gıcırtısı, rüzgarın şarkısı ve beyaz yelkenin sallanışı ile
Suları örten buğuyu ve uzaktan söken şafağı seyretmek bütün zevkim.
Evet ben yeniden denizlere açılmalıyım…
John Masefield

Genel

ADA RÜZGÂRI ESİYOR… 12 Adadan 12 Yaşam Hikâyesi

İki yıllık emeğimin ürünü, İzmir Körfezi Batıkları 19 Şubat 2021’de çıktı. Tabii o günden bugüne bir hayli yoğun günler yaşadım. Arayan, kutlayan, mesaj gönderen, kitaba ilgi duyan, kitabı satın alan arkadaşlarıma, dostlarıma, okurlarıma teşekkür ederim, sağ olsunlar. Şimdi sıra okurlarda, onların geri bildirimlerini heyecanla bekliyorum. Şimdiden birkaç okurum görüşlerini bildirdi bile. Yeni kitap yeni dostlar demek. Bu dostlardan biri H. Can Yücel.(2) Başlıkta belirtilen kitabın önsözünü “İyi ki adalıyız! diye bitiren Marmara Adası sevdalısı. Kendini “adalı” olarak tanımlıyor ve bitmek bilmeyen bir enerji ile Marmara Adası için üretiyor. Evet üretiyor, ne güzel bir sözcük üretmek. Kendisi bu durumu şöyle tanımlıyor. “Bir çaresi olmalıydı bu sevdanın? Sonunda buldum! Dile gelmeli yazılmalıydı tüm yaşanmışlıklar. Unutan hafızalara ve unutturulan değerlere inat. Adada doğmak yetmiyordu adalı olmak için. Kuru kuruya sevmek de! Boşa harcadığım tüm vakti; unutulmaya yüz tutmuş ada kültürüne adayacaktım bundan böyle. Tek tek zamana yenik düşen gemilerin ve yitirilen insanların ardından, tarih denizinde yol aldıkça birbirinden kıymetli hikâyelere rastladım. Bazen de bilgiler gelip beni buldu mucizevi bir şekilde araştırdım, biriktirdim, okudum, sohbet ettim, dinledim. (…) İçinde tanıdığım ada sevgisinin bir tezahürü olarak bütün birikimimi Marmara Adası hakkında makaleler ve kitaplar yazmaya adadım.”

KAPTAN ULUÇ HANHAN

Genel

Japon İmparatoru Naruhito Nükleer Felaketi Böyle Andı

Fukuşima felaketinin 10’uncu yıldönümü: Yaraların sarılması en az 40 yıl daha sürecek
Çernobil’den sonra dünyanın gördüğü en büyük nükleer felaket olan Fukuşima’da 10 yıl geride kaldı. Ülkede anma törenleri düzenlenirken, bugüne dek 300 milyar dolar harcansa da 40 bini aşkın insan yaşadıkları yere dönebilmiş değil.

Genel

Sualtı Arkeolojisini Türkiye Kıyılarında Bilim Dalı Yapmıştı… George Bass

Derinlerdeki kültür ve tarih hazinelerini keşfetmemizi sağlayan sualtı arkeolojisini bir bilim dalı olarak Türkiye kıyılarında kabul ettiren Prof. George Bass hayatını kaybetti. Sualtı Arkeoloji Enstitüsü’nün kurulmasının öncüsü olan ABD’li Prof. George Bass, Bodrum’da başlattığı sualtı çalışmalarıyla dünyaya yeni bir bilim dalı armağan etmişti.

Genel

KADIKÖY’DE BİR KAZ İLE İNSAN DOSTLUĞUNUN HİKAYESİ! TALİP KAPTANIN DUYGU YÜKÜYLE

KADI NİMET BALIKÇISI VE RODİ
Nimet Köseoğlu yani Nam’ı diğer “Nimet Baba”, “Kadı Nimet”, “Balıkçı Nimet” 2002 yılında Aydın’daki çiftliğinden ayrılırken, İstanbul’da kendisine arkadaşlık etmesi için çok sevdiği ve “RODİ” ismini verdiği kazı da yanına alır. Rodi; asil duruşu, sevecenliği ve hatta biraz bıçkınlığı ile aynı babası gibi çok kısa zamanda bütün çarşı esnafının “sevgilisi” olur.

Genel

Kaderleri Karadeniz’in Derinliklerinde Buluştu

1942 yılında Naziler’den kaçan 769 Yahudi’yi taşırken Şile açıklarında Sovyet denizaltısı tarafından batırılan Struma vapuru anılırken tarihin arka sayfalarında unutulan bir gerçek ortaya çıktı. Sovyet arşivlerini araştıran Ali Rıza İşipek, Struma’yı Stalin’in emriyle batıran ShCh 213 denizaltısının 8 ay sonra Romanya kıyılarındaki mayınlara çarparak Karadeniz’in derinliklerine gömüldüğünü belirtti. Emekli Deniz kurmay Albay Ali Rıza İşipek, “Farklı amaçlarla inşa edilmiş içlerinde farklı amaçlardaki insanları taşıyan iki geminin ortak kaderi aslında savaşlarda sıklıkla yaşanan dramların trajik bir örneğidir” dedi. Tarih romancısı Aaron Nomaz ise, “Sorumlu 4 ülke Türkiye kadar Struma ile hesaplaşmalı” dedi.

Genel

Şile’de Struma’yı batıran Sovyet Yüzbaşı Dmitry Mitrofanovic Denezhko… Ali Rıza İşipek Tarihe Not Düşüyor

Yakın tarihimizin en büyük deniz olaylarından Struma gemisinin batırılması, halen savaş sırasında silahsız sivillerin hedef gözetilmesi tartışmasının sembollerinden. Deniz tarihi araştırmacısı Ali Rıza İşipek, Struma’yı 769 yolcusu ve 10 mürettebatıyla Karadeniz’in 80 metre derinliğine gönderen Sovyet denizaltısı ScHc 213 ile ilgili ilk kez yayınlanacak bilgilere erişti. Sovyet açık kaynaklarından faydalanan İşipek, Struma’yı batıran Sc 213’ün sadece 7 ay sonra mayınlara çarparak Karadeniz’in derinliklerine gömüldüğünü belirlerken, torpidoyu ateşleyen Yüzbaşı Dmitry Mitrofanovic Denezhko’nun bir hava saldırısıyla öldüğünü de ortaya çıkarttı. İşipek, av ve avcı olan iki geminin Karadeniz’in derinliklerinde birleşen kaderlerini www.denizkartali.com için hazırladı. İlk kez yayınlanacak fotoğrafta Shchuka 213 denizaltısı mürettebatı Yüzbaşı Denezhko’nun etrafında görülüyor.

Genel

Sarıkamış’tan Vladivostok’a doktor fedakarlığı…Prof. Dr. Bingür Sönmez’den doktor vefasına teşekkür

Sarıkamış Harekâtında Ruslara esir düştükten 7 yıl sonra Japon Heimei Maru gemisiyle çıktığı dönüş yolunda ikinci esaret yaşayan Doktor Yusuf İzzettin Bey’in anıları dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez tarafından kitaplaştırıldı. Sibirya Esir Kampında 7 Yıl isimli kitapta Dr. Yusuf İzzettin Dolgungil gibi sağlık çalışanlarının fedakârlıklarının anlatıldığını vurgulayan Prof. Dr. Sönmez, “Günümüzdeki koronavirüs salgınında olduğu gibi her dönemde sağlık çalışanları büyük işler başarmıştır. Kitabımı bu salgında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarına adıyorum ve değerlerinin bilinmesini istiyorum” dedi. Ruslar tarafından Sibirya’ya götürülen 73 Osmanlı doktorundan 36’sının vatana geri dönebildiği öğrenildi.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!