1. Haberler
  2. Genel
  3. Kilisedeki Osmanlı’dan savaş ganimetleri

Kilisedeki Osmanlı’dan savaş ganimetleri

Macaristan’daki Gasztony Kilisesi’nde Osmanlı’ya ait eserleri inceleyen Yüksek Mimar Yılmaz, ilginç sonuçlara ulaştı.

featured
Google'da Abone Ol
108
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kilisede vaftiz teknesi olarak kullanılan hamam kurnasının ve kitabenin savaş ganimeti olarak Belgrad’dan getirildiği belirleyen Yılmaz, bir Osmanlı askerine ait olduğu düşünülen mezar taşının Belgrad’da ölen Sadrazam İzzet Mehmed Paşa’nın olduğunu ortaya çıkardı. Yılmaz, “1789 yılında Osmanlı toprağı Belgrad’ı işgal eden Avusturya güney ordusu komutanı Boros József Rákosi, eserleri savaş ganimeti olarak Gaston’a getirmiş. Rákosi’nin getirdiği kendi evine yerleştirdiği kitabe kayıp. O’nu da bulmak istiyoruz” dedi.

Avusturya ile Macaristan arasındaki Gazstony kilisesindeki Osmanlı dönemine ait kitabe, kurna ve mezar taşının nasıl ve nereden getirildiği merak konusuydu. Üzerinde Osmanlıca yazılar bulunan eserlerin peşine düşen Yüksek Mimar Mehmet Emin Yılmaz yaptığı araştırmalar sonunda, eserlerin 231 yıl önce savaş ganimeti olarak yerlerinden söküldüğünü belirledi. Türk Mimârîsi Araştırma Merkezi’nden Mehmet Emin Yılmaz, iki ülke sınırındaki Gaston (Gasztony) kasabasındaki kiliseyi uzun süre inceledi. Kilisede Osmanlı hat sanatının en güzel örneklerinden olan bir mezar taşı ve bir kitâbeyi detaylarıyla inceleyen Yılmaz, eserlerin 1789 yılında gerçekleşen savaşın ardından getirildiğini belirledi. Avusturya güney ordusunun komutanlarından Boros József Rákosi tarafından işgal edilen Osmanlı toprağı Belgrad’da yerlerinden sökülüp savaş ganimeti olarak Gaston’a getirildiğini belirleyen Yılmaz, kayıp bir kitabenin peşinde olduklarını belirtti. Yılmaz, “Komutan Rákosi’nin Belgrad’dan üç kitâbeyi söküp getirdiğini bunlardan ikisini kiliseye birini de kendi evine yerleştirdiğini tespit ettik. Kitâbeler kilisede duruyor ama evine getirdiği Mustafa Paşa’nın 1694 tarihinde yaptırdığı çeşme kitâbesi kayıp. Kilisedeki mezar taşının sadrazam kavuğu getirilirken kırılmış, yerine ters konulmuş. Olması gereken halinin çizimlerini yaptık, mezar taşının aslına uygun onarılması, kallavi denilen sadrazam kavuğunun düzeltilmesi, Macar makamları tarafından kiliseden alınıp müzede korumaya alınmaları gerekir. Gaston Kilisesi giriş kapısının güney duvarındaki kitabe 1744 tarihli ve Süleyman Ağa’ya ait. Hamam kurnası ise hâlen vaftiz teknesi olarak kullanılıyor.” dedi. Yılmaz, yine Belgrad’dan savaş ganimeti olarak getirilen Sultan I. Mahmud’un tuğrası ve kitabesiyle, Elçi İbrâhim Paşa’nın mezar taşının Viyana’nın Hadersdorf kasabasına götürüldüğünü söyledi. Yılmaz, bu kitabelerin yerine ters konulduğunu, sonradan düzeltildiği belirtti.

Mezar taşı sadrazama ait

Kilisede bulunan sülüs hatla yazılı ve mermere işlemeli mezar taşının 1784 yılında Belgrad’da ölen Sadrazam İzzet Mehmed Paşa’ya ait olduğunu vurgulayan Yılmaz,“ Gaston Kilisesi’nin güneybatı köşesine yerleştirilmiş İzzet Mehmed Paşa’ya ait mezar taşının milâdî karşılığı 6 Mart 1784” dedi.

Gaston’daki Türk Askeri Efsanesi

Yerel halkın yüzyıllardır anlattığı Gaston’daki Türk askeri hikayesinin doğru olmadığını belirten Yılmaz, “1664’te Sengottard Savaşı’nda yaralanan bir Türk askerine Gastonluların yardım ettiği, askerin Macar bir kızla evlenerek burada öldüğü anlatılır. Fakat gerçek böyle değil. Sadrazama ait mezar taşı getirildikten sonra alt kısmına Latince bir metin kazınmış. Latince metinde 1789’da Belgrad’dan getirildiği açık şekilde yazıyor. ‘II. Jozef’in galip ordusu tarafından fethedilmesinin anısına, Boros Jozef de Rakos imparatorun ve kral vekilinin ve sarayın danışmanı, general ve dini lideri, Gosztony 1789” dedi.

İzzet Mehmed Paşa

1723’te Bolu, Seben Beylik Köyü’nde doğan İzzet Mehmed, Kapı Hasekisi, Dârüssaâde Ağası Yazıcılığı Başhalifesi, Dârüssaâde Ağası Yazıcılığı, Haremeyn muhasebeciliği, darphâne eminliği ve şehreminliği görevlerinde bulundu. 1768-1774 Osmanlı-Rus savaşı sırasındaki malî güçlüklerle mücadele etti ve yeni para basımında başarılı oldu. 1766 depreminde büyük kubbesi çöken Fâtih Câmii’nin yeniden inşâsını sağladı. 1774’te sadrazam oldu ve sadâret mührünü bizzat padişahtan aldı. Sadrazamlıktan sonra 1783’te Belgrad Kalesi muhafızı oldu ve 6 Mart 1784’te Belgrad’da vefat etti.

 

Kilisedeki Osmanlı’dan savaş ganimetleri
108







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!